23/10/2009
İnternetin bedava okumalar önünde sınırsız bir alan açması, kâğıt baskı ürünlerin satış umudunu köreltiyor. İnternetin haber gazeteciliğinde aldığı yolun ağırlığını da düşünelim. Anında olup bitenleri öğrenmek için televizyonlar bile yarışamıyor internetle
SEMİH GÜMÜŞ (Arşivi)
Yayıncılığın, hem de en büyük vitrini olan TÜYAP Kitap Fuarı sırasında konu edilmesinde elbette yarar var. Üstelik bu konularda düşünmeye yatkın olmadığımız da belliyken ve yayıncılığın bir sektör olması için neler yapılması gerektiğine ilişkin adamakıllı düşünüp yazanların sayısı neredeyse birkaç kişiyken, kendiliğinden eleştiri de taşıyan değerlendirmeler en çok da bir kurum gibi düşünüp davranma alışkanlığından kurtulamayanları tedirgin ediyor. Belki doğru: özgür düşünce ve davranış ancak bireylerin kendilerini var ettikleri yerde yaşayabiliyor. Ama eleştirinin de, hele yalnızca mürekkeple kendini var eden bir topluluk içinde, başımızın tacı olması beklenir.
Yayıncılığı asıl uğraşları seçmiş olanların yayıncılığın geleceği üstüne düşünüp taşınmamalarını düşünmek zor. Üstelik bu konuya kafa yormak, kendi geleceğini kurtarmak demek. Gazetelerin hem toplumsal yararının azalmış olması, hem de internet fırtınası karşısında gitgide zayıflaması, dünyada da en ciddi tartışma konuları arasında. Bizde nasıl yayıncılar kendi sorunlarını tartışmıyorsa, gazeteciler de aynı duyarsızlık içinde.
Kâğıt baskı yerine internet gazetesi
Batı’da çok büyük gazetelerin bazılarının kâğıt baskı alanını terk etmesi, bazılarının da terk etmeye hazırlanması yeterince olağanüstü ve epeyce de ilginç bir durum sayılmaz mı? İnternet karşısında gazetecilik işlevlerini tam anlamıyla yapamaz durumuna düşen günlük gazeteler, bu arada küresel krizin doğurduğu olumsuz satış ve karşılanamaz maliyetler yüzünden paraşütsüz düşmeye başlayınca, dünyanın değiştiği görülmüş oldu.
Günlük gazete de olsa, okumak ile ilgili, dolayısıyla varlığını okuma edimine bağlamış bir dünyadan söz ediyoruz. Orada her sabah bir ayağı çukurda uyanılır. Bir de edebiyat yayıncılığı yapmaya çalışıyoruz; okuma kültürünün inanılmaz ölçüde düşük düzeyde kaldığı bir toplumda, kitap satışlarının niçin artmadığı yanında, niçin düşmeye devam ettiğini sorgulamayı da artık anlamsız buluyorum. Çünkü okuma alışkanlığı sanki doğuştan bulunmayan, bir okuma biçimi edinmenin gerekliliğini duymamış, çocukluktan bu yana kendini böyle bir okuma eğitiminden geçirmemiş bir toplumda, ayrıca etkin ve üretici okuma gerektiren edebiyat kitaplarının okunması elbette kolay değildir.
Bu arada internetin bedava okumalar önünde neredeyse sınırsız bir alan açması, kâğıt baskı ürünlerin satış umudunu körelttikçe köreltiyor. Bunun üstüne internetin haber gazeteciliğinde aldığı büyük yolun ağırlığını da koyalım. Hemen o anda olup bitenleri öğrenmek için televizyonlar bile yarışamıyor internetle: tıklayın, sözgelimi hurriyet.com.tr’yi, birkaç dakika önceki olayların ayrıntılarını okuyun. Haber gazeteciliğinin ötesine mi geçmek istiyorsunuz, nytimes.com gibi nitelikli bir internet gazetesi sayfalarca açılıyor önünüzde.
