9  Şubat 2010, Salı
Son Güncelleme  20:17

Büyümedeki işgünü katkısı

yazar adi

UĞUR GÜRSES

Ekonomi / 02/07/2008ugur.gurses@e-kolay.net

Bu yılın ilk çeyreğine ilişkin ekonomik büyüme sayıları TÜİK tarafından açıklandı. İlk çeyrekte yüzde 6.6’lık bir büyüme sağlandı. Bir kere çoğu analist ve tahmincinin beklentilerinin ötesinde bir büyüme gerçekleşmişti. Bu bir sürpriz miydi? Bizim gibi ekonomik büyümede yavaşlama bekleyen biri için bile sürpriz değil. Bakın neden?
Önce şunu anımsatmak gerekiyor; ekonomik büyüme oranı 1998 yılı sabit fiyatlarıyla, cari dönem ile bir önceki yılın aynı dönemine ait üretim sayılarının oranlanmasıyla hesaplanıyor. Eğer cari dönemde çalışılan gün sayısı fazla ise hesaplanan üretim miktarı da fazla oluyor. Nitekim 2008’in ilk üç ayındaki işgünü sayısına bakıldığında, 2007’nin ilk üç ayındaki işgünü sayısından iki işgünü daha fazla olduğu görülür. Ekonomide herhangi bir büyüme artışı olmasa (sıfır büyüme), herhangi bir çeyrekteki işgünü sayısının bir önceki aynı dönemde sadece bir işgünü fazla olması halinde; ekonomik büyüme kabaca yüzde 1.6 oranında artış gösterirdi. Nitekim 2008’in ilk üç çeyreğindeki ekonomik büyümenin ‘beklentilerin üstünde’ yüzde 6.6 gelmesinin ardındaki temel neden, bu bahsettiğimiz baz etkisidir. Bizim hesabımıza göre, yüzde 6.6’lık büyümenin kabaca 3.3 puanı bu baz etkisinden kaynaklanıyor. Böyle bakıldığında, ekonomideki son üç-dört çeyrekteki yüzde 3.5-4 aralığındaki büyüme ivmesinin devam ettiğini, hatta bir ölçüde azaldığını da söylemek olanaklı.
Daha önce bu baz etkisi yok muydu? Vardı. Ancak ekonomik büyüme ivmesi yüksek seyrettiğinden buradan kaynaklanan farklılık çok dikkat çekmiyordu.
Böyle bir sonucun güçlü bir olasılık olduğu, sürpriz olmayacağı daha önce yazılıp çizildi. Ekonomist Dergisi Araştırma Müdürü Orhan Karaca, hem Hürriyet gazetesinin web sitesinde, hem de kendi blogu’nda bu gelişmeye önceden işaret etmişti.  
Tabii ki, toplam büyümeye bazı sektörlerdeki olumlu gelişmelerin bu çeyrekte kayda değer bir katkısı var. Örneğin tarım sektöründe 2007 yılının ilk çeyreğinde yüzde 7’ye yakın küçülme olurken, 2008’in ilk çeyreğinde yüzde 5.6’lık büyüme gerçekleşti. Böylece tarım kesiminin toplam GSYİH’ya katkısındaki değişim yarım puana yaklaşmış oldu. Tarım gibi bu döneme özgü fark yaratan bir katkıyı sağlayan sektörün olması da toplam büyümenin görece yüksek olmasını sağladı.
Dün Başbakan Erdoğan’ın değerlendirdiği gibi, “her şeye rağmen ekonomi büyüdü” diye yorumlamak iyimserlik olur. Ekonomik büyüme yukarıdaki hesaplama ile yorumlandığında görünen ‘fotoğraf’ şudur; Türkiye ekonomisinin büyüme eğilimi hız kesmektedir. Ekonominin ilk çeyrekteki ana hızı yüzde 3.0-3.5 arasındadır. Ayrıca, ABD’deki ekonomik yavaşlamanın henüz belirginleşmemesi, ticaret kanalıyla küreselleşmemiştir.
Özet olarak; ekonomik büyümedeki yavaşlama tablosu, bizce son açıklanan sayılarla değişmedi. Bunu farklı okuduğu anlaşılan Hükümetin, ‘her şeye karşın’ ekonomiyi yönetmesi gerekiyor. Ancak Hükümet bu yavaşlamanın ve ne yapması gerektiğinin farkında değil. Öyle ya, Başbakan Erdoğan enflasyonun nedeninin faiz olduğunu zannediyor!


OKUR YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yazılmamış. Yorum yazmak için tıklayınız...

UĞUR GÜRSES - Köşe Yazıları Arşivi

PIGS ve ülke borç krizi etabıAvrupa Birliği'nde bazı ülkelerin (PIGS: Portekiz, İrlanda, Yunanistan ve İspanya'nın) sorunları, kriz patladığından bu yana biliniyordu da

Ekonomi / 08/02/2010

Yunanistan'ın 'it dalaşı'!'İt dalaşı', karşıt savaş uçaklarının 'dalaşmasını' tanımlayan askeri bir terim. Ama bu terimin yanına Yunanistan gelince daha fazla anlam kazanıyor. Çünkü çoğunlukla bunun muhatabının ülkemize ait savaş uçakları olduğunu biliyoruz.

Ekonomi / 05/02/2010

AB'de kriz içinde krizSadece Yunanistan değil, Avrupa Birliği tam olarak kriz içinde başka bir kriz yaşıyor. Son söylenecek olanı baştan not düşelim ki;

Ekonomi / 03/02/2010

Komşuda aralanan şal Yunanistan Başbakanı George Papandreou, ülkesinin düştüğü ekonomik bunalımın nedeninin 'ev yapımı' olduğunu, sorunu da kendilerinin çözeceğini söylerken...

