13  Haziran 2009, Cumartesi

Son Güncelleme  20:17

Erdoğan: Uçak aldı diyor, kağnıyla mı gidecektik

13/06/2009 01:42

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "çıkmış Baykal Efendi bugünlerde bir şeyler söylüyor. (Kendi altına 60 milyon dolara uçak alıyor) diyor. Ey Baykal, sana 5 tane keçi teslim edilse idare edemezsin" dedi.



Başbakan Erdoğan, AK Parti Genel Merkez AR-GE Başkanlığı Siyaset Akademisi’nde, Genel Siyaset dersi kapsamında "Deneyim Paylaşımı" konusunda konferans verdi.
Parti Genel Merkezi’ndeki programda, Siyaset Akademisi öğrencilerine tavsiyelerde bulunan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Siyasette bu makamların gelip geçici olduğunu, fani olduğunu asla aklınızdan çıkarmayın.
Siyasette makamları millet verir. En önemlisi de emanet olarak verir. ’Ben aldım’ demeyeceksin. ’Millet verdi’ diyeceksin. Bu milletindir. Yeri zamanı geldiğinde de millet bu emaneti geri alır. Hak onundur. Senin, benim değildir.
Milletin size yükleyeceği emanetin hassasiyetinin ve kutsallığının her an idrakinde olun. Bu emanet sizlerin, bizlerin namusu, şerefimiz kadar kutsaldır. Bu emanete her şart altında sahip çıkmamız lazım. Özellikle, akçeli, parasal konularda hassasiyetimizin çok daha yüksek olması gerekir. Zira hep söyleriz. Tüyü bitmemiş yetimlerin emanetini taşıyoruz arkadaşlar. Hamdolsun eğer bugün tarihinde görmemiş olduğu yatırımları benim ülkem görüyorsa işte bu tür götürücülerin olmayışındandır. Yoksa biz bu tür yatırımları yapamazdık. Hamdolsun katrilyonlarca liralık yatırımlar gerçekleştirdik."

"BUNLAR ÇAĞININ ÇOK GERİSİNDE"
AK Parti’nin Türkiye’nin çehresini değiştirdiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, Hükümet’in icraatlarından örnekler verdi.
Tek bir kuruşun bile israf edilmesi, amacı dışında kullanılmasına asla rıza ve müsamaha göstermeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Örneğin çıkmış Baykal Efendi bugünlerde bir şeyler söylüyor. (Kendi altına 60 milyon dolara uçak alıyor) diyor. Ey Baykal, sana 5 tane keçi teslim edilse idare edemezsin. O kadar. Edemezsin.
Mesele o uçağı almak değil. O uçağı aldıktan sonra nerede kullanacaksın? Bugün sen bilir misin bizim şu ülkemizin adeta bir kasabası durumunda olan ülkeler, onların liderleri uçakla dolaşıyor. Rahmetli Özal, bu uçakları aldığı zaman rahmetli Özal’a bindiren Sayın Demirel, sonra gitti o uçağa bindi. Sen de aynısın. Sen Başbakan olamayacaksın ya bu ülkede, ama olsan herhalde bunları satıp yaya dolaşmayacaksın değil mi? Arabayla veya tarifeliyle gitmeyeceksin. Hangi devirde yaşadığının farkında değil. Bunlar çağının çok gerisinde.
Bunlar ’vakit nakittir’ anlayışının çok gerisinde. Biz zamanla yarışıyoruz. Benim bakanlarım zamanla yarışıyor. Her gün uluslar arası toplantılara yetişiyorlar. Eğer siz bir bakanınızı tarifeli uçağa mahkum ederseniz. O bakanınızın gidip gelişi 3 gününüzü alır."

