2  Ağustos 2009, Pazar

Son Güncelleme  20:17

Kürt sorununda 'Türkiye modeli' için beyin fırtınası

Kürt sorununda 'Türkiye modeli' için beyin fırtınası

02/08/2009 09:09

Gazeteciler Polis Akademisi'nde düzenlenen Kürt çalıştayında İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve üst düzey bürokratlara 'PKK'nın dağdan indirilmesi için Abdullah Öcalan'ın görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini' söyledi

 

RİFAT BAŞARAN

ANKARA- Hükümetin Kürt açılımı çerçevesinde yapılan Uluslararası Terörizm ve Sınıraşan Suçlar Araştırma Merkezi’nce (UTSAM) düzenlenen ‘Kürt Meselesinin Çözümü: Türkiye Modeline Doğru’ çalıştayında gazeteciler konuştu. Gazeteciler PKK’nın dağdan indirilmesi için Öcalan’ın görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Kürt açılımı konusunda somut adımların atılması için ön hazırlık niteliğinde olan çalıştay dün Polis Akademisi’nde toplandı. Başkanlığını Polis Akademisi Başkanı Zühtü Arslan ve Polis Akademisi Araştırma Merkezleri Başkanı İhsan Bal’ın yürüttüğü toplantıya İçişleri Bakanı Beşir Atalay da katıldı. Bazı gazetelerin köşe yazarlarının dinlendiği çalıştay basına kapalı olarak gerçekleştirildi.
Toplantıda görüş belirten gazeteciler, PKK’nın dağdan indirilmesi konusunda en etkili olacak kişinin Öcalan olduğunu vurgulayarak, Öcalan’ın görüşlerine açık olunması, bu görüşlerin önemsenmesi gerektiğini ifade ettiler. Gazeteciler, sorunun çözüm adresi olarak TBMM’yi gösterdi. Kürt sorunu konusunda muhalefetin tavrı da değerlendirilerek, MHP’nin soruna yaklaşımı eleştirildi. Katılımcılar, muhalefet partilerinin sürecin içerisine katılması gerektiğini vurguladı. Kürt ve Türk kamuoyunun çözüm sürecine nasıl hazırlanacağı konusunda da bilgi veren gazeteciler, Kürtlerin çözüm sürecinde muhattap alınması gerektiği kaydedildi. Beşir Atalay gazetecilerin önerilerini not aldı ve Kürt sorununun çözümünde umutlu olduğunu ifade etti. Daha önce Kandil’e giderek PKK’nın yöneticisi Murat Karayılan’la görüşen Hasan Cemal’in, izlenimlerini de aktardığı öğrenildi.

Atalay-Hasan Cemal baş başa
Toplantıda Kürt olmayan vatandaşların hassasiyetlerinin de dikkate alınması gerektiği vurgulandı. Toplantıda Bakan Atalay ve emniyet yetkililerinin tartışmaya katılmadığı sadece belirtilen görüşleri not aldığı öğrenildi. Bakan Atalay ayrıca toplantı öncesi Cengiz Çandar ve Hasan Cemal ile baş başa görüştü. Atalay’ın burada “Kürt sorununun çözümüne ilişkin bana özel söyleyeceğiniz bir şey var mı?” diye sorduğu öğrenildi. Bazı yazarların Bakan Atalay ve emniyet yetkililerine, “Aykırı görüşlerimizden dolayı şimdiye kadar polisce sorgulandık, hakkımızda dava açıldı. Şimdi ise Emniyet bir sorunun çözümü için bu görüşlerimize başvuruyor” şeklindeki esprisi gülüşmelere neden oldu.
Çalıştayın ardından yazılı bir açıklama yapan Polis Akademisi Başkanı Zühtü Arslan yeni çalıştay ve sempozyumlar düzenleneceğini de bildirdi.
Toplantıya katılan gazeteci ve köşe yazarları şöyle: Oral Çalışlar, Cengiz Çandar, Mustafa Karaalioğlu, Nasuhi Güngör, Deniz Ülke Arıboğan, Muharrem Sarıkaya, Hasan Cemal, Okan Müderrisoğlu, İbrahim Kalın, Mithat Sancar, Ruşen Çakır, Fehmi Koru, Ali Bayramoğlu, Mümtaz’er Türköne, İhsan Dağı. Toplantıya Hürriyet ve Cumhuriyet’ten temsilci çağrılmaması dikkat çekti.




Politika kategorisindeki tüm haberler »

Okur Yorumları (28 Yorum)

demokratik çözüm dogan_23 e cevap - 4/8/200922:29

Dogan 23 -senin mantigina gore cogunluk kimdeyse onlar konusacak sadece, demokrasi bu degil ki, diyorsun ki o toplantidakilerin hepsi ayni goruste, zit goruste olanlar toplantiya gitmeyi aklindan bile gecirmez iken, zit gorusluler cozum icin hic bir fikir vermezken yada adim atmazken senin bu dediklerin anlamsiz kalir. 3 milyon degil 23 milyon o goruste, haaa oylari soracaksin tabii ki, biliyorsun siyasette herkes sorunu icin care olsun umidiyle bir partiyi secer ve Akp yi secen kurtler su anda bekledikleri cozum masasini izliyor, Akp cozemezse eger, gelecek secimlerde Dtp nin sandalye sayisini en az 3 e carpacagindan eminim. Buraya yaziyorum.

demokratik çözüm - 4/8/200916:37

"Halkın isteği" deyip duranlar var. Bu hangi halkın isteği? Birisi "3 milyon küsür insan şöyle diyor" demiş, peki GERİ KALAN insanlar ne diyor?? Demokrasi anlayışınız, 3 milyon küsur insanın, 67 milyon insanı yok sayıp dayatma yapması mı? (Şu "gazeteci" toplantısına katılanlara bakın örneğin, HEPSİ AYNI GÖRÜŞTEN)... Türkiye Cumhuriyetinin ve devletin yapısıyla ilgili konuları konuşuyoruz, ama bunlar halka sorulmayıp, dayatılıyor. Devlet "hepimizi" temsil eder ve bizim vergilerimizle işlerini yürütür. "Kürt sorununda devletin yapması gerekenler" hakkında halk ne düşünüyor, soralım, referandum yapalım, buna var mısınız?... "Demokrasiyi" hiç ağzınızdan düşürmüyorsunuz, Apo'yu halka soralım, var mısınız?

demokrasi - 3/8/200917:37

Dünyanın başka hangi demokrasisinde gazetecilere, köşe yazarlarına siyasetçi muamelesi yapılıyor bilen var mı? Yetti artık bu "kanaat önderleri" algısı, gına geldi iktidar periferindeki şahsiyetlerin kendilerince "fikir"lerini kontrollerindeki medya yaygarası sayesinde toplumsal kanı gibi aşılamalarından.. Siyaset yapmak isteyen girer bir partiye olmadı sivil toplum örgütüne, çıkar kamunun karşısına, desteği kösteği belli olur, kimi temsil ettiği, arkasındaki toplumsal güç belli olur ona göre de diğer taraflar mevzi alırlar... Temsili demokrasi böyle birşeydir, gerisi ortaoyunu.. Kürt illerine gidin de "Deniz Ülke Arıboğan, Mümtaz’er Türköne, Fehmi Koru sizin derdinize tercüman oluyorlar Polis Akademisi'nde" diyin bakalım ne cevap alıyorsunuz.. Resmen komedi..

ADnet