21/11/2009 09:04
Başbakan'ın eleştirilerine Baykal yanıt verdi: Resmi olan 1989 raporu. Onda da Milli Eğitim'de Kürtçe önerisi yok
ERDOĞAN: AÇILIMIN SINIRLARI CHP'NİN RAPORLARINI AŞMAYACAK HABERİ İÇİN TIKLAYIN
ZİHNİ ERDEM
ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP raporlarına atıfta bulunarak Kürtçe eğitim ile ilgili eleştirilerine, “Raporlarımızın arkasındayız, Kürtçe özgürlüğünü devlet değil kişiler kullanır” yanıtını verdi. Radikal’e açıklamalarda bulunan Baykal, Erdoğan’ın sözlerine yanıt verirken şu mesajları verdi:
TEK BELGE 1989 RAPORUDUR: Başbakan, ‘Özel okullarda kendi anadillerinde eğitim yapabilirler’ diyor. Nerde? Hangi raporda. Hiç böyle bir şey yok. 1989 raporu ortada. Parti raporu demek, partinin yetkili organlarının görevlendirilmesiyle, kimlerin hazırlayacağının belirlenmesiyle, onlara görev ve yetki tanınmasıyla yapılacak çalışma sonucunda ortaya çıkacak eserdir. Bu nitelikle bizim elimizdeki tek belge 1989 raporudur. Ortada partiyi bağlayan 89 raporu. Bunda bizim hiçbir şekilde milli eğitimin resmi dilin dışında bir anadilde yükümlü kılınmasına yönelik bir dayanak noktası yoktur.
KÜRTÇE ÖZGÜRLÜĞÜ DEVLET İÇİN DEĞİL: Dili özgürleştiriyoruz. Bunların kafasının basmadığı, anlamadığı o. Yani Kürtçeye özgürlük. Kim kullanacak o özgürlüğü? İsteyen kullanacak. Devlet değil. Devletin Kürtçe ile ilgisi yok.
VATANDAŞ SERBEST: Gerisi? Gerisi vatandaşın işi. Vatandaş bir araya gelir, derneğini kurar, kursunu açar, Milli Eğitim bilgisi içindedir o kurslarının hepsi.
‘DEVLETE SOKMA’ DİYORUZ: Milli eğitim bunu kendi genel kuralları içinde, Türkiye’nin genel yasaları içinde denetler. Ama ‘bu mümkün’ diyoruz. ‘Şimdi sen bunu devlete sokuyorsun, kardeşim’ diyorum. ‘Seçmeli ders’ diye sokuyorsun. Bu yanlış, bu başlangıç, bu ilk adım gerisi gelecek. Sen devleti etnik temelde ayrıştırıyorsun.
BİZDE ÇELİŞKİ YOK: Çok açık bizde bir çelişki yok. Herkesin bizi çok iyi anlaması lazım. Bu konularda çok netiz. Biz 89’da ne diyorsak bugünde aynı şeyi söylüyoruz.
ATATÜRK’LE HESAPLAŞMA ARAYIŞI: (Dersim tartışmasıyla ilgili) Bu olayları ‘merhamet yok bunlarda’ falan diye anlatıyor. Bu tartışma Türkiye bakımından yanlış, sakıncalı. Kurumların çatışması Türkiye’nin şu andaki gündemidir. Böyle bir manzara karşısında başbakan Onur’un sırtından Cumhuriyet’le Atatürk ile hesaplaşma arayışına girdi.
KARARGÂH KURDU: Başbakana ‘karargâh kurdun’ diyorum. Başbakan sesini çıkarmıyor. Benim söylediğim karargâh sadece telefon dinleme ile ilgili değil. Belge üretimi ile ilgili karargâh. Savaş. Askerle ile savaşın, yargı ile savaşın en önemli kaynaklarından biri telefon dinlemelerle elde edilen şey. Tamam da sadece telefon dinlemelerle elde edilen şey değil. Bunların içerde ajanları var istihbaratları var. Bunlar da belge topluyor falan.
AKP’NİN DERİN DEVLET ORGANİZASYONU: Benim ve ailemle ilgili CIA belgeleri ortalıkta dolaştırılmıştı. Bunlarda o karargâhın ürettiği sahte belgelerdir. Öyle çalışan bir karargâh var. Bu çok vahim bir olay. O karargâh AKP’nin derin devlet organizasyonudur. AKP’nin kendi derin devlet karargâhıdır, o karargâh.
Kesilen bağlantıyı TİB’e sor
Baykal ile telefonla yaptığımız görüşmede bir ara telefon kesildi. Kısa bir süre sonra tekrar bağlantı kurduğumda Baykal ile aramızda ilginç bir diyalog geçti. Baykal’ın telefonun dinlendiğine emin göründüğü diyolog şöyle: - Efendim telefon kesildi. Baykal: Evet
- Nasıl oldu?
Baykal: Onu bilemem. Onu Telekomünikasyon İletişim Daresi Başkanlığı’na (TİB) soracaksın.
- Bağlıntıyı mı koparmışlar?
Baykal: Şimdi toparlamışlar.
başınız sağolsun - 21/11/200918:29
CHP VE baykal ülkmizin en gerici zihniyetinden de geriye düşmüştür,geçmiş olsun,başımız sağolsun
haber maalesef dogru deyil - 21/11/200916:8
Cunku, Sayin Baykal hic bir seyi inkar etmedi. O sadece, olaylari carpittigi icin, Erdogan'a cok guzel bir ders daha verdi. Verdi ama, o duymaz ve dinlemez, sadece ezberledigi seyleri hatip olarak soyler durur. Ben bu olayi (Erdogan'in tabiri ile "bir Imam-hatip Ulama'ya saldirdi" diye mansetler ve boylece su anda gecim sikintisi yasayan vatandasi (bir anlik olsa dahi) guldururdum Sayin Editor. Saygilrimla.
EZBERLERİNİ TEKRAR EDİYORLAR. - 21/11/200914:33
Eger kürt sorunu çüzülürse:ordu-mhp-chp nin siyaset alanları daralır-biter.Hergün ölen gencecik fidan gençlerimizin cenaze törenleri de olamıyacağına göre bunların slogan atıp ta kaos ortamı yaratmalarının da önüne geçilmiş olunur.Zaten bunların türkiyenin sosyal,ekonomik,v.s. gibi sorunlarını çüzüme yönelik bir plan projeleri de yok.Bu yönlü bir dert ve çabalarıda yok.bu kadar susmalarıda kendilerince uygun değildir.çünkü bu savaştan beslenip nemalanıyorlar.umut ederimki anadoluda yaşayan t.c vatandaşı her onurlu birey tarihte birçok kere yaptığı gibi kim olursa olsun şiddetten sömürüden insanların ölmesinden yana olanları,kaos yaratanları,insanları birbirine düşürenleri ve savaşta ısrar edenleri teşir edip bertaraf etmesini yinede bilip bunu başaracaktır....