"NEYLE GİDECEKTİ KAĞNIYLA MI?"
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun son günlerdeki dış temaslarını örnek veren Erdoğan,"Benim Dışişleri Bakanım bakıyorsunuz bir gün ABD’de, bir gün Brüksel’de, bir gün Strasburg’da, bir gün Körfez’de, bir gün Pakistan’da, bir gün Afganistan’da... Geliyor, şimdi Irak’ta. Neyle gidecekti kağnıyla mı? Bunların mantığı bu; ’Hala kağnıyla devam edeceğiz.’ Sen devam et Baykal, bizim işimiz var. Biz yolumuza devam edeceğiz" dedi.
Halkla bir gönül, bir iletişim köprüsünün mutlaka kurulması gereği üzerinde durun Erdoğan, "Sizi seçen, sizi belli makamlara getiren, size emanet veren halka karşı tepeden bakma hakkına sahip olamayız. Onlardan tebessümü, onlardan vefayı, cömertliği, ali cenaplığı esirgemeyeceğiz. Yetkinin millette olduğunu unutmayacağız. Milletin iradesine, milletin egemenliğine dönük her türlü girişim karşısında eğilmeden, bükülmeden durmak sizin vazifenizdir, mesuliyetinizdir" diye konuştu.
Erdoğan, milletin iradesini hiçe sayan isimlerin bugün hatırlanmadığını dile getirerek, milletin menfaatlerinin her şeyin üzerinde olduğuna vurgu yaptı.
Başbakan Erdoğan, Hz. Ömer ve Yunus Emre’nin yaşadıklarından örnekler vererek devlet yöneticilerinin ve önde gelen insanların halkın sorunlarıyla ilgilenmelerinin ve kendilerinden bir gün hesap sorulacağının bilinmesinin öneminden bahsetti.

ÜZERİNDE ANADOLU’NUN TOZU, TOPRAĞI OLACAK SİYASETÇİLER ARIYORUZ

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "üzerinde Anadolu’nun tozu, toprağı olacak siyasetçiler arıyoruz. Sivas’ın ötesine geçmeden siyaset üretmeye çalışanlar var" dedi.
Başbakan Erdoğan, AK Parti Genel Merkez AR-GE Başkanlığı Siyaset Akademisi’nde verdiği konferansta, parti içi eğitim konusunda AK Parti’nin diğer tüm partilerden üstün olduğunu söyledi.
Partisinin hala adının tartışıldığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bunu bildikleri için değil, bilmediklerinden. Bir siyasi partiyi bir kenara koyun, bir dernek, bir vakıf, herkes hangi adıyla kendisini tescil ederse o adıyla anılır. Önüne gelen istediği adı bir siyasi partiye, bir derneğe, bir vakfa yakıştıramaz. Böyle bir şey olamaz. Bu, kişilerin birbirleriyle zaman zaman latife yapması anlamına gelmez.
Her siyasi partinin, kurumun, derneğin, vakfın tescilli bir adı vardır. Siz kalkıp onları farklı adlarla anabilir misiniz? Mesela Türkiye’de TÜİK diye bir kuruluş var. Türkiye İstatistik Kurumu. Eğer diyorsanız ki biz kelimelerin kısaltılmışını aldık. O zaman Türkiye İstatistik Kurumu’nun adının TİK olması lazım, ama bakın TİK kullanılmıyor. Ne kullanılıyor? Onun kısaltılmış adı TÜİK bunu kullanıyoruz. Hadi TİK de. Niye demiyorsunuz? Bu tiplerin hoşuna da gider, ama demiyorlar. Aynı şekilde TÜBİTAK... Kısaltılmış adı o. ANAP var AVP olması lazım. Örnekleri çoğaltmak mümkün, ama dert başka, niyet başka ve o niyetlerini de zaman zaman affedersiniz kusmaya başladılar. Partimizi farklı şekilde göstermenin gayreti içine girdiler. Herkes bilecek ki benim partimin kısaltılmış adı AK Parti’dir, AK Parti."

