Baba mesleğini 70 yıldır sürdürüyor

Baba mesleğini 70 yıldır sürdürüyor
Baba mesleğini 70 yıldır sürdürüyor
- Kalay ustası 83 yaşındaki Cabbar İhsan Yaraşık, babasından devraldığı mesleği 70 yıldır devam ettiriyor - Yaraşık: ''Çırak bulamıyoruz. Kimse bu işi yapmak istemiyor. Evlatlarımdan birinin mesleğimi devam ettirmesini çok isterdim. Fakat onlar da çeşitli mesleklere yöneldi. Benden sonra bu mesleğin yok olmasından korkuyorum''

ADANA (AA) - Kalay ustası 83 yaşındaki Cabbar İhsan Yaraşık, babasından devraldığı mesleği 70 yıldır sürdürüyor.

Kent merkezindeki Kazancılar Çarşısında yeri bulunan Yaraşık, AA muhabirine, kalaycılığın bir zamanların gözde meslekleri arasında bulunduğunu belirterek, artık bu mesleğin yok olmaya yüz tuttuğunu ifade etti.

- "Kalaycılık mesleğinin yok olmasından korkuyorum"

Mesleği babasından öğrendiğini belirten Yaraşık, bakırı döverek başladığı bu işte zamanla kap kalaylamayı öğrendiğini dile getirdi. Mesleği devam ettirmeye çalışan son kişilerden olduğunu aktaran Yaraşık, "Çırak bulamıyoruz. Kimse bu işi yapmak istemiyor. Evlatlarımdan birinin mesleğimi devam ettirmesini çok isterdim. Fakat onlar da çeşitli mesleklere yöneldi. Benden sonra bu mesleğin yok olmasından korkuyorum'' dedi.

- ''Bakır kapta yemek yemek ayrı bir zevkti''

Çelik ve alüminyum kap kullanımının bakır kapların sonunu hazırladığını dile getiren Yaraşık, "Bakır kap, kullanıcılara daha lezzetli yemek yeme fırsatı sunuyor. Fakat onun kullanımı her geçen gün azalıyor. Böyle giderse bakır kaplar fabrikalarda toplu olarak eritilecek. Artık Türk toplumunda bakır kapların emaresini göremeyeceğiz'' şeklinde konuştu.

Kazancılar Çarşı'nda daha önce onlarca kişinin bu mesleği yaptığını ancak ilginin azalmasıyla iki kişi kaldıklarını aktaran Yaraşık, şöyle devam etti:

''Eskiden işlerin yoğunluğu nedeniyle evimize gidemediğimiz zamanlar olurdu. O dönemlerde bakır kap kullanımı yaygındı. Köylere bile kap kalaylamaya giderdik. Adana'nın merkezi ve köylerinin tamamı o zamanlarda bakır kap kullanırdı. O devirde çelik ve alüminyum yoktu. İnsanlar tüm işlerinde bakırı kullanıyordu. Bakır leğenlerde üzüm kaynatılır pekmez yapılır, buğday kaynatılır bulgur yapılırdı. Bu meslek sayesinde  emekli  oldum. Fakat çok sevdiğim mesleğimi bırakamıyorum. Ömrüm ve sağlığım el verdikçe bu mesleği yapmak istiyorum. Benden sonra bu mesleğin sürdürülemeyecek olmasına da inanmak dahi istemiyorum."

 

 


    ETİKETLER:

    Adana

    ,

    Yemek

    ,

    emekli

    ,

    ,

    kent

    ,

    iş yeri