AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik:

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik:
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik:
- "Biz Rus hükümetiyle kendimizi hasım ya da düşman görmüyoruz. Bu uçağın Rus uçağı olarak düşürülmesi söz konusu değil. Kimliği bilinmeden düşürülmüştür, angajman kuralları çerçevesinde. Üzüntü verici bir tablo ortaya çıkmıştır ama bu tablo Türkiye'nin özür dileyeceği bir mesele değildir" - "Türkiye bu gibi durumlarda kendi yolunu bulabilecek bir ülkedir. Ama temennimiz krizin siyasi ve askeri diyalog yolları tam işletilerek çözülmesidir"

ADANA (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Biz Rus hükümetiyle kendimizi hasım ya da düşman görmüyoruz. Bu uçağın Rus uçağı olarak düşürülmesi söz konusu değil. Kimliği bilinmeden düşürülmüştür, angajman kuralları çerçevesinde. Üzüntü verici bir tablo ortaya çıkmıştır ama bu tablo Türkiye'nin özür dileyeceği bir mesele değildir" dedi.

Çelik, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı ile partisinin Adana İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecin Rusya ile ilişkilerde bundan sonra nasıl bir yol izleneceği yönündeki sorusunu yanıtladı. 

Türkiye'nin 2012'de savaş uçağının düşürülmesinin ardından angajman kuralları ilan ettiğini anımsatan Çelik, 3-4 Ekim'de de Rus uçaklarının Türk hava sahasını ihlal etmesi neticesinde de bu angajman kurallarının yenilendiğini bildirdi.

 "Şimdi burada sanki bu angajman kuralları bilinmiyormuş da böyle bir sonuç ortaya çıkmış gibi bir değerlendirme yapılıyor" ifadesini kullanan Çelik şöyle konuştu:

"Açık ve net bir şekilde söylemek isterim, 3-4 Ekim'deki angajman kurallarının yenilenmesinden sonra bu angajman kurallarının neler içerdiğini Rus tarafına da diğer taraflara da açık bir şekilde Türkiye anlattı. Dolayısıyla, bu kuralların neler içerdiğini herkes biliyor. Bu konuda da TSK'ya hükümetimiz tarafından daimi emir verilmiştir. Hava sahasının ihlali halinde bu vur emri silahlı kuvvetlere daimi emir olarak verilmiştir. Bir de şunu unutmamak gerekir Yunanistan'la da karşılıklı oluyor. Daha önce de Rusya ile Karadeniz'de oldu. Fakat şunu unutmayalım, Suriye bir savaş bölgesidir. Suriye'den Türkiye'ye dönük bir tehdit vardır. Bu tehdidin bir neticesi olarak bir uçağımız düşürülmüştür geçmişte. Kendi topraklarımızda çeşitli saldırılar olmuştur. Dolayısıyla, bu angajman kuralları her egemen devletin kendi vatan savunması açısından ortaya koyduğu türden kurallardır."

Rusya ile Türkiye'nin düşman olmadığını iki ülke arasında stratejik ortaklık bulunduğunu vurgulayan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Rusya ile bir stratejik ortaklığımız var. Rusya'yı bir dost ülke olarak görüyoruz. Çok eskiye dayanan ilişkilerimiz var. İnsani ilişkilerimiz çok büyük. Turizm açısından en önemli misafirlerimiz, Türkiye'de ev sahibi gördüğümüz Ruslar. Ayrıca enerji konusunda ilişkilerimiz çok yoğun. Şimdiye kadar siyasi meseleleri, örneğin Suriye konusunda anlaşamıyoruz, diğer meseleleri parantezde tutarak ele almayı becerdik. Dolayısıyla, birkaç kez ifade edildi,  Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız ifade etti. Siyasi ve askeri diyalog kanalları açıktır. Bunun Rusya'da bir iç politika malzemesi yapılmaması lazım. Biz Rus hükümetiyle kendimizi hasım ya da düşman görmüyoruz. Bu uçağın Rus uçağı olarak düşürülmesi söz konusu değil. Kimliği bilinmeden düşürülmüştür, angajman kuralları çerçevesinde. Üzüntü verici bir tablo ortaya çıkmıştır ama bu tablo Türkiye'nin özür dileyeceği bir mesele değildir, çünkü angajman kuralları işlemiştir. Türkiye angajman kuralları çerçevesinde hareket etmiştir. Egemen bir devlet olarak ve gereğini yapmıştır. Dolayısıyla siyasi ve askeri diyalog kanallarını işleterek konunun çözülebileceğini düşünüyoruz."

İki ülke halkını rencide edecek şekilde yaptırımlar ortaya konulmasının doğru olmadığını savunan Çelik, "Biraz duygusal davranıldığını düşünüyorum. Dolayısıyla, Türkiye'nin her zaman B planı da vardır C planı da vardır. Türkiye bu gibi durumlarda kendi yolunu bulabilecek bir ülkedir. Ama temennimiz krizin siyasi ve askeri diyalog yolları tam işletilerek çözülmesidir. Dışişleri Bakanımızın Rus Dışişleri Bakanı Lavrov'la yaptığı görüşme de önemli bir aşama olabilir" değerlendirmesinde bulundu.