MENDERES VE ÖZAL ÖRNEĞİ
Başbakan Erdoğan, tarihten dersler çıkartılması gerektiğini vurgulayarak, Şeyh Edebali, Nizamül Mülk, Osman Gazi ve Mustafa Kemal Atatürk gibi devlet adamlarının bakış açılarından ve tavsiyelerinden örnekler verdi.
Siyasetçilerin halka inmesi gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, büyükşehirlerden başı uzatmadan siyaset yapılamayacağını vurguladı ve "üzerinde Anadolu’nun tozu, toprağı olacak siyasetçiler arıyoruz. Sivas’ın ötesine geçmeden siyaset üretmeye çalışanlar var" dedi.
Siyasetin küçük hedefleri kabul etmeyeceğini kaydeden Başbakan Erdoğan, "küçük olsun, ama benim olsun anlayışıyla siyaset yapanlar orta ve uzun vadede kaybetmişlerdir. Bundan sonra da kaybetmeye mahkumdurlar" diye konuştu.
AK Parti’nin bir "Türkiye partisi" olduğunu söyleyen Erdoğan, "bir Türkiye partisi olmak noktasında geçmişten bu yana bunu yakalayan iki isim vardır Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde. İki lider var. Bir rahmetli Menderes bunu yakalamıştır, ikincisi rahmetli Özal bunu yakalamıştır" dedi.
Başbakan Erdoğan’ın, "üçüncüsü ne yazık ki..." demesi üzerine salonda bulunanlar kendisini kastederek Erdoğan’ı uzun süre alkışladı.

"BU ÜLKEDE KALİTELİ, TEMİZ SİYASET OLACAK"
Türkiye’de iktidarların süresinin 16-18 ay arasında olduğunu kaydeden Erdoğan, en uzun iktidarın AK Parti İktidarı olduğunu dile getirdi.
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
"Milletimiz durmak yola devam dediği sürece biz yola devam edeceğiz. Hiç kimsenin bundan endişesi olmasın.
Tabii AK Parti bu kısır döngüyü kırdı, bu ezberi bozdu. Türkiye uzun bir aradan sonra her alanda istikrarla buluştu. Başarıyla çıktığımız her seçim ardından biz tempomuzu artırdık. Her seçimin ardından coşkumuzu, heyecanımızı tazeledik.
Her seçim sonrasında daha büyük bir aşkla, sevdayla Türkiye’nin meselelerine kilitlendik. Çünkü biz dertli bir partiyiz. Derdi olan bir partiyiz. Milletin derdini kendisine dert edinmiş, milletin meselesini kendisine mesele edinmiş bir partiyiz. Milletin istikametinden başka bir istikamet tanımadık. Bundan sonra da tanımayacağız. Köhnemiş, bayatlamış, tedavülden kalkmış, eskimiş siyaset anlayışları bundan rahatsız olabilir, ama biz siyasetin de demokrasinin de kalitesini artırmaya devam edeceğiz. Bu ülkede kaliteli siyaset olacak, bu ülkede temiz siyaset olacak."
Başbakan Erdoğan, değişimin irade, cesaret istediğine dikkati çekerek sözlerine şunları ekledi:
"Bizim iktidarımız dönemlerinde Türkiye siyasi tarihinde görmediklerini görüyor ve görmeye devam ediyor. Bunu cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye yaşadı. Hatta Türkiye’nin geçmiş cumhurbaşkanlarından bir tanesi, (Hiçbir siyasetçi cumhurbaşkanlığı makamını elinin tersiyle itmez) dedi, ama AK Parti bunu ne yaptı, tam aksini ispat etti ve gösterdi. İtilirmiş, bunu gördü. Daha bir çok şeyleri de görecek. Çünkü eğer nefis vicdanın önüne geçerse orada beklenen siyaset olmaz. Orada sadece nefislerin tatmini olur. Bu tatmin sebebiyledir ki benim milletim çok büyük bedeller ödemiştir. Artık bu bedelleri milletimize ödetmek istemiyoruz. Bundan sonra ki süreçte de bir çok şey görülecektir, bundan kimsenin endişesi olmasın.
Bu koltuğa oturdun değil mi, bu koltuktan kalkmak yok... Hayır arkadaş bu koltuktan kalkmasını da bileceksin. İlkeli siyaset budur, temiz siyaset budur. Eğer buradan kalkmasını da bilebiliyorsan o zaman burada başarı vardır.
Bazı kongreler yaşıyoruz. Birlik, beraberlik vesaire... ’Parti içi demokrasi çalışmıyor’ diyorlar. Sen parti içi demokrasiden ne anlıyorsun önce onu bilelim. Değerli arkadaşım, biz müzakereye, istişareye dayalı bir siyaset anlıyoruz. Kim ne derse desin, delegenin nasıl oluştuğunu, nasıl oluşturulduğunu siyasetin içinde olan herkes çok iyi bilir. Her seçimde bir netice ortaya çıkar, kazananlar, kazanmayanlar. Kazanmayanları bir daha görür müsünüz? Görmezsiniz. Onlar kaybolur giderler. O zaman ne oluyor? Her kongre o siyasi parti için kayıp olmuyor mu? Kayıp oluyor.
Biz de diyoruz ki AK Parti siyasetinde durum böyle olmayacak. Aramızda, istişarelerimizi yapalım, değerlendirmelerimizi yapalım, müzakerelerimizi yapalım. Ondan sonra da kararımızı verelim. O karara da hep beraber uyalım. Her kongre bizim için o zaman bütün hücrelerin tazelenmesi olacaktır. Elele vereceğiz ve yine beraber ’Beraber yürüdük bu yollarda’ diyeceğiz. Bunu başarmamız lazım. Muhafazakar demokrasi... Bunu başarmamız lazım."
Başbakan Erdoğan’ın konuşmasının ardından konferans basına kapatıldı.
Erdoğan, basına kapalı bölümde Siyaset Akademisi öğrencilerinin sorularını yanıtladı.(aa)




