26  Haziran 2008, Perşembe
Son Güncelleme  20:17

Amerikan orta sınıfı kemer sıkınca...

yazar adi

CEYDA KARAN

Dış Haberler / 23/06/2008ceyda.karan@radikal.com.tr

Refah ve bolluk diyarı Amerika’nın son dönemdeki ahval-i şeraiti, bu memleket üstüne gül koklamayanları hayli rahatsız edecek cinsten. Mortgage krizi patladıktan sonra yabancı ajansların ekonomi bültenlerinde Michigan’da terk edilmiş yerleşimleri ‘hayalet banliyöler’ diye niteleyen haberler sökün etmişti. Britanya’nın saygın gazetesi Independent’in nisanda birinci sayfasına taşıdığı açlar ordusu fotoğrafı da hayli çarpıcıydı. Her sekiz Amerikalıdan birinin yiyecek yardımına muhtaç olduğunu anlatan haberde, durum 1929’daki Büyük Buhran’la kıyaslanıyor ve tek fark yiyecek karnelerinin elektronikleşmesi olarak sunuluyordu. Tüm bunlar Amerika’nın zaten ‘kaybedecek birşeyi olmayan yoksul kitlelerine’ yorulup, abartı payı da düşünülerek görmezden gelinebilir. Ama son dönemde artan benzin ve gıda fiyatları karşısında Amerikan orta sınıfının içine düştüğü tasarruf fırtınasının beni hayli şaşırttığını teslim etmeliyim.
Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde ‘kemer sıkma’ vaka-i adiyeden sayılır. Ekonomi başaşağı gittiğinde herkes söylene söylene kesesine ayar çeker. Nasılsa kara bir gün görünür ve o karada zaten büyük bir refah olmadığından, kimse meseleyi büyütmez. Gel gör ki, Amerika gibi rahatına ve refahına alışkın toplumlarda kemer sıkmak vaka-i adiyeden sayılmadığından, mesele yaşam biçimini değiştirmeye varıyor.
Internette ‘America’, ‘fuel prices’, ‘food prices’ (Amerika, benzin fiyatları, yiyecek fiyatları) kelimeleriyle yapılan bir arama, karşınıza şaşırtıcı sonuçlar getiriyor. Misal, yolların kralı otomobiller, benzin fiyatlarındaki çarpıcı artışın ardından gözden düşmüş. Son beş ayda benzinin galonu (3.78 litre) 3 dolardan 4 dolara fırlayınca (yüzde 25’lik bir artış!), ahali otomobillerini evde bırakıp toplu taşıma araçlarına yönelmiş. Amerikalıların yüzde 76’sı hala kendi araçlarını kullanıyor. Ama Seattle, Dallas ve San Francisco’da toplu ulaşıma rağbet çift haneli rakamlara çıkmış. Her gün 5 milyon insanı taşıyan New York metrosunda ocaktan beri yüzde 5’lik artış var. Los Angeles’ta ise halk aslında bir metrosu bulunduğunu keşfetmiş. 32 yaşındaki metro sistemini şahsen denediğim başkent Washington’a gelince... Metronun yöneticisi John Catoe, benzinin galonunun 5 hatta 6 dolara çıkmasının yaratacağı yolcu akınına karşı acil eylem planına başlamış, yetinmemiş, yeni otobüs hatları konulmasını istemiş. Sıkı durun, kısa süre içinde Amerikan başkenti Avrupa’da yaygın kullanılan bisikletlerle tanışacak. Clear Channel Outdoor şirketi, Washington’a yerleştireceği 100 Smartbike (kiralık bisiklet) ve park yerleriyle başkenti ülkenin bisiklet sistemine sahip ilk şehri yapacak.
Sonra gıda fiyatlarındaki artış yüzde 6.3’e vardığından beri, Amerikan medyası günlük gıda harcamalarını azaltma yöntemlerine dair tavsiyelerle dolu. Bunlar arasında evde çorba ve deterjan yapımı filan var. AFP’nin Kansas City Star gazetesinden aktardığına göre şöyle tavsiyeler yapılıyor: ‘Bakkala giderken alışveriş listesi yapın. Aç olduğunuzda alışveriş yapmayın’, ‘Daha az yiyin. Soda yahut şişe suyu yerine musluk suyu için. Evde ne bulursanız kullanın’. Bahçe Yazarları Birliği, Amerikan bahçelerinde çiçeklerin yanı sıra salatalık ve domatesin boy attığını belirlemiş. Zira bahçe sahiplerinin yüzde 40’ı topraklarını daha fazla sebze yetiştirmeye ayırmaya başlamış. Bu arada Amerikan medyası ısrarla kendi aracını kullananlara da motoru daha az çalışır halde tutma, düşük devirde kullanma, daha yavaş gitme gibi bizim kitabını yazdığımız tavsiyeleri ihmal etmiyor.
Amerika’ya dair bir başka saptama 2. Dünya Savaşı sonrası başlayan banliyölere akının tersine çevrildiği. Özellikle orta sınıf, televizyonlardan gıptayla izlediğimiz bahçeli banliyö evlerini terk edip işyerlerine yakın şehir merkezlerine taşınmayı düşünüyormuş. Benzin fiyatları ‘driveable suburb’ kavramının altını oyduğundan beri, buna ‘yeni şehirleşme’ deniliyor. Reuters/Zogby anketine göre, Amerikalıların yüzde 10’u işyerlerine daha yakın evlere yerleşmeyi düşünürken, aynı oranda insan da evlerine yakın yerlerde iş bakıyor. Benzin harcamasının hane giderlerinin ikinci kalemini oluşturmasına alışık değiller tabii.
Bush, bir sonraki başkana rekor bütçe açığı ile Irak ve Afganistan savaşlarına ayda 11 milyar dolar para harcayan bir ekonomi miras bırakıyor. Ekonomistlerin insanı ürküten felaket senaryoları açıkçası bana göre değil. Küresel ekonominin imparatoru ABD tahtını yitirecek, bunun da dünyaya yansımaları feci olacak tarzı saptamalara da sevinecek yahut üzülecek değiliz.
O yüzden bu gelişmelere iyi tarafından bakmaktan yanayım. Daha tasarruflu yeme içme, Amerikalıların obezite sorununa deva olabilir. Direksiyon başına geçmiş daha az Amerikalı da daha az küresel ısınma anlamına geleceğinden, dünya için hayırlı olur.


