Ahşap işçiliğini yaşatmaya çalışıyor

Ahşap işçiliğini yaşatmaya çalışıyor
Ahşap işçiliğini yaşatmaya çalışıyor
- Kültür ve Turizm Bakanlığının "ahşap işçiliği sanatçısı" unvanını verdiği Ömer Erdoğan, yüzyıllardır süregelen sanatı, Adana'daki atölyesinde kursiyerlere öğreterek yaşatmayı hedefliyor - Erdoğan: - "Amacım unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını elimden geldiğince ayağa kaldırmak"

ADANA (AA) - Kültür ve Turizm Bakanlığının "ahşap işçiliği sanatçısı" unvanını verdiği Ömer Erdoğan, Adana'da kurduğu atölyeyle, unutulmaya yüz tutan sanatını kursiyerlere öğreterek yaşatmaya çalışıyor.

Adana'nın tarihi Kazancılar Çarşısı'ndaki atölyesinde verdiği kursta sanatının inceliklerini anlatan Erdoğan, AA muhabirine, mesleğe, 8 yaşında mobilya boyacılığıyla girdiğini söyledi.

Ahşap işlemeciliğine hobi olarak başladığını dile getiren Erdoğan, "Ancak ardından bu işin nesilden nesle aktarılması gerektiğine inandım. Amacım unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını elimden geldiğince ayağa kaldırmak. Adana ve ülkeme bu şekilde hizmet etmek istiyorum" diye konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanlığından 2 yıl önce "ahşap işçiliği sanatçısı" unvanını aldığını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Geleneksel el sanatlarından ahşap tornacılığı, oymacılığı, boyaması, yakma tekniği ve taş işlemeciliği üzerine çalışıyorum. Ahşap tabağı tornada çekiyorum, katmerli boyalarla üzerine çizim yaptıktan sonra, kaya taşının fosilleşmiş yanını kimyasalla karıştırıp işliyorum. Sedef kakmacılığı, ahşap oymacılığı ve taş işlemeciliği üzerine de atölyemde kurs veriyorum. Kursuma her yaş grubundan insan geliyor."

Bugüne kadar eserlerinden oluşan 17 sergi açtığını ifade eden Erdoğan, bazı eserlerini, aralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da bulunduğu devlet adamlarına hediye ettiğini belirtti.

Sedef kakmacılığını öğrenen kursiyer Sibel Ertik ise 1,5 aydır Ömer Erdoğan'dan ders aldığını anlattı.

Erdoğan'ın sergisini gezince kendisiyle tanışmak istediğini dile getiren Ertik, şöyle konuştu:

"Burada sedef kakma sanatını öğreniyorum. Çekici bazen elime vuruyorum ama o canımı acıtmıyor, çünkü unutulmaya yüz tutmuş bir sanatı yeniden gündeme getiriyoruz. Birçok arkadaşım bana 'O nasıl bir şey' diye soruyor. Bence bu sanatlar unutulmamalı ve herkes öğrenmeli."