AK Parti'nin Adana mitingi

AK Parti'nin Adana mitingi
AK Parti'nin Adana mitingi
- Genel Başkan Yardımcısı Çelik: - "AK Parti olmasaydı, bugün Türkiye'de vatanımıza, milletimize kasteden bu terör örgütleriyle mücadele edecek bir irade ortaya çıkmayacaktı. Ama bir kere daha gördük ki AK Parti varsa bu ülke sahipsiz değildir. AK Parti varsa Türkiye'nin geleceği parlaktır. AK Parti varsa birlik, dirlik ve kardeşlik her zaman ve her zeminde ayakta olacaktır" - "Mesele sadece Erdoğan meselesi değil. Mesele sadece Davutoğlu meselesi değil. Mesele sadece AK Parti meselesi değil. Türkiye'yi bunlardan yoksun bırakarak, Türkiye'nin gücünü zayıflatmak istiyorlar. Türkiye'nin demokrasisini zayıflatmak istiyorlar. Sizin alın terinizi çalmak istiyorlar. Milli iradeyi çalmak istiyorlar"

ADANA (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, "AK Parti olmasaydı, bugün Türkiye'de vatanımıza, milletimize kasteden bu terör örgütleriyle mücadele edecek bir irade ortaya çıkmayacaktı. Ama bir kere daha gördük ki AK Parti varsa bu ülke sahipsiz değildir. AK Parti varsa Türkiye'nin geleceği parlaktır. AK Parti varsa birlik, dirlik ve kardeşlik her zaman ve her zeminde ayakta olacaktır" dedi.

Çelik, partisinin Adana mitinginde yaptığı konuşmada, 2002 seçimleri öncesinde, o dönem AK Parti Genel Başkanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın siyasi yasaklı olması nedeniyle, bu yasak kalkıncaya kadar kendisinin "milletvekili sıfatını kullanmayacağını" söylediğini belirtti.

Vatandaşların yasakları, AK Parti'nin önündeki engelleri kaldırdığını, milletin büyük yürüyüşünü engellemek isteyenlere Adana'dan cevap verildiğini ifade eden Çelik, aradan geçen 14 yılda büyük yürüyüşlerinin aynı güçle, coşkuyla, ilk günkü aşkla sürdüğünü, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı yapıldığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun liderliğinde Türkiye'yi yeni ufuklara, hedeflere ulaştırmak için ilk günkü aşkla yorulmadan, bıkmadan yollarına devam ettiklerini anlatan Çelik, şunları söyledi:

"Türkiye'deki, milletin önünü kesen tüm vesayet odaklarını kaldırdık. Türkiye'de milletin önüne koyulan bütün engelleri kaldırdık. Bu ülkeyi güçlü bir demokrasiye kavuşturduk. Bu ülkeyi kuvvetli bir ekonomiye kavuşturduk. Bu ülkeyi itibarlı bir dış politikaya kavuşturduk. Bunun hepsinin sahibi, hepsini gerçekleştiren sizlersiniz. Siz bu ülkenin gerçek sahiplerisiniz. Siz bu ülkeyi yönetmeye yegane hakkı olanlarsınız. Sizin iradenize el koymaya çalışanlara, sizin iradenize ortak olmaya çalışanlara biz AK Parti kadroları, her zaman ve her zeminde sonuna kadar direndik. Sizin iradenizden başka bir irade tanımadık."

Siyasi hayatta gelip geçen pek çok partinin, hükümetin, muhalefetteyken oy istediklerinde milletin sesine kulak verip, sözünü dillendirdiklerini belirten Çelik, ancak bunların, iktidara geldiklerinde sözlerini unutup milletin sesine kulak vermez olduklarını bildirdi.

Çelik, AK Parti'nin ise oy isterken milletin sesini dinlediği, sözüne kulak verdiği gibi, iktidardayken de bunları yaptığını, sadece milletten emir ve talimat aldığını vurguladı.

- "Biz önce Allah'a, sonra millete dayanmışız"

Türkiye'yi daha büyütmek, güçlendirmek için, ülkenin birliği, dirliği, kardeşliği için AK Parti'nin ne kadar kıymetli, vazgeçilmez ve önemli olduğunun 7 Haziran'dan sonra bir kez daha görüldüğüne dikkati çeken Çelik, "7 Haziran'da milletimiz AK Parti'ye tek başına iktidar olma fırsatı vermedi. Biz 'Aziz milletimizin kararına saygı duyuyoruz' dedik. AK Parti'ye göre 'Millet ne derse o olur.' Biz önce Allah'a, sonra millete dayanmışız" ifadelerini kullandı.

- "AK Parti olmasaydı..."

Çelik, Başbakan Davutoğlu'nun 7 Haziran'dan sonra tüm partileri ziyaret ettiğini, hepsine elini uzatıp "Gelin Türkiye'yi bir hükümete kavuşturalım. Gelin Türkiye'yi hükümetsiz bırakmayalım" dediğini ancak uzatılan bu elin küçük hesaplarla havada kaldığını belirtti.

