6  Kasım 2008, Perşembe
Son Güncelleme  20:17

Kelimelerin gücünü küçümsememek

yazar adi

İSMET BERKAN

Türkiye / 06/11/2008ismet.berkan@radikal.com.tr

Yaygın medya çağındayız, internet çağındayız. O kadar çok konuşuluyor, o kadar çok yerde o kadar çok söz söyleniyor ki, bir yerde bu gürültü içinde duyulmak da çok zor, kelimelerin hâlâ değerli olduğuna insanları ikna etmek de.
Hele hele söz söyleyen kişi siyasetçiyse, dinleyenler veya okuyanlar onun sözlerini epey bir tenzilatla duyuyor veya içine sindiriyor.
Ama derken birisi çıkıyor ortaya ve konuşmaya başlıyor. O konuşurken bir fark ediyorsunuz ki, önce etraf sessizleşiyor, sonra siz dahil herkes ona kulak vermeye başlıyor ve en sonunda onun konuşması içinize de işliyor.
İşte Barack Obama böyle biri. İlk olarak onun 2004 yılında Demokrat Parti’nin kongresinde yaptığı konuşmayı dinlemiştim. Ve dinlediğim andan itibaren de, karşımdakinin herhangi biri olmadığını anlamıştım.
O zaman sıradan bir eyalet senatörüydü Obama ama konuşması farklıydı. Onu dinlerken, ‘Bu adam söylediği şeyi inanarak söylüyor’ diye düşünüyordunuz.
Dün sabahın erken saatlerinde televizyonda onun teşekkür konuşmasını baştan sona çivilenmiş gibi dinlerken aynı duygu bir kez daha geçti içimden.
Öyle kuvvetli kelimelerle ve o kelimeleri daha da kuvvetlendiren öyle bir içtenlikle konuşuyor ki Obama, etkilenmemek, duygulanmamak olanaksız.
***
Sanıyorum eski Romalı politikacı ve hukukçu Çiçero’dan beri bu böyle. Bazı insanlar, inandıkları fikirlerinden ve o fikirlerini dile getirme gücünü veren seslerinden başka hiçbir şeyleri olmadan yola çıkıyorlar ve o sesleri sayesinde her amaçlarına ulaşıyorlar.
Barack Obama, dün sabah dinlediğim konuşmasında kendi seçim kampanyasının nasıl mütevazı şartlarla başlayıp sonra da milyonlarca kişinin bağışlarıyla nasıl büyüdüğünü, milyonlarca gönüllü çalışanın katkılarının nasıl önemli olduğunu söyledikten sonra sözü ustalıkla demokrasinin kendisine getiriyor: ‘Aradan geçen iki yüzyıldan fazla zamana rağmen, halkın halk tarafından, halk için yönetilmesi prensibinin bu dünyada hâlâ geçerli olduğunu kanıtladınız, bu sizin zaferiniz.’
Konuşmanın başka bir yerinde, ‘Sizi dinleyeceğim’ diyor, ‘Özellikle de farklı düşündüğümüzde.’
Ve bana göre konuşmasının en güzel yeri: ‘Bu gece bir kez daha kanıtladık ki, ulusumuzun gerçek gücü, ordumuzun ve silahlarımızın kuvvetinden veya servetimizin büyüklüğünden değil demokrasi, özgürlük, fırsatçılık ve sınırlanamaz umutlarımızdan oluşan ideallerimizin sonsuz gücünden geliyor.’
***
Kelimelerinden başka bir şeyi olmayan insan olarak Obama’nın yapabileceği tek şey insanlara umut vermekti. Değişimin mümkün olduğuna, Amerika’nın başarabileceğine ve başka pek çok şeye ilişkin umut.
Obama o umudu verebildiği, umut vaat ederken inandırıcı olabildiği için kazandı
bu seçimi.
Ve konuşmasının daha ilk cümlesinde söylediği gibi:
‘Eğer hâlâ oralarda bir yerlerde, Amerika’nın her şeyin mümkün olduğu bir ülke olduğundan, ülkemizin kurucularının hayallerinin hâlâ geçerli olup olmadığından, demokrasimizin gücünden şüphe duyan birileri varsa, bu gece cevabınızı aldınız.’
Obama’nın zaferi her şeyden önce umudun zaferidir, 8 yıldır unuttuğumuz gerçek Amerika’nın zaferidir, demokrasinin zaferidir, kelimelerin gücünü küçümsemeyenlerin zaferidir.
Obamalı yıllar başlıyor.


OKUR YORUMLARI
7/11/2008

0:3
Bilmeden

Olumsuz yorum yapanlar ne Amerika'yi iyi taniyorlar, ne Obama'yi taniyorlar, ne de Obama'nin hicbir lobbiden para almadigini biliyorlar. (onun da celli cikar gruplarini kollayacagini soyleyen yorumcuya) Obama'nin su an kimseye gobek borcu yok. Gobek borcu ona tarih boyunca gorulmemis sekilde ortalama olara 100 dolar bagis yapmis, 3 milyon kisiye. 100-200 tane lobiciye degil.
6/11/2008

21:23
Demokrasinin değişim gücü...

