19/10/2009 12:02
Kuzey Irak'tan gelecek PKK'lılar karşılamak için Silopi'de bulunan DTP lideri Ahmet Türk, “İnanıyoruz ki devlet bir adım atarsa PKK 10 adım atacaktır” dedi
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine yurt dışından gönderilen PKK’lı gruplarının Türkiye'ye gelişini, ‘hükümetin elini güçlendirecek adım' olarak değerlendirdi. Türk, devletin bir adımına karşı PKK'nın 10 adım atacağını savunarak, “Çözüm üretilmek isteniyorsa, geçmiş hatalardan ders çıkarılacaktır. ‘O gün bittiler, bitirdik’ mantığının ne kadar yanlış olduğunu hep birlikte gördük. Bugün böylesi yaklaşımın, yeni acıların, felaketlerin yaşanacağını görmemiz gerekir. Gelen barış gruplarının tutuklanmayacağını, sürecin kesintiye uğramayacağını, biz ve halkımız umut etmektedir” dedi.
Öcalan'ın çağrısı üzerine Kuzey Irak'taki Mahmur Kampı ile Kandil Dağı'ndan Türkiye'ye gelmek üzere yola çıkan 34 kişilik PKK'lı grubunu Silopi'de bekleyen DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Genel Başkan Yardımcısı Emine Ayna ve 1999 yılında yine Öcalan'ın çağrısı üzerine Türkiye'ye gelen grupta yer alan Aygül Bidav ile birlikte basın toplantısı düzenledi.
‘HÜKÜMET IRKÇI ÇEVRELERİN ETKİSİNDE KALDI’
Türk, 3 aydan bu yana Kürt sorunun çözüm tartışmalarını hep birlikte izlediklerini belirterek, bu süreçte ‘ortak aklın ortaya çıkması'nı beklediklerini anlatırken şöyle dedi:
“Hepimizi yakından ilgilendiren, yaşanan acıların sona ermesidir. Ülkemizi, tüm yurttaşlarımızın özgürleşmesi, toplumun demokratikleşmesidir. Üzüntü ile ifade etmek isterim ki; bazı çevreler ve malum siyasi partiler ırkçılığa, milliyetçiliğe gönderme yaparak, süreci bunun üzerine kurarak, süreci sabote etmeye çalışmışlardır. Hükümüt bu karşı duruşun etkisinde kalarak savrulmuş, ırkçı kesimler karşısında tavizkar davranmış bu durum toplumda barış umutlarının azalmasına neden olmuştur.”
‘ÖCALAN MUHATAP ALINIRSA ÇÖZÜM OLUR’
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, bölücübaşı Abdullah Öcalan'ın muhatap alınması yönünde de beklentilerini bir kez daha ifade ederek şöyle konuştu:
“Bu aşamada demokratik siyasetin önünü tıkandığını gören sayın Öcalan, barış umutlarının yeşermesine katkı sunarak, 3 ‘barış grubu'nun Türkiye’ye gelmesine öncülük etmiştir. PKK da bu karara uyarak barış konusunda samimiyetini göstermiştir. Burada sayın Öcalan'ın rolü çok iyi görülmeledir. Gelinen nokta, muhatap alınması halinde gelişebilecek çözümlerin en büyük göstergesidir. Kürt sorunun çözümü elbete hemen olmayacak, adım adım ilerleyecektir. Sorunun birçok boyutu olması nedeniyle, çözümü de çok boyutlu olmak durumundadır. Bir yandan yaşanan savaş ve ölümlerin bitmesi, diğer yandan hak ve özgürlüklerin tartışılarak hayata geçmesi ve yasal güvenceye alınması söz konusu olacaktır. Açılım tartışmaları, 7 aydır çok yoğun işleniyor. Ama görünen o ki hâlâ tartışmaya başladığımız noktadayız. Hâlâ tasfiye, hâlâ olmazlar, kırmızı çizgiler gündemleşterilmektedir. Bugün eğer istersek, burada ölümlerin duracağı, barışın filizleneceği bir süreç başlatabiliriz. PKK bunun ilk adımını yine attı. Devletin de buna karşı operasyonları durdurması, en büyük güven hareketi olacaktır. Bu zeminde, hak ve özgürlük tartışmaları, daha sağlıklı işleyecek demokratikleşme yakınlaşacaktır.”
