25/02/2010 9:48
Kurucuları arasında Onat Kutlar'ın da yer aldığı Alkazar Sineması, 1 Mart'ta kapanıyor.
İSTANBUL - 1994 yılından bu yana, özellikle sanatsal kaygılarla çekilen nitelikli filmleri sinemaseverlerle buluşturan, kurucu ortakları arasında Onat Kutlar’ın da olduğu Alkazar Sineması, uzun süredir yaşadığı maddi zorluklar nedeniyle 1 Mart’ta kapılarına kilit vuruyor. Bilindiği gibi İstanbul Film Festivali’nin vazgeçilmez mekânı tarihi Beyoğlu Emek Sineması, bir süredir kapalı. Beyoğlu Sineması da bir süredir maddi zorluklar yaşıyor. Böyle giderse günümüz piyasa koşulları karşısında yakında adı sinemayla özdeşleşen Beyoğlu’nda sinema salonu kalmayacak.
Alkazar’ın yönetimi adına açıklama yapan Adalet Dinamit, daha fazla dayanamayıp sinemayı kapatmak zorunda kaldıkları için izleyicilerden özür diledi. Dinamit'in seyirciye mektubu şöyle:
"Mahalle bakkallarının toplumsal yaşamın önemli bir parçası olduğu yıllarda, Ferhan Şensoy, “Kahraman Bakkal Süpermarket’e Karşı” oyununu yazmış ve tiyatrosunda oynamaya başlamıştı. Alkazar Sinemasını bütünüyle yenileyerek 28 Şubat 1994 tarihinde “Germinal” filminin gösterimi ile açılışını yaparak, yeni bir film programı anlayışı ile sinemaseverlerin hizmetine sunan biz Alkazar sinemasının yönetimi; buruk bir hüznü tüm benliğimizle hissettiğimiz şu günlerde bu oyunu yeniden anımsadık.
Büyük alışveriş merkezlerindeki son derece yüksek yatırımlarla yapılan, teknolojik olanaklarla donatılmış olan ve popüler, ticari filmleri izleyiciye sunan 8-10 perdeli sinema salonlarına karşı ya da yanıbaşında adeta kahraman bakkallar gibi küçük, iddiasız sanat sineması olmayı sürdürecek gücümüz ne yazık ki kalmadı.
Sinema salonunu kapatmak zorunda kalışımız nedeniyle, tüm eksikliklerimize rağmen ısrarla Alkazar sinemasında film izlemeye devam eden Alkazar müdavimlerinden ve dostlarından özür diliyoruz.
Bizler, uzunca bir dönem porno filmler gösteren Beyoğlu’nun en eski sinema salonlarından birini, estetik kaygı ile çekilen ve sinema sanatına katkıda bulunan filmlerle izleyiciyi bu tarihi mekanda buluşturabilmek için devir almıştık. O tarihten bugüne kadar, dünya sinemasının ve ulusal sinemamızın seçkin örneklerini izleyiciyle buluşturma çabasında olduk. Geride kalan 16 yılı izleyicimizle birlikte mutlulukla geçirdik.
“Biz Alkazar sineması ile büyüdük”, “Bizim için Alkazar sinemasının yeri ayrıdır” diyen genç arkadaşlarımızla burada tanıştık, onların taleplerini yerine getirmeye, beğenilerini yönlendirmeye, etkilemeye çalıştık. İzleyicilerimizden çokça etkilendik. Onların Alkazar sevdası nedeniyle, her türlü olanaksızlığa, zorluğa direnmeye çalıştık.
Ancak, ne yazık ki artık maddi ve manevi olarak direnecek gücümüz kalmadı. Alkazar sineması, çok uzun bir zamandan beri sınırlı sayıdaki izleyicisinin film izlemek için ödediği bilet satış geliri ile yetinmek zorundaydı. Kendileri de birer Alkazar sevdalısı olan Alkazar sinemasının işletmecileri, son yıllarda bu işletmeyi yaşatmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar, maddi ve manevi her türlü özveride bulundular, ama işte buraya kadar…
Sinema salonlarına bırakınız en küçük destek vermeyi, sinemaları birer sanat mekanı değil, eğlence mekanı olarak görüp olağan vergisel yükümlülüklerinin yanı sıra ayrıca bir de eğlence vergisi adıyla ek yükümlülük getiren, sinema salonlarını Amerikan film endüstrisinin popüler, ticari filmlerine mahkum eden merkezi yönetim, Kültür Bakanlığı, Belediye yönetimleri adına sizlerden özür diliyoruz.
Zaman zaman ekonomik güçlükleri aşabilmek adına, izleyicilerimizin eleştirisine neden olan filmler izlettirdiğimiz için de özür dileriz. Alkazar müdavimlerini, izleyicilerini hayal kırıklığına uğratmamak adına ve devam edebilecek olanaklara sahip olmamamız nedeniyle Alkazar sineması kapanıyor. Kurucu ortaklarımızdan merhum Onat Kutlar’ın da katkısı ve emeği ile 16 yıl önce açtığımız beyaz perdemizi karartmak ve size veda etmek zorunda kaldık. Bunu bizden duyun istedik.
Tek dileğimiz, başka beyaz perdelerin kararmamasıdır.
Hoşçakalın…" (radikal.com.tr)
bir ihtimal... - 25/2/201021:6
Adalet hanimin soyledikleri cok dogru. Sinemanin son zamanlardaki durumu da alkazar severlerin malumu! Alkazar'in boyle aci bir sekilde tarih olmasina gonlum razi olmuyor. Eminim istenirse alkazari yasatacak bir care bulunabilir. Izleyicisinin sahibi - isletmecisi - ortagi - uyesi oldugu bir sinema fikri cok mu hayali? Bu ihtimal cok mu uzak?
High-Tech. - 25/2/201013:50
High-Tech. geldi kardeşim,artık DVD,VCD,Bilgisayar,TV devri.Hele bunlara bir de yarışma ve temcit pilavı gibi dizileri de sokunca,gelsin paralar,deymeyin keyfime.O diziler,altın yumurtlayan tavuk misali bitmek bilmez,ama sinemalar meteliğe kurşun atar ve kapanır.Her insan gibi her toplum da hak ettiğini bulur.Neye pirim verirsen,o ürün üretilir.Derler ya "arz-talep meselesi".Bunu önlemenin yolu mu?Bilinçlenmek,beleşçilik ve lafazanlık yerine etkinliği seçmek,ve de "eğitim şart" diye dalga geçmek yerine gerçekten eğitimin şart olduğunu dikkate almaktır.Hadi geçmiş olsun.
olmaz kardeşim, olmaz... - 25/2/201012:58
alkazar kapanamaz. alkazar'ı kapatmak sinemaya ve tarihi sinema salonlarına yeni bir darbe vurmanın ötesinde, istanbul'un tarihinden, mimarisinden, sanat tarihinden ve kültüründen bir sayfa daha kapatmak demektir. o sinema 1925 senesinde açılmıştır ve değerli bir kültür varlığıdır. alkazar kapanamaz, ya belediye sübvanse etsin ya kültür bakanlığı. kim ne yapacaksa yapsın, yeter ki alkazar kapanmasın.