30  Kasım 2008, Pazar
Son Güncelleme  20:17

‘First lady’nin adı yok!

yazar adi

TÜRKER ALKAN

Türkiye / 28/11/2008t.alkan@yahoo.com.tr

Rahmetli Duygu Asena ‘Kadının Adı Yok’ diye yazdığı zaman, ‘Amma da abartıyor’ diye düşünmüştüm, ‘herkesin bir adı olmalı’. Ama İran’ın ‘first lady’siyle ilgili haberi okuyunca ‘Vay canına’ diye düşündüm, ‘kadın gerçekten adsız kalabiliyormuş demek ki!’
Lübnan’ın ‘first lady’si Vefa Süleyman hanım kocasıyla birlikte İran’ı ziyaret ederken İran Cumhurbaşkanı’nın eşi tarafından ağırlanıyor. İkisi oturmuş konuşuyor. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad’ın eşi kara çarşafa bürünmüş, gözlük takmış, bir burnu, bir de ağzı gözüküyor. Karanlık içinde yitip gitmiş gibi bir hali var.
Ve bayan Ahmedinecad’ın ne kızlık soyadı biliniyor, ne ilk adı, ne de yaşı! Sanki böyle bir insan yaşamamış ve yaşamıyormuş gibi!
Kadınların ebedi bir matem tutar gibi kara çarşaflara bürünüp dolaşmasını hiçbir zaman anlamadım. Kadınlar zarafete, estetiğe, güzel gözükmeye önem verir. Eski mezarlarda kadın ölülerin yanında genellikle süs eşyası da bulunur. Kadınları erkeklerden ayıran en önemli özelliklerden birisi budur. Kadını karaçarşafa gömdüğünüz zaman (kadın ikna edilmiş bile olsa) bir yanı eksik kalacaktır.
Cumhurbaşkanı’nın eşinin adının, yaşının, kızlık adının bilinmemesi, en azından kara çarşaflara bürünmesi kadar simgesel önem taşır. Böyle bir durum ortaya çıktıktan sonra istediğiniz kadar “İran İslam Devrimi kadınlara önem vermiştir”, “Bizde kadınlara büyük saygı gösterilir...” türünden nutuklar atın, kimseyi kandıramazsınız!
Geçenlerde İran’ın eski Cumhurbaşkanı Rafsancani’nin kızı Türkiye’yi ziyareti sırasında ülkesinde kadınlara geniş haklar tanındığını, kadınların akademik yaşamda ve iş yaşamında önemli başarılar elde ettiklerini söylüyordu.
İran büyük bir ülke, aynı anda farklı eğilimleri barındırıyor olabilir. Bir taraftan adı ve kimliği bilinmeyen bir ‘first lady’, diğer taraftan akademik yaşamda ve iş yaşamında  kendisini kanıtlayan kadınlar!
Yaklaşan seçimlerde Ahmedinecad’ın temsil ettiği tutucu eğilim tekrar iktidar olursa kadınlar açısından katı uygulamaların yaygınlaşmasına tanık olabiliriz. Ahmedinecad sadece kadınlar konusunda değil, dış ilişkilerde de şahin denebilecek bir politika izledi. İsrail’in haritadan silinmesi gerektiğini, atom bombası yapabileceklerini sık sık yineledi. Ahmedinecad’ın tekrar seçilmesi Ortadoğu’da sıcak günlerin habercisi olabilir.
Tabii ki Ahmedinecad’ın eşinin ismi ve kara çarşaflara bürünmesi bizi doğrudan doğruya ilgilendirmez. Ama bu durum, en büyük komşumuzu yöneten kişinin zihniyetini yansıtması bakımından önemlidir. 
Sadece İran’da değil, Türkiye’den Malezya’ya kadar bütün İslam dünyasında kadınların giyimi başlıca anlaşmazlık konularından birisi. Kadınlar türban mı taksın, çarşafa mı girsin, burkaların arkasına mı gizlensin... Erkeklerle el sıkışsın mı? Vücudunun hangi kısmını ne kadar göstermesi caizdir?
Sona ermeyecekmiş gibi gözüken bu tartışmanın arkasında cinsellik sorunu yatıyor.
Tarihte böyle bir şey olmuş mudur, bilmiyorum, ama 1.5 milyar insanın gece gündüz cinsellikle ilgili giyim kuşam tartışması içinde, zaman ve enerji harcaması tuhaf bir görüntü sergiliyor olmalı. Yüzlerce yıl sonra, bu tartışmalar bittiği zaman, torunlarımızın torunları bizim hakkımızda neler düşünecek dersiniz?


