Siyasal iktidarların izledikleri ekonomi politikalarının performans ölçümüne ilişkin olarak, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Aykut Kibritçioğlu’nun, ‘Türkiye’deki Hükümetlerin Makroekonomik Performanslarının Bir Karşılaştırması, 1987-2007’ başlıklı çalışmasından daha önce söz etmiştik. Prof. Kibritçioğlu’nun çalışmasında, son 20 yılda Türkiye’yi yöneten 14 hükümetin (46.-59. hükümetler) ekonomi alanındaki politika başarıları, seçilmiş 10 temel makroekonomik göstergeden türetilen alternatif aylık genel endeksler yardımıyla ayrıntılı bir biçimde karşılaştırılmıştı. Prof. Kibritçioğlu’nun Temmuz 2007’deki bulguları; AKP hükümetlerinin, Nisan 2003Nisan 2006 döneminde sağlanan makroekonomik başarıyı, iktidarlarının son aylarında sürdüremediğini ve başlangıçta 10 değişkeni iyileştirerek elde ettikleri krediyi, 22 Temmuz 2007 seçimlerine doğru yaklaşılırken neredeyse tümüyle tüketmiş göründüğü biçimindeki bir saptamaydı. Kibritçioğlu, “AKP hükümeti dönemiyle ilgili bütün bu değerlendirmeler, aslında, uygulanmakta olan iktisat politikalarında artık acilen bir revizyona gidilmesi gerektiği görüşünü açıkça desteklemektedir” diyordu.
Kibritçioğlu, 22 Temmuz’dan bu yana olan dönem için verileri güncelleştirmiş. Yapılan bu güncelleştirmeden sonra, 10 ayrı makroekonomik performans göstergesini içeren MEP10 endeksinin seyri , Kibritçioğlu tarafından şöyle açıklanıyor; “Kasım 2002 ’den bu yana iktidarda bulunan AKP hükümetlerinin (58, 59 ve 60. hükümetlerin) makroekonomik performanslarının Temmuz 2006 ’dan bu yana iyice ‘vasat ’a yaklaştığına, h âtt â Kasım 2007 ’den sonra kaygı verici biçimde kötüleşmeye başladığına işaret ediyor.”
Prof. Kibritçioğlu, “AKP hükümet(ler)inin makroekonomik performansının veya başka bir deyişle Türkiye ekonomisinin bir türlü yeterince iyileş(e)memesinin (örneğin işsizliğin bir türlü ciddi biçimde geriletilememesinin ve cari hesap açıklarının yarattığı ekonomik tehdidin sürmesinin) asıl sebebi, kanımca, son 24 aydır bir türlü yeni ve gerekli mikro ve makroekonomik önlemleri alma ve yapısal reformları tamamlama/güçlendirme/sürdürme istek, kararlılık, beceri, cesaret ve başarısını göster(e)meyen ve ilgisini özellikle 22 Temmuz 2007 seçimlerindeki başarısından sonra hızla ekonomiden toplumsal-dinsel bazı siyasi tercih ve hedeflerine kaydıran 59. ve 60. Recep Tayyip Erdoğan hükümetlerinin bu davranışı olacaktır ” diyor. Ayrıca, Prof. Kibritçioğlu’na göre, mevcut son ekonomik durumun ortaya çıkmasında dünya ham petrol piyasalarındaki büyük fiyat artışları ile ABD ’deki derinleşen finansal kriz gibi ‘dışsal etkenlerin ’ ciddi katkıları bulunduğunu iddia etmek de güç. Oysa Hükümet, çeşitli kesimlerce yukarıdaki gibi dile getirilen, hâttâ ekonomi politikalarında kendisine danışman olan Merkez Bankası tarafından da 12 Mayıs günü Bakanlar Kurulu toplantısı sırasında önerilen ‘uzun vadeli bir bakış açısına sahip, reform takvimi ve ekonomik program’ konusunda adım atmamakta, ekonomiyi akışa bırakmakta, kötüleşen seyre bahaneler aramakta kararlı görünüyor.
Ekonomi / 08/02/2010
Ekonomi / 05/02/2010
Ekonomi / 03/02/2010
Ekonomi / 01/02/2010
Ekonomi / 29/01/2010
Ekonomi / 27/01/2010
Ekonomi / 25/01/2010
Ekonomi / 22/01/2010
Ekonomi / 20/01/2010
Ekonomi / 18/01/2010
Ekonomi / 15/01/2010
Ekonomi / 13/01/2010
Ekonomi / 11/01/2010
Ekonomi / 08/01/2010
Ekonomi / 06/01/2010
Ekonomi / 04/01/2010
Ekonomi / 01/01/2010
Ekonomi / 30/12/2009
Ekonomi / 28/12/2009
Ekonomi / 25/12/2009