Politika kategorisindeki tüm haberler »

Okur Yorumları (34 Yorum)

:S - 22/6/20091:55

Tayyip Erdogan'nin bu edepsiz ve seviyesiz adabinina bi "dur" demek lazim...

içimde kalmasın - 14/6/200920:56

Yerim dar olduğu için uçak muhabbetine giremedim.Başbakana şunu sorucam.Derse yetişmek için ,durakta otobüs bekleyen öğretmenden.hastanede sıra bekliyen her hangi bir vatandaştan ne farkın var Sen kağnının ne demek olduğunu biliyor musun.?o kağnılarla bu vatan kurtuldu.ve sana 60 milyon dolarlık uçak alındı.çok asburt örneklerle halkı kandırma.ÖNEMLİ OLAN SENİN O UÇAKLARLA GİDERKEN ÜLKE YARARINA HANGİ İŞLERİ BAĞLIYORSUN.kendi ülkesinin mayını temizleyemeyen bir başbakan ,o uçağı alıyorsa adama kıçın görünüyor derler.aile boyu turistik gezilerine bu milletin gücü yetmiyor.Kendi partinin probagandasını yaparken bile. düşman üstüne gider gibi devletin topuyla tüfeğiyle gidiyorsun.Halkı en ufak bir kıpırtıda kotese gönder.onların vergileriylede saltanat sür.

çoban başbakan - 14/6/200919:9

Başbakan,eleştirilere vevap veremeyince .en güzel örnekleri koyun ve kaçi.İy ki sığır demiyor.İdare edttiğini düşündüğü toplum insan, burada sürü lafını kullanmak bile abesle iştigaldir.Boğaz 9 düğümdür.8 kere yutkunup bir kere konuşmak gerekirken.başbakan ipin ucunu o kadar kaçırıyor ki.Racon kestiği muhalefet liderlerininde sevenleri .kendisinden daha iyi ve eğitimli gördüğü liderlerine hakaret ederken.o insanlara oy veren halkıda küçümsüyor.Naılki kendisi göbeğini kaşıyan adam sözüne çok sinirlendiyse hayvan güdemez dedği tarftarlarını nefretini kazandığını düşünmüyor.Keçi ve hayvan gütmek bildiğim kadarıyla çobanların işi.Halkı bu şekilde nitelendiriyorsa kendiside bu arada çoban oluyor demektir.

ADnet