8. Koruyucu Toprak İşleme ve Doğrudan Ekim Çalıştayı

8. Koruyucu Toprak İşleme ve Doğrudan Ekim Çalıştayı
8. Koruyucu Toprak İşleme ve Doğrudan Ekim Çalıştayı
- ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Kibar: - "Ülkemizdeki tarım alanlarının sürdürülebilir yapıya kavuşması, üreticilerimizin dünyayla rekabet edebilir konumda olması için koruyucu toprak işleme ve doğrudan ekim konusuna daha fazla ağırlık verilmesi gerekiyor"

ADANA (AA) - Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar, Türkiye 'de tarım alanlarının sürdürülebilir yapıya kavuşması ve üreticilerin dünyayla rekabet edebilmesi için koruyucu toprak işleme ve doğrudan ekim konusuna ağırlık verilmesi gerektiğini bildirdi.

ÇÜ'den yapılan açıklamaya göre Kibar, Ziraat Fakültesi Akif Kansu Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen "8. Koruyucu Toprak İşleme ve Doğrudan Ekim Çalıştayı"nda, doğal kaynakların kullanımı ve korunması ile artan dünya nüfusunun temel gereksinimlerinin karşılanmasının, araştırmacıları tarımsal üretim yöntemlerinde yeni arayışlara yönlendirdiğini belirtti.

Üretim kaynağı olan toprağın verimliliğini koruyarak, tarımsal ekosisteme uyumlu, yüksek verimli, düşük maliyetli, sağlıklı ve kaliteli ürünler elde etmenin amaçlandığını aktaran Kibar, şunları kaydetti:

"Sürdürülebilir tarımın temel felsefesini de oluşturan bu amaçlar doğrultusunda, birim alandan elde edilen üretimi artıracak gerekli önlemleri alırken, aynı zamanda doğal üretim kaynaklarının gelecekte maruz kalacağı verimsizliği önlemek ve ekonomik gelişmeyi sağlamak da temel esastır. Ülkemizdeki tarım alanlarının sürdürülebilir yapıya kavuşması, üreticilerimizin daha karlı ve verimli modellerle işlem yürütüp, dünyayla rekabet edebilir konumda olması için koruyucu toprak işleme ve doğrudan ekim konusuna daha fazla ağırlık verilmesi gerekiyor."

Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeliha Bereket Barut da koruyucu toprak işlemenin, en önemli tarımsal uygulamalardan olduğunu belirtti.

Artan dünya nüfusu, üretim alanlarının son noktasına dayanması, tarımsal üretimde birim alandan daha fazla verim alınması zorunluluğunun üreticileri yoğun teknoloji kullanımına ittiğine dikkati çeken Barut, şu ifadeleri kullandı:

"Endüstriyel tarım uygulamaları, 20. yüzyılın son çeyreğinde insan sağlığı ve çevresel etkileri nedeniyle tartışılır hale geldi. Artan girdi ve enerji fiyatları, çevresel ve toprak bozumunun artışı, kırsal yoksulluğun yükselişi, iklim değişiklikleri, su kıtlığının yaygınlaşması, gıda güvenliği gibi nedenlerle koruyucu toprak işleme ve doğrudan ekim uygulamaları, sürdürülebilir tarımsal kalkınmanın ana bileşenlerinden biri olmasını sağlamıştır."