OKUR YORUMLARI
3/12/2008

2:18
Yüzlerce yıl sonra kim ne düşünmüş?

Çok da önemli değil ancak iyimserliğinize hayran kaldım. Bir tarih yolculuğuna çıkarsak, 1800 yıl önce insanlar dünyanın çapını hesaplarken, evreni anlayıp batıl inanışlarıyla yüzleşirken, bir grup sapık çıktı ve dünyayı ebedi bir karanlığa gömdü. Özgür iradeyi yok ederek, yerine kendi dayattıklar, ne gerçeklerle, ne de insan ihtiyaçlarıyla bağdaşan bir araç vasıtasıyla kitleleri kontrol altında tutmayı başardı bu grup. Bu başarı öylesine büyük bir karanlık oluşturdu ki, medeniyet 2 asır içinde binlerce yıllık birikimini neredeyse tamamen kaybetti. Bilim, Sanat, Felsefe ve insanı insan yapan her ne varsa derin dondurucuya atıldı. Ve sayede yaratılan kölelik sistemi, başkalarının da iştahını kabarttı. biz o başkalarının peşine takılanlardanız. Kristof Kolomb, Galileo Galilei ve Sir Charles Darwin gibi cesur insanlar çıkıp bu karanlığa karşı koyarak bugünkü yarı özgür dünyayı şekillendirdiler. Dikkat ettiyseniz en önemli 3 isimde batı kaynaklı. Bize gelince, cumhuriyetle birlikte bu özgür ortamı ucundan solumaya başlamıştık ki, önce 2. dünya savaşı ardından soğuk savaş, bu nefesimizi bogazımıza tıkadı. Şimdi, 1920lerde kurtulduğumuz hastalıklar tekrar yapıştı yakamıza, her günde şiddetleri artarak geliyorlar. yüz yıl sonra ne mi olur? Artık siz karar verin, Türk-İslam cumhuriyeti sentezi mi, Anadolu Hilafet devletimi?
28/11/2008

21:6
Islam ve kadin

Kadin islamda ikinci sinif bile degildir yeri kopekten sonra gelir. Muhammedin bir hadisinde "eger namaz kilarken onunuzden kopek veya kadin gecerse namaz bozulur" diyor. Karinizi dovun, mirasin yarisini vermeyin, mahkemede kadinin sahitligini "yarim"(1/2) sayin diyor. Turk kadininin en buyuk sanssizligi kadina deger veren eski turk geleneklerini, islamiyetin zorla kabul ettirilmesinden (zorla kabul ettirilmedi diyenler internette arap muslumanlarinin saman turklere karsi yapilan Curcan ve Talkan katliamlarini tiklasinlar) sonra kaybetmesidir. Mustafa Kemal kadinin statusunu tekrar yukseltmis ama Akp iktidari bunu geri dondurme planini devreye sokmustur.
28/11/2008

20:6
kime ???

kadınları çarşafa kapatmak isteyenler, belli yasaklar koymak isteyenler , adının bile bilinmemesini isteyenler acaba atamızın da dediği gibi kadınlarına mı güvenmemekteler yoksa kendilerine mi ??

TÜRKER ALKAN - Köşe Yazıları Arşivi

Bu yol sonunda...Anayasa'yı toptan mı değiştirsek, yoksa kısmi değişikliklerle yetinsek mi? Şimdilerde en çok tartışılan konulardan birisi.

Yorum / 10/02/2010

Asker milletİlber Ortaylı çok iyi yetişmiş bir bilim adamıdır. İyi bir hocadır ve yazardır.

Yorum / 09/02/2010

En derin devlet'Derin devlet' dediğin her yerde var! Geçen gün Amerika'nın derin devletinden gelen habere bakın: CIA (Amerikan İstihbarat Örgütü) 2001 yılında...

Yorum / 07/02/2010

İrlandalılar Türk müdür?Genler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre İrlandalıların Türklerle akraba olduğu belirlenmiş! Durduğu yerde duramayan yaramaz atalarımız taa İrlanda'ya kadar gitmiş mi? Öyle gözüküyor!

Yorum / 06/02/2010

Hikmet ve şiddetUtanılacak bir görüntü: Meclis'te halkı temsilen bulunan milletvekilleri yumruk, tekme tokat birbirine girişmiş.

Yorum / 05/02/2010

Muhatap!Muhatap aranıyor! Savcılar, 'Dosyalar birikiyor ama muhatabımız kim olacak' derdinde! Son dosya olan 'Balyoz' muhatapsız kalmadı. Hilmi Özkök Paşa, “Benim zamanımda olduğuna göre muhatap benim!” dedi.