Ezan okunması nedeniyle konuşmasına bir süre ara veren Çelik, daha sonra şöyle devam etti:

"AK Parti olmasaydı, Türkiye de hükümetsiz kalacaktı. Ama onlar iki aylık bir hükümet sorumluluğundan bile kaçarlarken, bir tek AK Parti 'Ben bu ülkeyi sahipsiz bırakmam, ülkeyi hükümetsiz bırakmam' dedi ve elini taşın altına soktu. Şimdi de görüyoruz ki 7 Haziran'dan sonra AK Parti kadroları Türkiye'ye sahip çıkmasaydı, Türkiye sahipsiz kalacaktı. Bahçeli, iktidar sorumluluğundan kaçtı. Türkiye'nin terörle mücadelesinin en kritik zamanlarında Başbakanımız, MHP 'ye 'Türkiye kritik, zor bir zeminden geçiyor. Gelin bu terörle mücadelemize destek verin' dedi. Ama ne dediler, 'Hayır, hayır, hayır.' Yani 7 Haziran'da milletin verdiği mesaja direndiler, kulak vermediler, milletin sözünü dinlemediler.

AK Parti olmasaydı, bugün Türkiye'de vatanımıza, milletimize kasteden bu terör örgütleriyle mücadele edecek bir irade ortaya çıkmayacaktı. Ama bir kere daha gördük ki AK Parti varsa bu ülke sahipsiz değildir. AK Parti varsa Türkiye'nin geleceği parlaktır. AK Parti varsa bu vatanın geleceği güçlü ve kuvvetli olacaktır. AK Parti varsa birlik, dirlik ve kardeşlik her zaman ve her zeminde ayakta olacaktır."

Çelik, 1 Kasım'da AK Parti tek başına iktidar olduğunda, ülkeye kast eden bu terör örgütlerine en büyük cevabın verileceğini kaydetti.

- "AK Parti bu ülkeyi yönetmeye devam edecek"

Yurt dışında bazı odaklar ve ülkedeki muhalefet partilerinin "Erdoğan'ın cumhurbaşkanı, Davutoğlu'nun da başbakan olmadığı bir Türkiye istediğini' ifade eden Çelik, muhalefet partilerinin tıpkı dışarıdakiler gibi, dışarıdakilerle aynı koronun içinde yer aldığını dile getirdi.

Çelik, şöyle devam etti:

"Mesele sadece Erdoğan meselesi değil. Mesele sadece Davutoğlu meselesi değil. Mesele sadece AK Parti meselesi değil. Türkiye'yi bunlardan yoksun bırakarak, Türkiye'nin gücünü zayıflatmak istiyorlar. Türkiye'nin demokrasisini zayıflatmak istiyorlar. Sizin alın terinizi çalmak istiyorlar. Milli iradeyi çalmak istiyorlar. Türkiye'yi sizin yönetme hakkınızı çalmak istiyorlar. Türkiye'yi yine zayıf düşürmek istiyorlar. Ama Erdoğan yine başımızda cumhurbaşkanı, Davutoğlu başbakan olmaya sizin desteğinizle devam edecek. AK Parti bu ülkeyi yönetmeye devam edecek. Ve demokrasimiz güçlenecek, Türkiye güçlenecek. 2023'e güçle, kuvvetle, birlik, dirlik, kardeşlik içinde Adana olarak hep beraber yürüyeceğiz."

- "Ters yüz etmek istiyorlar"

Çelik, ülkenin, vatanın, en kritik dönemeçlerinden birinden geçtiklerini, 1 Kasım seçimlerinin, sadece AK Parti'nin tek başına iktidara gelme meselesi değil bunun memleket, Türkiye meselesi olduğunu söyledi.

AK Parti'nin önünü kesmek isteyen odakların, çocukların daha iyi eğitim, sağlık hizmeti alması, daha iyi üniversitelerde okuması, daha iyi koşullarda iş bulması için partilerinin ülkeye kazandırdıklarını, ters yüz etmek istediklerini anlatan Çelik, bu odakların Türkiye için hayırlı şeyler düşünmediğini kaydetti.

Çelik, 7 Haziran'dan bu yana geçen zamanda, AK Parti'nin 14 yılda Türkiye'ye kazandırdığı her şeyin berhava edilmeye çalışıldığını belirtti.

Birbirleriyle benzemeyenlerin, yan yana gelmeyenlerin AK Parti düşmanlığında ortaklık ettiğini, aynı sıralarda oturduğunu, yan yana gelip, kol kola girdiğini ifade eden Çelik, "Ama her şeyi hesap ediyorlar, bir şeyi hesap edemiyorlar. Bir şeyi halledemiyorlar. Bir şeyi anlayamıyorlar. O da sizin AK Parti'ye verdiğiniz bu güçlü desteği anlayamıyorlar. Bunu hesap edemiyorlar. Onun için sizin AK Parti'ye desteğiniz sürdüğü müddetçe onların hepsinin bütün planları boşa çıkacak. Bütün projeleri boşa çıkacak. Ve biz bütün bu planları, projeleri öncelikle Adana'dan boşa çıkaracağız" değerlendirmesinde bulundu.

- "Her bir kardeşimiz 5 kişiyi ikna etsin"

Partililerden, 1 Kasım'a kadar yürüyüşlerinde yorulmamalarını, bıkkınlık göstermemelerini, gece ve gündüz koşmaktan geri durmamalarını isteyen Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:

"Her bir kardeşimiz, 5 kişiyi sandığa götürsün. Her bir kardeşimiz 5 kişiyi ikna etsin. Anlatsın ona, bu mesele AK Parti meselesi değil sadece, bu mesele memleket meselesi, bu mesele Türkiye'nin büyümesi meselesi. Bu mesele Türkiye'nin geleceği meselesi. Bu mesele vatanseverlik meselesi. Bu mesele vatanperverlik meselesi. Bakın biz sizin verdiğiniz yetkiyle her türlü terörle, belayla, düşmanla Allah'ın izniyle sonuna kadar mücadele ederiz."