Engelli oğlu için spor kulübü kurdu

Engelli oğlu için spor kulübü kurdu
Engelli oğlu için spor kulübü kurdu
- Adana'da, serebral palsi hastası olan engelli oğlu için yüzme tavsiye edilmesi üzerine 9 yıl boyunca yazlık kiralayan anne, bireysel olarak katıldığı yüzme yarışında oğlunun sevincini görünce yarışmalardan daha kolay haberdar olabilmek için engelli spor kulübü kurdu - Eruçar: - "Çocuğunuzu iyileştirmek istiyorsanız engelli olduğunu kabul edin.' Bu cümle beni çok etkilemişti. Ben ilk önce çocuğumun engelli olduğunu kabul etmeye çalıştım"

ADANA (AA) - ÖMER FANSA - Adana'da spastik serebral palsi (SP) hastası olan engelli oğlu için engelli spor kulübü kuran Zehra Eruçar'ın kulübünde, 40'tan fazla engelli çocuk ve genç yüzme, masa tenisi, halter yapıyor.

Eruçar, şu anda 22 yaşında olan oğlu Batuhan'ı, 6 aylık olduğu sırada oturamaması nedeniyle şüphe üzerine doktora götürdü. Oğluna spastik SP teşhisi konulan Eruçar, engelli oğlu için o andan itibaren eşine fazla rastlanmayan bir çaba içine girdi. 

Bir yandan kütüphanelerden hastalık hakkında bilgi almak üzere kitaplar okuyan, kitaplardan öğrendiği egzersizleri oğluna uygulayan Eruçar, bir yandan oğlunun tedavisini sürdürdü, işi ve evini idare etti, diğer iki çocuğuyla ilgilendi. Anne, bir doktorun "yüzme" tavsiyesi üzerine 9 yıl süresince kiraladığı yazlıkta havuzda yine kitaplardan öğrendiği yöntemlerle oğluna egzersiz yaptırdı, yüzmeyi öğretti. Yüzme bilmeyen Eruçar, bu sırada yüzme de öğrendi.

Eruçar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oğlunun oturmaması nedeniyle gittiği doktorların SP teşhisi koyduğunu, bu durumu ilk öğrendiğinde "başından aşağıya kaynar su dökülmüş" gibi olduğunu ancak daha sonra o zamana kadar hiçbir fikri ve bilgisi olmayan bu rahatsızlığı anlamaya, öğrenmeye çalıştığını söyledi.

Hastalık hakkında bilgi edinmek istediğini ancak o dönemlerde internet olmadığı gibi televizyonlardan da bu tür bilgiler alma imkanı olmadığını anlatan Eruçar, oğluna yardımcı olabilmek için kültür merkezlerine kütüphanelerine gittiğini, kimi günler günde 8 saat kitap okuduğunu kaydetti.

O zamana kadar spastik gibi hastalık duyduğunda halk arasında çok yakışıksız benzetmeler yapıldığını gördüğünü ancak hakkında bilgi sahibi olunca aslında öyle olmadığını ifade eden Eruçar, şunları söyledi:

 "Aileme oğlumun spastik olduğunu söyleyince herkes çok şaşırdı çünkü spastiğin ne olduğunu bilmiyorlardı. Kütüphanede kitaplar okurken bir yazı sürekli benim dikkatimi çekti. O yazı benim hala aklımdadır. 'Çocuğunuzu iyileştirmek istiyorsanız engelli olduğunu kabul edin.' Bu cümle beni çok etkilemişti. Ben ilk önce çocuğumun engelli olduğunu kabul etmeye çalıştım. O zamanlar daha rehabilitasyon merkezleri yeni yeni açılmaya başlamıştı. Çok araştırdım, kitaplar, gazeteler, dergiler..."

- Yazlık kiraladı yüzme öğrendi 

Eruçar, oğlunu 6 yaşındayken kontrole götürdüğü sırada bir doktorun oğlunu yüzme sporu yaptırması tavsiyesinde bulunduğunu belirtti.

