1  Nisan 2009, Çarşamba

Son Güncelleme  20:17

‘Ahir zaman’ peygamberi...

‘Ahir zaman’ peygamberi...

13/03/2009 09:13

Yer yer Inarritu’nun ‘21 Gram’ından esintiler de sunan film, bazen romantizminin ve hüznünün dozunu yükselmeyi deniyor. Lakin nedense isteği oranında, çarpıcı olmayı başaramıyor. Buna bizim ‘katı gerçekçi’ yapımız mı, yoksa filmin abartılı yaklaşımı mı neden oluyor, bilemiyorum ama bu çağda bu türden ‘peygamberlik’ gösterileri pek o kadar tutmuyor

UĞUR VARDAN (Arşivi)

 

FİLMİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

YAPIM NOTLARI İÇİN TIKLAYIN

GÖSTERİMDEKİ DİĞER FİLMLER İÇİN TIKLAYIN

 

Vergi müfettişi Ben Thomas, bir grup mükellefin hayatında şöyle bir belirir ama onları korkutmaz, aksine karşısındakinin, bir iyilik meleğiyle olduğu hissini verir. Ama bu noktada da hem mükellefler, hem de biz “İyi de bu adam niye böyle davranıyor?” diye düşünürüz. Üstelik Thomas, neredeyse hiç işe gitmez, nerden emir alır, ne zaman rapor verir; bilmeyiz, görmeyiz. Ama öykü bizi giderek, “Bu adam bir şeyler çeviriyor ama” yargısıyla sıkça buluşturur.
Will Smith, İtalyan yönetmen Gabriele Muccino’yla daha önce ‘Umudunu Kaybetme’de (The Pursuit of Happyness) çalışmıştı. Siyahi aktör, aradan geçen süre içinde ‘I Am Legend’ ve ‘Hancock’ gibi aksiyonel filmlerde gezindi ve şimdi tekrar, sadece öykünün gücüne ve oyunculuk yeteneklerine dayalı bir yapımda, yine aynı yönetmenle, ‘Yedi Yaşam’da (Seven Pounds) karşımızda. Yer yer Inarritu’nun ‘21 Gram’ından esintiler de sunan film, bazen romantizminin ve hüznünün dozunu yükselmeyi deniyor. Lakin nedense isteği oranında, çarpıcı olmayı başaramıyor. Buna bizim ‘katı gerçekçi’ yapımız mı, yoksa filmin abartılı yaklaşımı mı neden oluyor, bilemiyorum ama bu çağda bu türden ‘peygamberlik’ gösterileri pek o kadar tutmuyor. Kim bilir, belki de ‘Montrealli İsa’yı izlediğimizdeki (ve de inandığımızdaki) masum izleyici kimliğinden artık çok uzaklardayız.

Güzel ve yetenekli Rosario Dawson
Yine de Will Smith’i ‘hayırlı işler’ peşinde koşarken görmek iyidir diyoruz. Ama bence filmin en derin izini Rosario Dawson bırakıyor. Bana kalırsa günümüz sinemasının en hoş kadınlarından biri olan Dawson, daha önceki filmlerinden farklı olarak bu kez güzelliğine oyunculuğunu da katıyor.
Bizde, daha çok ülkesinde çektiği ‘Son Öpücük’le (L’Ultimo bacio) tanınan İtalyan yönetmen Muccino, ‘Umudunu Kaybetme’de gerçek bir hayatı aktarırken kapitalizmi de kutsayan bir öykü anlatmıştı. Bu kez, kapitalizmin nimetlerinin ana karakterin mutluluğuna yetmediği, yan karakterlerin de sistemden dolayı mutsuz olduğu bir öyküyü yeğlemiş (Yani bir anlamda kendi kendisini tekzip etmiş). ‘Umudunu Kaybetme’ sinemasal açıdan iyiydi ama yanlış bir anafikre sahipti, ‘Yedi Yaşam’ ise doğru fikrine rağmen sinemasal açıdan o kadar tatmin edici değil. Bu durumda Muccino adına tek bir şey dilemek geliyor elden: Doğru fikirlerin tatminkâr bir sinematografiyle buluştuğu filmler çekmesi. Son olarak film, tamam gerektiğinde kalbini bile verecek (her anlamda) yardımsever bir kahramandan bahsediyor ama bence yine de ana fikri şu: “Aman siz siz olun, direksiyon başındayken cep telefonunuzdan mesaj okumayın...”

Vizyonda bu hafta

Köpek Oteli
Thor Freudenthal ‘Köpek Oteli’nde yılların çocuk filmi teması ‘çocukların kendi çaplarında dünyayı kurtarması’nı tekrarlıyor. Bu defa iki çocuk (Emma Roberts ve Jake T. Austin) kullanılmayan bir oteli köpek oteli haline getiriyor. Hadi çocuk oyuncuları anladık, Lisa Kudrow ve Kevin Dillon da belli ki televizyonda bile tutulmakta zorlanıyorlar ama ‘Otel Rwanda’daki rolüyle Oscar’a aday olan önümüzdeki sezonlarda ‘Iron Man 2’ ve ‘The Avengers’da seyredeceğimiz Don Cheadle’ın bu filmde ne işi var, onu çözemedik.

Teldeki Adam
Bu yıl !f İstanbul’un açılışını yapan ‘Teldeki Adam’ muhtemelen buradan aldığı gazla gösterime giriyor. James Marsh’ın yönettiği film Fransız ip cambazı Philippe Petit’nin 1974 yılında İkiz Kuleler’in arasına gerdiği telin üstünde tam 45 dakika geçirişinin hikâyesini arşiv görüntüleri canlandırmalar ve röportajlar eşliğinde anlatıyor. Olayın bir diğer heyecanlı tarafı ise bütün bunların güvenlik görevlilerinden gizlice yapılması. Philippe Petit deliliğine tanık olması zevkli bir adam. ‘Teldeki Adam’ da 90 dakika boyunca onun deliliğinin hakkını veriyor.






Sinema kategorisindeki tüm haberler »

Bu habere henüz yorum yazılmamış. Yorum yazmak için tıklayınız...
ADnet