Elbette onlar da biliyor, bedava okunan kendi internet sitelerinin gazetelerinin satışlarına darbe vurduğunu; gelin görün ki, bu arada internet siteleri arasında da geleceğe yatırım için sıkı bir rekabet var. İnternet sitelerinin gelecekte daha kapsamlı biçimde ücretlendirilmesi herkesin kafasında, ama bunun karşılığını alabilen örneklerin sayısı hâlâ pek az. Büyük medya patronları internet sitelerinin paralı olmasını hayal ediyor elbette, ama internet dünyasında seçeneklerin inanılmaz bir hızla çoğalması, en nitelikli olanların bile umudunu kırıyor.
Belki bu arada Wall Street Journal gibi, bir milyonun üstünde abonesi olan internet gazeteleri de var, onun ardından giden nitelikli gazeteler de, ama yalnızca internet gazeteciliği, okumakla doğrudan değil de dolaylı ilişki kurma biçimi olarak hangi açmazlarla karşılaşacaktır, bu şimdilik hesap edilemiyor. Bu yüzden, başta nytimes.com olmak üzere, büyük gazeteler internet sitelerini kâğıt baskılarında ne varsa aynı nitelik ve nicelikte oluşturmaya çalışıyor, tasarım yanını da gözeterek. Sanıyorum önümüzdeki yakın dönemde, bizdeki çok etkin gazete siteleri de öncelikle tasarımlarını yenileyerek bir adım daha öne geçmeye çalışacaktır.
İnternet sitelerinin içeriğinin ve tasarımının en iyi nasıl olacağını bilenlerin aramızda bulunduğunu da pek sanmıyorum. Bildiğini belirten gazeteciler ortaya somut örnekler koymuş değil. Ancak artık kafalar ister istemez yorulmak zorunda. Medyada bu konuyu kendine dert edip sık sık önemli ve yararlı yazılar yazan Serdar Turgut’un neredeyse tek başına kalması, bizdeki medyanın yolunun daha çok uzun olduğunu gösteriyor.
Dergiler ayrı tasarlanmalı
Bizi daha çok ilgilendirense, dergilerin durumu ve geleceği. Medyanın arka odaları, sığıntıları oluşu; değerlerinin aldıkları reklamla tartılması, dergileri hâlâ kapının önündeki kulübeye mahkûm ediyor. Oysa varlıklarıyla yoklukları iki dudak arasında duran dergiler işlevlerini hiçbir zaman olması gerektiği gibi yerine getiremez.
Aynı kaynaktan çıkmış görünseler de, dergi yayıncılığı ile kitap yayıncılığı aslında birbirinden çok farklı iki yayıncılık alanı. Öte yandan, gazetecilikle dergicilik de birbirinden bambaşka. Bir gazete, baştan nasıl tasarlanırsa tasarlansın, yalnızca genel yayın yönetmeninin dümenine bırakılmaz, karışanı görüşeni çok olacağı gibi, orada kolektif yönetimin çeşitli biçimleri de aranıp bulunur, devreye sokulur. Oysa bir dergi, ister aktüel-popüler olsun, ister bir edebiyat dergisi, bir kurul ile yönetilmekten çok, son sözü her zaman tek kişinin, yayın yönetmeninin verdiği bir tasarım ve çalışmanın ürünüdür.
Bir derginin özgünlüğü, ancak yenilikçi ve kendine özgü anlayışı olan yayın yönetmeninin tek seçici ve karar verici olduğu bir yönetim biçiminin bulunduğu yerde ortaya çıkabilir. Dergilerin internet dünyasındaki konumuysa, yalnızca bizde değil, dünyada da yolun başında. Otuz yıldan beri edebiyat dergileriyle içli dışlı olduktan sonra, şu sıralarda kâğıt baskıda ulaştığımız niteliğe uygun bir internet edebiyat dergisinin hayalini kuruyorum. İdefix.com’un girişimiyle başlayan sabitfikir.com, bu konuda atılmış en ciddi adım görünüyor. Umarım etkin bir internet dergisi olmaktan da önce, gelecekte örnek alınacak bir niteliğe kavuşmayı amaçlar. Sabitfikir.com’a, kitap ve dergi yayıncılığı ile internet arasındaki ilişkileri tartışmasını öneriyorum. Büyük bir katkı sağlanmış olur.
notoskitap.blogspot.com