31  Ekim 2009, Cumartesi

Son Güncelleme  20:17

'Belge izi siliciler' sorgulandı

'Belge izi siliciler' sorgulandı

Şüpheliler sivil plakalı bir minibüsle hâkim ve savcıların giriş kapısından adliyeye alındı.

31/10/2009 08:47

İrticayla mücadele belgesiyle ilgili ihbar mektubunda delilleri yok etmekle suçlanan yedi asker ve bir sivil savcılara ifade verdi. Aralarında Albay Dursun Çiçek yoktu

ERTAN KILIÇ

Suçlananlar
İhbar mektubunda suçlanan isimler şöyle:

* Org. Ergin Saygun
* Org. Hasan Iğsız
* Korg. H. Nusret Taşdeler
* Kurmay Albay Uğur Berksun
* Albay Dursun Çiçek
* Albay Sedat Özüer
* Albay İlker Ziya Göktaş
* Albay Fuat Selvi
* Albay Şükrü Kısadere
* Üsteğmen Erhan Sakallı
* Üsteğmen Kazım Bozkurt
* Üsteğmen Fatih Karacaer
* Üsteğmen Berrin Şahin
* Astsubay Başçavuş Mustafa Urhan
* Sivil memur Rıfat Sülük.
* Hv. Öğ. Bnb Hicri Dinçerkol

İSTANBUL - AKP’yi bitirmek amacıyla hazırlandığı belirtilen ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın hazırlanmasında ve plan hazırlandıktan sonra bazı belgelerin ortadan kaldırılmasında görev aldıkları öne sürülen yedi asker ve bir sivil memur dün savcılıkça sorgulandı. Ergenekon savcılarının önce planla ilgili bilgileri bilgisayarlardan silenleri sorgulayarak, planın varlığı ve ortadan kaldırılması konusunda somut bilgilere ulaşmayı hedefledikleri ve ardından da belgenin hazırlanması emrini veren üst düzey komutanları da ifadeye çağırabilecekleri belirtildi.
Geçen haziran ayında ortaya çıkan ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın orijinali 30 Eylül’de bir subay tarafından kaleme alındığı belirtilen ihbar mektubuyla birlikte Ergenekon savcılarına gönderilmişti. Savcılığın Adli Tıp’a gönderdiği belge incelenmiş ve belgenin altındaki imzanın Albay Dursun Çiçek’in el ürünü olduğu belirtilmişti. Bu ihbar mektubu belgeyle ilgili soruşturma için dönüm noktası oldu.

İhbardaki isimler
Kimliği bilinmeyen ve ancak mektuptaki ifadelerinden subay olduğu anlaşılan ihbarcı, belgenin orijinalini göndermekle kalmamış, nasıl hazırlandığını ve sonrasında nasıl ortadan kaldırılmaya çalışıldığını da anlatmıştı. İhbar mektubunda emir verenlerin, hazırlayanların ve imha etmeye çalışanların isimleri de yazılıydı. Ergenekon savcıları geçen hafta Genelkurmay Başkanlığı’na bir yazı gönderip, ilk etapta belgeyi hazırlayan ve imha etmeye çalışanlardan oluşan askerlerin sorgulanmak için gönderilmesini istemişti. İfadesi istenenlerden biri de imza sahibi Dursun Çiçek’ti. Bu askerlerin savcılığa kendi rızalarıyla gelmeleri için dün son gündü.
Askerlerden yedisi ve bir sivil memur dün Beşiktaş’taki adliyeye geldi. Dursun Çiçek’in çağrılanlar arasında olmadığı, listede adı bulunan ancak adliyeye gelmeyen dokuzuncu kişinin yurtdışında olduğu belirlendi.
Dün adliyeye gelen askerler şunlardı: “Albay Şükrü Kısadere, Hv. Öğ. Bnb. Hicri Dinçerkol, üsteğmenler Erhan Sakallı, Kazım Bozkurt, Fatih Karacaer, Berrin Şahin, Astsubay Başçavuş Mustafa Urhan, sivil memur Rıfat Sülük.”
Tüm bu isimler savcının elindeki ihbar mektubunda yer alıyordu. Mektuba göre, planın bir örneğinin Ergenekon sanığı Serdar Öztürk’ün bürosunda bulunduğu haberinin Taraf gazetesinde çıkacağı aynı gün sabah 04.30’da öğrenilmiş ve karargâhta büyük panik yaşanmıştı. Eylem planının ve planla ilgili dökümanın imha edilmesi ve bilgisayarların da defalarca silinmesi istenmişti. Mektuba göre, bu ‘silme ve yok etme’ işinde görevli olanlar şunlardı: “Üsteğmen Fatih Karacaer, Üsteğmen Berrin Şahin şubenin bilgisayarlarını inceleme ve temizleme işinde görev aldı. Harddisklerin geri getirilemeyek şekilde silinmesinde ise Albay Şükrü Kısadere, Üsteğmen Erhan Sakallı, Üsteğmen Kazım Bozkurt, Başçavuş Mustafa Urhan ve sivil memur Rıfat Sülük görevliydi.”
İhbar mektubuna göre imha süreci bizzat Orgeneral Ergin Saygun’un özel sekreteri Kurmay Albay Uğur Berksun tarafından takip edilmişti.
Ergenekon savcılarının gelen yedi asker ve bir sivil memura belgelerin ortadan kaldırılması ve bilgisayarların silinmesi konusundaki iddiaları sorduğu belirtildi. Sekiz kişiden Dinçerkol’un belgenin hazırlanmasında görev aldığı iddiasıyla şüpheli olarak diğerlerinin ise tanık olarak sorgulandığı öğrenildi. İfadelerinin alınmasının ardından sekiz kişi serbest bırakıldı.
Savcılığın bu aşamadan sonra soruşturmasını adım adım ilerletmesi bekleniyor. Çünkü ihbar mektubunda ‘siliciler’in yanı sıra belgeyi hazırlayanlar ve emri verenlerin de isimleri yer alıyordu. Bu durumda savcılık bundan sonra bu isimler üzerinde duracak. İhbar mektubunda belgeyi hazırlayan ve bu emri verenlerle ilgili şu iddialar yer alıyor: “Hv. Öğ. Bnb Hicri Dinçerkol belgeyle ilgili ‘Bu belgeyi biz hazırlamıştık, nasıl sızdı anlayamadım’ demiştir. (...) 2007 Eylül’ünde dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Org. Ergin Saygun’un emri gereği, üniversitelerden bir kısım akademisyen ve CHP yönetiminden bazı politikacıların desteği ile dönemin Genelkurmay Harekât Başkanı Korg. H. Nusret Taşdeler’in himayesinde Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı’nda şube müdürü olarak görevli kurmay albaylar Dursun Çiçek, Sedat Özüer, İlker Ziya Göktaş ve Fuat Selvi tarafından kamuoyunu yönlendirme maksatlı çeşitli belgeler hazırlandığına tanık oldum. (...) Söz konusu gayri hukuki çalışmalar, TSK içerisindeki cunta yapılanmasının kilit isimlerinden olan Org. Hasan Iğsız’ın Genelkurmay İkinci Başkanlığı döneminde hız kazanarak devam etmiştir.