Yorum / 04/02/2010

Haydi Anayasa'yı değiştirelim!Eski bir huyumuz var: Siyasal sorunları yargı yoluyla, yargısal sorunları da siyasal yöntemlerle çözmeye çalışıyoruz. Ve tabii kötü sonuçlar alıyoruz!

Yorum / 03/02/2010

AKP'nin solculuğu!Katoliklerin günah çıkarması gibi bir şeydir 'özeleştiri'. Birçok sol harekette kitle önünde yapılırdı. Solda işlenen...

Yorum / 02/02/2010

Devrimci göz temasıABD Başkanı Barack Obama Kongre'de 'Devletin Durumu' konuşmasını yapmış. Haluk Şahin'in dün yazdığına göre...

Yorum / 31/01/2010

Ya onlar da 'Hıristiyan Barış Gücü' kurarsa?Erbakan'ın yaman günleriydi. Sayar dökerdi: “İslam NATO'su kurcağız!” “İslam Ortak Pazarı kuracağız!” “İslam Birleşmiş Milletleri kuracağız!” “İslam Dinarı çıkaracağız!”

Yorum / 30/01/2010

Savaşların iyi kalpli hainleri'Size ölmeyi emrediyorum!' demişti Atatürk ama, asıl demek istediği şuydu: “Ey erat ve zabitan, bu Çanakkale savaşı çok önemlidir. Ölümüne savaşıp burayı koruyalım, düşmana vermeyelim!”

Yorum / 29/01/2010

Halkın çoğunluğu Atatürkçü müdür?Son günlerin en çarpıcı haberlerini 'Taraf' gazetesi veriyor. 'Balyoz' haberiyle tekrar gündemi belirledi. Genelkurmay Bakanı Başbuğ'un 'TSK'nın sabrının sınırı vardır!' sözüne sert bir yanıt verdi Taraf'ın Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan...

Yorum / 28/01/2010

Hangisi daha demokrat?Tek parti döneminin tüm illetlerimizin nedeni olduğu savı yine gündemde. Geçenlerde eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'i eleştirmiştim. Çelik, cümle dertlerin nedeni olarak Cumhuriyet'in benimsenmesini görüyordu.

Yorum / 27/01/2010

Ayrıntılı açıklama gerekiyor!Kamuoyu araştırma uzmanı Adil Gür, 'Taraf' gazetesinden Neşe Düzel'e verdiği röportajda orduya duyulan güvenin düştüğünü söylüyor: “Ergenekon soruşturmasından önce orduya duyulan güven yüzde 90 civarındaydı.

Yorum / 26/01/2010

Onlar gökten zembille mi indi?Dünkü yazımda 'Diktatörlüklerin çağı geçti' diyordum. Fazla değil, 70-80 yıl, hatta 30-40 yıl geriye bakın, dünyada en geçerli yönetim biçiminin diktatörlük olduğunu görürüz.

Yorum / 24/01/2010

Darbeciler ve karşıtlarıDün yayımlanan gazeteci listesi üzücüydü: 'Balyoz darbesi' denen yazılı belgeye göre askeri yönetime (darbeye) karşı olanlarla, böyle bir darbeyi destekleyeceği varsayılan gazetecilerin listesi!

Yorum / 23/01/2010

Bunların çağı geçti!Müthiş bir plan... Yoksa sernaryo mu? Yoksa her ikisi birden mi? Şimdilik bu soruların yanıtı yok elimizde.

Yorum / 22/01/2010

Siyam ikizleriCan Dündar'ın Şemdin Sakık'la yaptığı röportaj ilginç. Şemdin Sakık, PKK'nın iki numaralı lideriydi. Hem kişisel yaşamına, hem de PKK'ya ilişkin anlattığı şeyler önemli.

Yorum / 21/01/2010

Erkler arası çatışma mı?Gelmiş geçmiş en kahraman Başbakan'dır Erdoğan. Gün gelir 'Camiler kışlamız, cemaat ordumuzdur' manzumesini okur ve hapse atılır.

Yorum / 20/01/2010

Güç tüccarı olarak homo politicusTam bir 'homo politicus' diye nitelemek geliyor içimden. Yani 'politik insan'. Kuşkusuz her insanın şöyle veya böyle politik eğilimleri olur. Bazıları çok fazla, bazıları da çok az politikayla ilgilenirler. Weber'in deyimiyle, kimi 'politikadan yaşamını sağlar', kimileri de 'politika için yaşar.'

Yorum / 19/01/2010