Kıyamet alametlerini artık sizlere söylemekten elimde tüy bitti değerli kurt adam ve kadın okur.
Helin Avşar röportajını bilmem söylememe gerek var mı. O gazetenin istediği kendinden bahsettirme durumunun gazına gelmek ne derece doğrudur, bahsetmemek ne derece, bunu oturup bir düşünmeli derim.
Helin Avşar’ın Taraf gazetesi agresif yazarı Rasim Kütahyalı ile yaptığı röportajdan sonra ilk tepkimiz “Ne bu randevuevi gazeteciliği” demek oldu.
Ama bu ahlakçılığı yaparken bir yanım da içimden yaşlandığımı, tutucu tutumlar sergilemeye başladığımın sinyallerini veriyordu.
Derken, aslında Helin Avşar ve yanındaki Rasim Ozan Kütahyalı’nın ucuz fotoğraflarla ucuz pozlar vermesinin içimizdeki ucuzlukları aslında dışarı vurduğu, eğer bu görüntüler bize kadar geldiyse, delilik aleminde, içimizdeki ucuzluğu bize yansıttığı için bu kadar agresifleştiğimiz gibi bir utanç yaşar gibi oldum ama neyse ki egom hemen devreye girdi ve “Olur mu len, sen aslan gibisin, bu toplara asla girmezsin, ucuz pornoculuklarla işin olmaz” filan diye ucuz kıyaslamalar yaptı, ki yargılama zaten direktman kıyasla ilgili bir şey olmalı, di mi. Ama içimdeki ‘o’ ses de duyulması kaçınılmaz bir yükseklikte “Kaçamazsın, bütün o kaçtığın yollara çığ düştü” diyordu.
Sonra Helin Avşar’ın bu tek boyutlu duran ‘şekil’ hayatında karşımıza çıkan, içimizdekilerin şekil haline kızdığımız, dolayısıyla aslında şekilden bir arpa boyu uzaklaşamadığımızı kuşe kağıda tamamı renkli röportajı bendenize uzun zamandır ucuz pornografiyi zaten yaptığım, çirkin kıskançlıklarla, insan gibi korkmadan, gard almadan, maskelere bürünmeden hissettiklerini yaşayamamakla zaten Helin Avşar’ın bir küçük kardeşi gibi olduğumu söylüyordu. Ya da Rasim Bilmem kimin.
Utanmak bir şeyi halletmek için yeterli olmuyor.
Özür dilemek bir derece.
Özür dilerken aslında kendini savunuyor olmak daha da beteri. Alt yazıların “Aslında yaptığımdan pişman değilim, bakma, anlatıyorum ama dert bende, derman da bende. Öyleyse sen ne arıyorsun bu yerde” gibi son derece aşağılık hareketler ahlaksızlığın taa dibi.
Gurur denen ahlaksızlık, gurursuzluktan çok daha sefil.
Basın alemi yeni bir döneme girmiş besbelli. Bu dönemeçten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Ayşe Arman fotoğrafları başörtülü gibi mutaassıp kalırken Helin Avşar’ın seçkinciliğe şuursuzca karşı çıkması, bunu bilerek veya bilmeyere kelebeklerin kanat vuruşlarındaki gibi bir fırtınayla içlerimize kadar girecek, artık fantezilerimiz eskisi gibi olmayacak, Amerikan sapığı filmleri eskisinden daha bi sapıklaşacak, vs.
Ama bir şey diyeyim mi, bence çok daha iyi oldu bu durum; sanki bir çıtanın üstündeymiş gibi duran bir artislikle her tür pisliğin ve güç nasılsa o duruşun bulaştığı ve buna rağmen saygın rolekslerinin kollarında saygınlıklarını artırmaya devam ettiği sağyın basınımızda, herkesin okuma yazma bildiği, bir de herkesin ziyadesiyle fikir sahibi olduğunu düşünürsek, basın aleminin böylesi görüntülerle barsaklarını ortaya çıkarması foseptik biliminde çığır açacak, inşaatların altyapıları çok daha sağlam, metropoller çok daha konforlu olacak, herkes istediğini yapacak, mahalle baskısı bu şekilde hafifletilecektir.
Buna mukabil erotik değerlerimiz biraz yamsulacak ama isteyen kendi üretkenliğini ve yaratıcılığını ortaya koyacaktır.
Sayın Kaan Sezyum size sesleniyorum: Konuya hâkim olduğunuza güveniyor, fotoğraflara kendinizi monte etmenizi salık veriyoruz. Mersi.
açık olmak... - 19/11/20090:33
bence daha açık olabilirdiniz ayşe hanım, cesur olmak lazım... helin avşar yada rasim kütahyalı aptal olarak nitelendirilebilir ama cesurlar... yoksa yaşlandığınız ve içinizin geçtiği doğru olabilirmi acaba...
Ne zaman... - 17/11/200918:43
Ayça aynı şeyleri düşünüyoruz kızım, aynı yerlere varıyoruz. Ama sonunda geldiğin noktaya ne zaman geliriz onu da bi yazıverseydin, içimiz rahatlasaydı. Yaani, dişimizi sıkardık. Dayanmaya çalışırdık... Sezyum, Helin Avşarla görüşsün.Garip bir kadroyla karşısında Müjde Ar, (assolist giysileri,müstehzi ve baygın ses tonu, bak şimdi ne diyeceğim de ortalığı karıştıracağım tavrı ile... Helin Avşar, hiç olmazsa daha naiftir )geçen gün bir şeyler yapmaya çalışıyorlardı (!) Buna da el atsın... Yapsın !