Obama'nın seçimi,değişim isteyen Amerikan halkının tabuları nasıl yıktığının bir göstergesidir ve "demokrasinin bir mucizesidir".Elbette Obama'nın beklentileri ne ölçüde karşılayabileceğini zamanla göreceğiz.Bizi ilgilendiren bir yönü de,Amerikan ve diğer Batı demokrasilerinin,yeni ve yetenekli liderler çıkarmada zorlanmazken,bizim sistemimizin bu konuda adeta kabız olmasıdır.
6/11/2008

20:3
baslik

sayin berkanin yazisi ya da obamada gördügü sey bana hani zencilerin otobüslerde beyazlara yervermek zorunda olduklari dönemde bi zenci kadinin rosa parksin siirsel, gercek baskaldirisini animsatti . (ver vermesi gereken bir beyaza ver vermemisti)kadinin bu tepkisi tarihe etki etti .bir siyah bu gün basbakan oldu (siirselve inandirici)otobüse binen siyah da beyaz da ayni sekilde zor hayat kosullarina sahipve bu kez obamaya yer verdiler .bakalim ne olacak?

İSMET BERKAN - Köşe Yazıları Arşivi

Siyasi kavganın unsuru olmak...Daha önce salı günlerini sevmediğimi, siyasi liderlerin salı günleri partilerinin Meclis Gruplarına hitaben attıkları nutukların beni ve ülkeyi gerdiğini yazmıştım.

Türkiye / 10/02/2010

Bir Danıştay kararı daha...Danıştay 8. Dairesi, Yükseköğretim Kurulu YÖK'ün üniversiteye girişte uygulanacak yeni katsayılarla ilgili kararının yürütmesini durdurdu.

Türkiye / 09/02/2010

Bahçeli'yi ciddiye almamak hata mı?Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçen hafta isimlerini de vererek dört medya patronunu bir nevi tehdit etti.

Türkiye / 08/02/2010

Hrant'ın 'kusursuz polis'leri...Milliyet gazetesinden arkadaşımız Nedim Şener, Hrant Dink cinayetindeki polis ihmallerini...

Yaşam / 07/02/2010

18 ay gerilime hazır mısınız?Belki çok partili demokrasi tarihimizin en uzun seçim kampanyası dönemlerinden birindeyiz; evet adı konmamış da olsa en fazla 18 ay sürecek bir seçim kampanyası dönemine girdik bile.

Türkiye / 05/02/2010

İlle de Roman olmasın artık!Yaza yaza bitiremedim ama Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la pazar sabahı yapılan, benim de katılımcıları arasında bulunduğum TRT söyleşisi bence önemliydi.

Türkiye / 03/02/2010

İç düşmanın yokluğunu hayal edememekBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın o sözü nedense Radikal dahil hiçbir gazeteye yansımamış pazar sabahki TRT söyleşisinden...

Türkiye / 02/02/2010

İç tehdit yok, EMASYA kalkıyorBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, fikri sıçramasını sürdürüyor.

Türkiye / 01/02/2010

Hepimize böyle bir cenaze...Ömer Uluç'u dün toprağa verdik. İstanbul'da Bebek Camii'nden kalktı cenazesi Ömer Uluç'un. Onu sevenler, sağlığında tanıyanlar hep oradaydı.

Yaşam / 31/01/2010

Şu gazeteci listesi meselesi...Balyoz adı verilen bir darbe planı ortaya çıktı, bu planın içinden de darbe olması halinde hemen hapse atılacak...

Türkiye / 30/01/2010

Ömer Uluç da gitti işte...Sabah sabah haberi ortak bir dostumuzdan aldım, Ömer Uluç'u kaybetmiştik. Dostum, “Dün gece” dedi...

Türkiye / 29/01/2010

Başbakan'ın fikri sıçraması...Nihayet bu ülkede bir siyasetçinin, hem de bir başbakanın ağzından bunu duyduk: 'İç düşman kavramı çağdışıdır.'

Türkiye / 28/01/2010

Şikâyet etmek yerine...Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da 'Türkiye Şikâyet Cumhuriyeti'nin vatandaşı olduğunu gösterdi, ülkede daha iyi demokrasi ve daha iyi yönetim için uğraştıklarını ama engellendiklerini söyledi. Yani şikâyet etti.

Türkiye / 27/01/2010

'Türkiye Şikâyet Cumhuriyeti'Türkiye'nin önemli siyasal sorunlarının başında demokrasisini ve hukuk devletini Batı standardına getirememesi var.

Türkiye / 26/01/2010

Radikal'i basmayı düşünmekGünlerdir, 2002'nin son aylarıyla 2003 başında İstanbul'da 1. Ordu Karargâhı'nda yapılan bir seminer ve tatbikât ile bu sırada hazırlanan ve adına 'Balyoz' denen bir darbe planını konuşuyor Türkiye.

Türkiye / 24/01/2010

Rejimin güvencesi meselesi: Bizi kim korur...Epeydir yeni roman yazmıyor, bir zamanlar dünya şimdi Dan Brown'ın romanlarını beklediği gibi Tom Clancy'nin romanlarını beklerdi.

Türkiye / 23/01/2010

'İç düşman'ı olan ülkenin işleriDünyadaki ülkeleri belki şöyle sınıflamak lazım: 'İç düşman'ı olan ülkeler ve olmayan ülkeler.

Türkiye / 22/01/2010

Haiti'nin gözyaşları diner mi?Sabah bir yabancı radyoda Haiti'deki durum ve bu ülkeye yardım çabalarıyla ilgili haberi dinliyorum.

Türkiye / 20/01/2010

Hrant'ın katlinden ders çıkaramamakAradan geçen bunca zamana rağmen davası hâlâ bitmedi. Hrant Dink'i kimin öldürdüğünü biliyoruz.

Türkiye / 19/01/2010

Bir minik ve basit pazar bilmecesi / eğlencesi...Uzay gemisi Indefensible, adına Noncomposmentis denen gezegenin yörüngesindeydi.

Yaşam / 17/01/2010