‘DEVLET 1 ADIM ATARSA PKK 10 ADIM ATAR’
Türk, sürecin iyi okunması gerektiğini aksi taktirde olası olumsuzluklar ortaya çıkabileceğini öne sürdü. DTP lideri, ‘Teslim alma' veya ‘teslim oldurma' anlayışının çözüm olmayacağını savunurken, ‘Barış grupları' olarak nitelendirdiği PKK'lıların tıkanan açılım tartışmalarının ve sürecin barışçıl çözümünün önünü açmak için yola çıktığını söyledi. Türk, şunları söyledi:
“Bu geliş aynı zamanda PKK'nın savaşta değil, barışta ısrarcı olduğunu göstermektedir. Biz inanıyoruz ki; devlet 1 adım atarsa, PKK 10 adım atacaktır. Tüm yönelimlere rağmen sadece tartışmaların tıkanmaması için böyle bir jest yapılmış olması bile, hükümetin elini güçlendirecek büyük bir yaklaşımdır. Beklentimiz; hükümetin devletin, yine aynı klasik statükocu, ‘teslim oldular bittiler’ mantığı ile yaklaşmamasıdır. 1999 yılında gelen barış gruplarının 15-22.5 yıl arasında ağır hapis cezasına çarptırılmasının getirdiği ağır sonuç, 10 binin üzerinde insanımızın yaşamının yitirmesine neden olmuştur. Bu durumdan dersler çıkararak, aynı hataların tekrarlanmaması için herkes son derece sorumlu davranmak zorundadır. Bu gün yine aynı şekilde yaklaşmamız halinde, bizi nereye götüreceğini iyi hesap etmek durumundayız. Çözüm üretilmek isteniyorsa, geçmiş hatalardan ders çıkarılacaktır. ‘O gün bittiler, bitirdik’ mantığının ne kadar yanlış olduğunu hep birlikte gördük. Bu gün böylesi bir yaklaşımın yeni acıların, felaketlerin yaşanacağını görmemiz gerekir.”
‘YEPYENİ BİR BARIŞ SÜRECİ BAŞLAYACAK’
Yurda gelecek PKK'lı grupların tutuklanmasının tepkiyle karşılanacağını iddia eden Türk, halkın ‘grupların tutuklanmaması' yönünde beklentisi olduğunu söyledi. Gelecek PKK'lıların tutuklanmasını ne kendilerinin, ne de halkın kabul etmeyeceğini söyleyen Türk, “Gelen ‘barış grupları'nın serbest bırakılması durumunda, niçin geldildiklerine dair mesajlarını başta halkımıza, parlamentoya, cumhurbaşkanına, hükümete iletebilmelerinin anlamlı olacağını, yepyeni barış sürecinin önünü açacağını önemle belirmek istiyoruz. Bugün 72 milyon yurttaşımızın ve dünyanın gözü üstümüzde. DTP olarak bu sürecin hassasiyetini dikkate alarak, sorumlu siyaset, yapıcı muhalefet olarak buradayız” dedi.
ETKİN PİŞMANLIK İÇİN GELMİYORLAR
Ahmet Türk sorular üzerine, yeni sürecin başlaması için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini belirterek, “Gelen barış grupları tutuklanmak için gelmiyor. TCK 221'inci maddeden yararlanmak için gelmiyorlar. 221'inci maddede ısrar, çözümsüzlükte ısrar olarak değerlendiriyoruz” dedi.
AYGÜL BİDAV: PKK TASFİYE EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR
Abdullah Öcalan'ın 10 yıl önceki çağrısı üzerine gelen yurt dışından gelen PKK'lı grubun arasında yer alan Aygül Bidav ise ‘Türkiye Barış Meclisi' olarak adlandırdığı grup adına kısa açıklama yaptı. Bidav, PKK'nın tasfiye edilmeye çalışıldığını iddia ederek, “Bu tarihsel fırsatı başta hükümet olmak üzere devletin iyi görmesi görmesi, doğru değerlendirmesi, gerekir. Tüm siyasi partilere, sivil toplum örgütlerine sendikalara ve Türkiye haklarına çocuklarını yitiren tüm analara, büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Barış meclisi olarak, bu tarihsal fırsat ve barış adımlarını önemsiyoruz. Gelen barış grubunun tutuklanmamasını istiyoruz ve bekliyoruz” diye konuştu.
Hey - 20/10/200922:30
http://www.meb.gov.tr/belirligunler/sehitogretmenler/index.asp Ben sayamadim,bu kadar insani kim oldurdu.
Pkk bir teror orgutudur.Ocalan bu orgutun lideridir - 20/10/200921:57
Pkk bir teror orgutudur.Ocalan bu orgutun lideridir.Yakinda bu gercegi inkar edip PKK nin aslinda romantik kelebekler partisi oldugu iddaa edilip aksini soylemek yasaklanabilir.Ben simdiden pesinen soyleyeyim.Pkk bir teror orgutudur.Ocalan bu orgutun lideridir
Devletle barışamıyorum!!Ancak barışmam gerektiğinin farkındayım!!! - 19/10/200923:53
Yaklaşık olarak 85 yıldır halkıma(Kürt halkı) yapılmadık zulum, yasaklanmadık şey kalmamış olmasına rağmen devletle kısmı de olsa barışmam gerektiğinin farkındayım. Kürt halkı her koşulda kendi meşru taleplerini esnetmesine rağmen, her seferinde inkar edildi, katl edildi, yakıldı, yıkıldı, işkence edildi, göç etirildi, yasaklandı, isimleri değiştirildi, kendi kendilerini inkar edilmeye zorlandı, biirbirine küstürüldü....bunları çoğaltabiliriz. İşin kötü tarafı tüm bunların devletin resmi politikası haline getirildi ve/veya devlet eliyle resmi olarak uygulandı. İşte tüm bunlara rağmen bu gün barışmam gerektiğinin farkındayım. Kendi adıma bu anlamsız gidişata dur diyor, barış talep ediyorum....