Tavsiyeyi yerine getirmek için çaba harcadığını ifade eden Eruçar, şöyle devam etti:

"Eşimle konuştuk. Bir yazlık kiraladık. 9 yıl sürdü bu. Oğlumun fizik tedavi hareketleri vardı. Sabah ve akşam her gün saatinde onları uygulamaya başladım. İşin tuhaf tarafı o zaman ben de yüzme bilmiyordum. Daha sonra oğlumla birlikte yüzmeyi öğrendim. Yüzme konusunda sürekli video görüntüleri izledim, dergiler, kitaplar okudum." 

- Epilepsi nöbetleri sona erdi

Eruçar, oğlunun 3 yaşından sonra epilepsi nöbetleri geçirmeye başladığını, doktorların kendilerine gelişim dönemlerinde çocuğun epilepsiyi yenebileceğini, ergenlikten sonra artık geçmeyeceğine dikkat çektiklerini anlattı. 

Yüzme sporuyla epilepsiyi de yendiklerini ifade eden Eruçar, "8 yaşındayken, yüzmeye başladıktan 2 yıl sonra Batuhan epilepsiyi yendi. Gitgide geriledi şu anda epilepsi ilacı da kullanmıyor. Nöbetleri, kasılmaları yok" dedi.

- 11'inci oldu 

Eruçar, oğlunun yüzmeye devam etmesi için kentte bir kulüp olmadığı gibi yüzmesi için gittiği yüzme havuzu tesislerine de alınmadığını, yüzmesini geliştirecek bir eğitmen dahi bulamadığını anlattı.

Daha sonraki günlerde bir yerde bedensel engellilere yönelik bir yüzme şampiyonası olduğunu öğrendiklerini, eşinin kendi imkanlarıyla oğlunu yarışmaya götürdüğünü ifade eden Eruçar, "Orada 11'inci oldu oğlum. 11'inci olunca çok keyfe, aşka geldi. Dedi ki 'Ben bu işi yapacağım, yüzeceğim.' Çok mutluluk verici bir şeydi" diye konuştu.

Oğlunun bu tür yarışmalara devam etmesine karar verdiklerini belirten Eruçar, ancak bireysel olarak bu tür faaliyetlerin çok masraflı olması üzerine bir kulüp aracılığıyla bu faaliyete devam etmeye karar verdiğini kaydetti.

- Ailelerle bir araya gelip kulüp kurdu

Araştırmalarına rağmen Adana'da o dönem engellilere yönelik bir yüzme kulübü bulamadıklarını belirten Eruçar, "Oğlumun istek ve arzusu doğrultusunda kulüp kurmaya karar verdim. Engelli ailesi 7 arkadaş bir araya gelerek kulüp kurduk. Zaten bu işi sadece yanında engelli olan birisi çok iyi anlayabilir. Onun dışındakilerin çok iyi anlayabileceğini düşünmüyorum. Sadece hissederler" dedi.

Eruçar, başkanlığını yaptığı Atlas Engelliler Spor Kulübü'nün ilk zamanlarda yarışmalara, oğlunun da içinde olduğu 3 sporcuyla katıldığını, ilk şampiyonada 4 madalya aldıklarını belirterek, halihazırda yüzme, masa tenisi, halter, atletizm dallarında 40'tan fazla engelli çocuk ve gencin spor yaptığı kulüpte ayrıca masters yüzücüler de olduğunu, Türkiye birincilikleri dahil çok sayıda dereceleri olduğunu anlattı.

- "Her çocuk bir sebeple dünyaya geliyor"

Ulaştıkları başarıda engelli aileleri ve gönüllü olarak kendilerine destek veren eğitmen, sporcu ve hayırseverlerin desteği olduğunu ifade eden Eruçar, şunları söyledi:

"İnanıyorum ki engellilere fırsat verilirse engelsizlerin yapacağı her şeyi başarabilirler. Destek ve imkan sağlanması çok önemli. Biz imkansızlıklardan buraya geldik. İnşallah daha da ileriye gideceğiz. Önce çocuğunuzun engelinin ne olduğunu, onlar için ne yapabileceğinizi araştırın. Lütfen onlar için üzülmeyin. Onların mutlaka yapabileceği bir şeyler vardır. Çünkü her çocuk doğarken bir sebeple bu dünyaya geliyor. O sebebi keşfetmeye çalışacağız. Benim oğlum yüzücü olarak gelmek istemiş."