Ekonomi / 01/02/2010

Krizin merkezindeki bütçe Küresel krizin merkezi olan ABD, 2009 yılında tam olarak 1.4 trilyon dolar bütçe açığı verdi. Bunun ABD ulusal gelirine oranı ise yüzde 9.9 oldu.

Ekonomi / 29/01/2010

Gözlerinizi kapayın, hedefe inanınSon birkaç ayın fotoğrafı şöyle: İlave harcamalara, kamu mal ve hizmetine zam ya da bazı dolaylı vergilerin artırılmasıyla kaynak bulundu. Bu da, hem bu ay, hem de ilerleyen aylarda enflasyonda artış getirecek. Merkez Bankası bunun etkisini yıllık 1.5 puan olarak hesaplıyor.

Ekonomi / 27/01/2010

Darbe kurmaylarının iktisadi dünyası Taraf gazetesinden yayımlanan 'Balyoz Planı'nda yer alan ekonomi ile ilgili değerlendirmeler ve 'darbe sonrasının' iktisadi kararları, darbe kurmaylarının zihinsel dünyasının haritasını da sunuyor.

Ekonomi / 25/01/2010

'Örtülü bant hedeflemesine' mi geçtik?Bu yılın enflasyon hedefi, 2008 Haziran ayındaki revizyonla yüzde 6.5 olarak değiştirilmişti. Peki, 2010 sonuna geldiğimizde hedef tutacak mı?

Ekonomi / 22/01/2010

'Kendi yağımız' yetmiyor2009 'un ekonomik gerileme dönemi olması nedeniyle, yani baz etkisi nedeniyle küresel ölçekte 2010 yılı büyüme yılı olacak. Ancak en büyük tehlikelerden biri, enflasyonun kıpırdanması ve faizlerin yukarı doğru hareket etmesi olarak görülüyor.

Ekonomi / 20/01/2010

'Kelle vergisi' ve finans merkeziBankalar Birliği'nin verilerine göre, bankaların yurtiçindeki şube sayısı tam olarak 8 bin 983 adet. Bankalara getirilen şube başına harç uygulamasıyla, ortalama 35 bin TL ödeyecek oldukları varsayımıyla, toplam harç 315 milyon TL tutuyor.

Ekonomi / 18/01/2010

Patronlar derneğinin 'teknokrat kabinesi' Katılırız ya da katılmayız, beğeniriz ya da beğenmeyiz; ancak ülke sorunları hakkında fikir beyan eden bir grup uzunca bir süredir...

Ekonomi / 15/01/2010

IMF'nin kolunu büktük!Başbakan Erdoğan'ın, son birkaç haftadır MHP'yi hedef alarak, 3.5 yıllık bir iktidar iken 2002'de seçim kararı alarak iktidarı bırakmalarını eleştirmesi, IMF anlaşmasının daha ciddi bir aşamaya gelmesi, erken seçim olasılığını güçlü biçimde azalttı.

Ekonomi / 13/01/2010

10 yılın ezber envanteriTürkiye'nin son 10 yılına ekonomide damgasını vuran birçok olay, gelişme, kişi sayılabilir. Bu 10 yılda, belki de en ilginç ve dikkate değer olgu, ekonomideki 'ezber envanterinin', sahiplerini iflas ettirmiş olmasıdır.

Ekonomi / 11/01/2010

2009'da parasal bilançoMerkez Bankası'nın bilançosu, 2009 yılında yüzde 3 küçüldü. Ekonomideki talep daralması, 2009'da kabaca yüzde 6'lık bir küçülmeye yol açarken, parasal alanda da para talebinde küçülme ortaya çıkması sürpriz değildi.

Ekonomi / 08/01/2010

Enflasyon mücadelesiyle yüzleşme2009yılı için belirlenen revizyonlu enflasyon hedefi yüzde 7.5 idi. Önceki gün açıklanan verilere göre yılsonu enflasyon gerçekleşmesi yüzde 6.53 oldu.

Ekonomi / 06/01/2010

Türkiye'nin 10 Yıl bilançosu2009'un son günlerinde, ekonomide, siyasette, kültür ve sanatta, sporda 2009 yılının değerlendirmeleri yapıldı. Şimdi, 2010'un ilk günlerinde ise geride kalan 10 yılın yani 2000'lerin değerlendirme zamanı. Sahi, Türkiye için son 10 yıl nasıl geçti?

Ekonomi / 04/01/2010

2010'a zamlı giriş!Hükümetin ekim ayında Meclis'e sunduğu bütçede, vergi gelirlerinde yüzde 18'lik bir artış öngörülmüştü. Vergi gelirleri içinde de, en yüklü artış yüzde 32'lik artışla ÖTV gelirlerindeki öngörü idi.

Ekonomi / 01/01/2010

Ekonomide 2009'un ABC'siAltın, rekor fiyat artışı ile herhalde 2009'a damgasını vuran yatırım aracı oldu.

Ekonomi / 30/12/2009

2010: Şapkayı öne koyma zamanı“Başarı, dibe vurduğunuzda ne kadar yukarı yükseldiğinizdir”! General George Patton'un bu sözü, Ekonomi ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi (EDAM) Yönetim Kurulu üyesi iktisatçı Murat Üçer'in 'Quo Vadis Turkish Economy'...

Ekonomi / 28/12/2009

2010 sandığımız gibi kolay mı?2010'a birkaç gün kala, herhalde her kesimde bir 'yılsonu bilançosu' çıkarma ve yeni yıl planları yapma, başkalarının planlarına bakma, tartma faaliyeti var.

Ekonomi / 25/12/2009