OKUR YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yazılmamış. Yorum yazmak için tıklayınız...

CEYDA KARAN - Köşe Yazıları Arşivi

İran Obama'nın, Obama neoconların kıskacındaBelki de en çok ortalık güllük gülistanlık gibi görünürken kaygılanmalı. Bush yönetimi...

Dış Haberler / 08/02/2010

Blair mi Bush'un yoksa Bush mu Blair'in finosu?Baştan beri Tony Blair'e 'Bush'un finosu' lakabı takılmasına şaşar dururdum zaten.

Dış Haberler / 01/02/2010

Erivan'ın şerhlerine 'Hodri meydan' denmeliErmenistan Anayasa Mahkemesi'nin Türkiye ile Ermenistan'ın ilişkileri normalleştirme yönünde 10 Ekim 2009'da...

Dış Haberler / 25/01/2010

İsrail'in aklını başına devşirtmek...'Özür dilemek', bir kimsenin yaptığından duyduğu pişmanlığın ifadesidir. Özünde samimiyet değil, mecburiyet olunca özünde manasızlaşır.

Dış Haberler / 18/01/2010

Vicdanları 'Hamas üzerinden aklamak'Mısır yönetiminin foyası, Gazze Şeridi'ne tıkılmış Filistinliler, 2008 Ocak sonunda Refah sınırını yerle yeksan ederek dünyanın en büyük açık hava hapishanesinden firar ediverdiğinde ortaya serilmişti ilkin.

Dış Haberler / 11/01/2010

İran'da bağırmayanların çığlığını işitene dek...İran'ı nükleer programı yüzünden havuç-sopa taktiğiyle köşeye sıkıştırmaya çalışırken, asıl dertleri Tahran'da farklı bir rejim görmek olanların da, İranlıların ahvaline dair samimi kaygılar taşıyanların da dikkati bu ülkedeki toplumsal mücadelelerde.

Dış Haberler / 04/01/2010

Minarelere kılıflar aramamakAvrupa'nın gündemden hiç düşmeyen meselesini artık İslamiyet ve Müslüman azınlıkla nasıl baş edileceği oluşturur oldu. İsviçre'de sandıktan minare yasağı çıkartan referandum ve Fransa'da Nicolas Sarkozy hükümetinin başlattığı 'ulusal kimlik tartışmasının' büründüğü hal bu durumun son tezahürleri...

Dış Haberler / 28/12/2009

'Karşı Kıyı'ya topyekûn açılım vaktiAB'den gelen avroların katkısıyla mutlu mesut yaşadılar yıllar yılı. Hem de her fırsatta arıza çıkarıp, her tür 'şımarıklığı' yapmalarına...