Türkiye kategorisindeki tüm haberler »

Okur Yorumları (7 Yorum)

'Belge izi siliciler' sorgulandı - 31/10/200920:5

Bunu daha öncede söylemiştim, bunu yapanlar aklaıp paklanacaklar, yine bu kişiler vatan sever olarak tarih sayfalarına notları düşecek. Bir vatan severlik ölçüm aleti olsada bu vatan severlerin ne kadar vatan sever olduklarını ölçme imkanımız olsa. Ne hikmetse devletin kasasını soyar, ingiliz kumaşından elbise giyer, hertürlü yolsuzluk ve rüşvete adları karışır, ama bu adamlar vatan sever olup karşımıza çıkıverirler. Vah Vah ne biçim bu vatan severlik, bizdemi böylesi bir vatan sever olsak acaba???

IRTICA - 31/10/200914:43

Bana oldukca saçma geliyor.. eğer bir ülkede ordu diye bir kurum var ise ve ordunun görevi ülkesini iç & dış tehditlere karşı savunmaksa IRTICA ile mücadele neden bu kadar büyütülüyor? ATATURK zamanında irtica ile savaştı! bu orduda ATATURKUN ordusu ise irtica ile savaşması gayet doğal değil mi? Burada görev BAŞBUĞ a düşüyor! Televizyonlara çıkacak ve sonuna kadar irtica ile savaşacağız diyecek!

EN GÜVENİLİR KURUM - 31/10/200913:37

Bizde her yıl yapılan anketlere göre en güvenilir kurumlar sıralamasında yüzde doksanla(hiç şaşmaz) ordu başı çekiyor.Bu anketlerin doğruluğunu yada neye göre yapıldığını kimse bilmiyor.Eğer doğruysa geriye kalan yüzden onluk kesim nasıl oluyorda TSK'nın iş başına gelmesini istemediği partileri iktidara taşıyor.Fakat kesin olan birşey var şanlı ordumuzu yöneten subayların veya devlet memurlarının(bazıları öyle diyor) bu anketlere güvenerek asli görevleri olan vatan savunmasını unutup bağlı oldukları hükümetleri dolaylı yollardan düşürmeye çalışıyor olmalarıdır,işin acı tarafı bugüne kadar da bu faaliyetlerle ilgili olarak bırakın hesap vermeyi vatanı koruma bahanesiyle kendileirini haklı bile görmüşlerdir.O nedenle bugün mahkemeye gidip savcıya ifade vermeleri bizler için büyük lütuf,kıymetini bilelim derim.

ADnet