9  Şubat 2010, Salı

Son Güncelleme  20:17

Lazlar da adlarını istedi

15/05/2009 10:58

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Kürtçe eski köy isimlerinin iade edilebileceğine ilişkin sözlerinin ardından, Karadenizliler de Lazca olan kendi eski köy isimlerinin yeniden kullanılmasını istedi.
Laz Kültür ve Dayanışma  Derneği Başkanı Hasan Oral, bugüne kadar yasal başvurular yaptıklarını, ancak sonuç alamadıklarını ifade ederek, “Devletten politik adımlar bekliyoruz. En azından süren idari işlemlerde yanıt almak istiyoruz” dedi. Aynı şekilde Lazca televizyon yayını ve Lazca eğitim talepleri de olduğunu kaydeden Oral, Anayasa’da farklı etnik kimliklerin tanımlanmasına da olumlu baktıklarını ifade etti.
Oral’ın verdiği bilgiye göre UNESCO’nun 21 Şubat 2009 Dünya Anadili Günü öncesinde yayımladığı Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre, Lazca Türkiye’de yok olma tehditi altındaki 15 dilden biri. Oral, bu çerçevede Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Kuzey ve Güney Kafkas dillerinin araştırılacağı bir enstitü kurulmasını istiyor.
Lazca’nın ve Laz kültürünün yok olmaması için eski köy isimleri ve coğrafi isimlerin de yeniden iade edilmesi gerektiğini kaydeden Oral “Lazlar en güzel türküleri derelere yaktı ama şimdi derelerin isimleri Türkçe. Binlerce yıldan beri kullanılan Lazca yer isimleri 1950’li yıllarda değiştirildi. Laz halkının hafızasından tarihine, atalarına tanıklıklarının göstergesi olan yer isimlerinin değiştirilmesi büyük bir haksızlık. Adların değiştirilmesi, Lazları kültür erozyonuna uğrattı” dedi.




Türkiye kategorisindeki tüm haberler »

Okur Yorumları (1 Yorum)

Fransa eki başkanı ve başmason Michel Rocad'a göre: - 15/5/200915:45

Fransa eki başkanı ve başmason Michel Rocad'a göre: "Türkiye, AB'nin hayat sigortası" sayılıyor! Eski bir Fransız başbakanı için oldukça ileri sözler bunlar. Fransızların neredeyse yüzde 80'i Türkiye'nin müstakbel AB üyeliğine itiraz ederken, 1988-1991 yılları arasında başbakanlık yapmış olan Michel Rocard, bütün Fransa'yı tahrik eden "Türkiye'ye Evet" kitabını yazıyor. Eylül ayı başında yayınlanan ve kuvvetli bir şekilde 'tam üyeliği' savunan kitap, Fransa'nın AB dönem başkanı olduğu bir dönemde yayınlanırken kamuoyundaki tartışmaları körüklüyor. "Türkiye'ye ilişkin muazzam bilgi eksikliği üzerine kitabı yazmaya karar verdim." diyen Rocard, AB'nin geleceğinin Türkiye'den geçtiğini söylemekle yetinmiyor, Türkiye'nin 'yaşlı kıtanın' hayat sigortası olduğunun altını çiziyor. Yani psikolojik ve ekonomik yönden çözülen ve çöken Avrupa, Türkiye'yi içine alıp kullanabilirse Siyonist ve emperyalist sömürü saltanatının devam edeceğini söylüyor. Münafık Zaman Gazetesi de bunu manşetten överek veriyor. Avrupa Parlamentosu'ndaki ofisinde Zaman'a konuşan eski Başbakan ekonomi, nüfus, ortak dış politika, İslam âlemi ile ilişkiler ve enerji kaynaklarının Avrupa'ya güvenli ulaşımı için Türkiye'nin üyeliğini şart görüyor. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin Türkiye ile müzakereleri durdurmaya teşebbüs dahi edemeyeceğini kaydeden Rocard, böyle bir hamlenin hem Sarkozy'nin kendi kabinesinde mukavemet göreceğini hem de AB'yi 'felç edeceğini' düşünüyor. Rocard'a göre İslam âlemi ile sağlıklı ilişkiler kurabilmenin yani sömürebilmenin tek yolu Türkiye'nin üyeliğinden geçiyor. Tarih olarak da 2023'ü veriyor, Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yıldönümünü önemsiyor. Türkiye'de ordunun zayıflatılıp, polisin güçlü kılınması da onun için önemli sayılıyor. http://www.beyazrenkler.org/forum/showthread.php?t=15091

ADnet