Dış Haberler / 21/12/2009

'Bask'ası olma kendin ol...Elmalarla armutları toplamak mutat alışkanlığımız. Tıpkı Kürt sorununun çözümü için yıllarca Bask sorununu baz aldığımız gibi...

Dış Haberler / 14/12/2009

Erdoğan İran konusunda ABD'yi ikna etti mi?WASHINGTON - Başbakan Erdoğan'ı muhabbetle ağırlayan Amerikan başkentinde, kafalarda kalan en derin soru işareti İran meselesindeki tavrı oldu. Malum Erdoğan, “Nükleer silahlı İran istemiyoruz, ama...” diye başlayan...

Politika / 10/12/2009

ABD'de İsrail'i böyle eleştiren lider gördünüz mü?Amerikan başkenti önceki akşam hiç de alışık olmadığı türden sesler işitti. Başbakan Tayyip Erdoğan, aralarında Amerikan politikalarının şekillendirilmesinde mühim roller oynayan AIPAC gibi İsrail'i destekleyen lobi kuruluşlarının temsilcilerinin de bulunduğu bir salonda, İsrail'in Gazze'yi tecrit politikalarını sert bir dille eleştirdi.

Politika / 09/12/2009

Türkiye ABD açısından önemini artırdıBaşbakan Tayyip Erdoğan'ın Washington'da ABD Başkanı Barack Obama'ya konuk olması, Türkiye'nin dış...

Politika / 08/12/2009

Batı'nın emperyal perspektifinden 'Yeni Osmanlılık'Ahmet Davutoğlu, 1 Mayıs'ta dışişleri bakanlığına getirildiğinden beri 80 civarında dış ziyaret gerçekleştirdi. Sonuncusuna ben de katıldım. Ekibiyle birlikte oradan oraya gittikleri uçağını kast ederek “Ankara burada” diyordu. Bu hareketlilik uygulanan 'ritmik diplomasi'nin sonucu.

Dış Haberler / 07/12/2009

İsrail'in varlığı, Siyonizmin ahlâkı...İsrail-Filistin meselesinin 'iler tutar tarafı kalmadı'. Obama yönetiminin sürekli dayatma halindeki İsrail'e baskı yapamadığı bir ortamda, bugünden yarına manidar bir barışa erişmek üzere müzakere süreci başlatmak...

Dış Haberler / 30/11/2009

Bir Yemen eksikti!Türkiye'nin barış arayışında olduğu Ortadoğu bölgesinde 'beladan' bol şey yok. Bir türlü kilidi açılamayan Filistin-İsrail sorunu ve İran etrafında koparılan nükleer ge-rilim yetmezmiş gibi, şimdi de Yemen üzerinden yürütülen...

Dış Haberler / 23/11/2009

Avrupalı kaçıyor, Suriyeli kovalıyorAvrupalılar adeta 'Türkiye şaşkını'. Türkiye'deki demokratikleşme sürecinde yaşananları, son dönemde iyiden iyiye görünür hale gelen her cephede proaktif dış politikayı yakından izleyip, neler olup bittiğini kavramaya çalışıyorlar.

Dış Haberler / 16/11/2009

Peki ya AB'nin ekseni?Son günlerin dış politika tartışmalarının gözde mevzuu 'eksen kayması'na geçen hafta Türkiye'nin...

Dış Haberler / 09/11/2009

Eksen kayması değil, vizyon icabı...2000'lerin başından beri Batı'da pek popüler olan, Türkiye'de de giderek daha fazla benimsenen bir formülasyon var: 'Bir ayağı Avrupa, diğer ayağı Asya'da olan Türkiye, Batı ve Doğu alemleri arasında köprü vazifesi görme potansiyeline sahip'.

Dış Haberler / 02/11/2009

Dayton'ı savunmak Boşnaklara kaldı!”Acı ilaç içmek zorunda kaldık” demişti Boşnakların 'Bilge Kral'ı Aliya İzzetbegoviç 1995'te, içi kan ağlayarak imzaladığı Dayton Barış Anlaşması için... Talihin cilvesi bugün aynı Dayton'ı...

Dış Haberler / 26/10/2009

İsrail'le kriz halinin sebeb-i hikmetiTürkiye-İsrail ilişkilerinde, Gazze'de 300'ü çocuk 1400'den fazla Filistinlinin canına mal olan 22 günlük saldırı-nın yol açtığı 'one minu-te' kapışmasından da derin bir krize girildi.

Dış Haberler / 19/10/2009