Kültür ve Turizm Bakanı Çelik, Adana'da

Kültür ve Turizm Bakanı Çelik, Adana'da
Kültür ve Turizm Bakanı Çelik, Adana'da
- Bakan Çelik: "(Paralel Yapı) Herkes, bu memleketi seven, hangi partiden olursa olsun vatansever insanlar 'iyi ki AK Parti var' dediler. Çünkü tüm bu belalara, siyasi suikast teşebbüslerine karşı AK Partiden başka dimdik duracak başka bir organizasyon yoktu" - "AK Partililer zaten milletin içinde yaşıyorlar. Diğer partiler milletin içinde bir organizasyonken AK Partililer milletin ta kendisi olan bir organizasyon olarak ortaya çıkıyorlar" - "AK Parti döneminde tüm ret politikaları, inkar politikaları, asimilasyon politikaları sadece Kürt kimliği için değil, bütün kimlikler için bitirildi"

ADANA (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, paralel yapıya ilişkin "Herkes, bu memleketi seven, hangi partiden olursa olsun vatansever insanlar 'iyi ki AK Parti var' dediler. Çünkü tüm bu belalara, siyasi suikast teşebbüslerine karşı AK Partiden başka dimdik duracak başka bir organizasyon yoktu" dedi.

Çelik, AK Parti Adana milletvekili adaylarının tanıtımı amacıyla AK Parti İl Binasında düzenlenen törende, her seçimin kendileri için düğün, bayram olduğunu, seçim takvimi belli olmasa bile Adana AK Parti teşkilatının yarın seçim olsa 15 dakikada hazırlanabilecek kapasitede olduğunu belirtti.

Böyle bir kadro ve teşkilatla seçime gittikleri için son derece mutlu olduklarını belirten Çelik, Bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanlarının teşkilatın önde görünenleri iken esas kahramanların mahalle, belde temsilcileri; bu tip toplantılarda hiç bir şekilde onure edilmeyi beklemeden kendilerine daha çok ön sıralarda değil arka sıralarda yer bulan üyeleri olduğunu kaydetti.

Adana'da toplam milletvekili listesinin 10 katı kadar aday adayları olduğunu, çeşitli kademelerde elemeler yapıldığını ve son bir aday listesi oluşturulduğunu ifade eden Çelik, "Kuşkusuz bu aday listesinin bu şekilde olması, adayların içerisinde en kalitelisinin bu liste olduğunu, Adana'da AK Parti'ye en çok hizmet edenlerin bu liste olduğunu ifade etmiyor. Bu listeler kuşkusuz belli bir takdir ve değerlendirme içerisinde seçiliyor. Bu listeye giremeyen arkadaşlarımızın daha az değerli olduğu, daha az çalıştığı gibi bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Bir çoğuna ben şahidim" dedi.

- "Hesap edemedikleri tek şey milletin iradesiydi"

Çelik, 7 Haziran Genel Seçimlerinin Türk demokrasi tarihi açısında fevkalade önemli bir dönemeç oluşturduğunu belirtti.

AK Parti'nin 12 yılda sessiz bir devrim gerçekleştirdiğini, bir ülkenin belkide hiç ara vermeden yüksek performansla ilerlese, hiç hata yapmasa bile 120 yılda geçebileceği bir yolu, AK Parti kadrolarının bu ülkeye 12 yılda geçirtmeyi başardığını vurgulayan Çelik, şunları söyledi:

"Birden çok şeyi aynı anda yapmamız gerekti. Partimizi kurduğumuz andan itibaren yerli-yabancı kara propagandayla uğraşmamız gerekti. Önümüzdeki statüko ile uğraşmamız gerekti. Yeni bir parti olarak, kurulduktan çok kısa zaman sonra iktidara gelecek şekilde hazırlıklıydık ama Türkiye'nin sistemi, o zamanki yapısı böylesi bir demokratik hareketi bünyesine almaya müsait değildi. Her şeyi hesap etmişlerdi AK Parti gibi bir kadro iş başına gelmesin diye. Hesap edemedikleri tek şey milletin iradesiydi."

- "Biz demokrasiyi tesis etmek için bir Başbakanımızı şehit verdik"

Çelik, kendilerinden önce Türk siyasi hayatında partilerin, iktidara gelinceye kadar halka kulak verip, taleplerini dinlerken, iktidara geldikten sonra ise ilk yaptıkları işin halka kulak, göz kapatıp gözlerini bir takım yabancı odaklara çevirdiklerini belirterek, bu geleneği AK Parti kadrolarının bozduğunu kaydetti.

Çelik, şöyle devam etti:

"Başka ülkelerde halkın sandığa ulaşmak için verdiği mücadeleleri görüyorsunuz. Etrafımızda 9 ülke yönetilemez durumda. Bunlar, buradaki demokrasinin kıymetinin daha çok anlaşılmasına yol açıyor. İnsanlar, sandığa, demokrasiye ulaşmak için seçim yoluyla, demokrasi yoluyla iktidarı değiştirebilmek için ne kadar büyük mücadeleler veriyor. Ama Türkiye'de o vatandaşa silah doğrultan o gece baskınlarına, eşkıya baskınlarına, askeri darbelere rağmen halkımız, büyük bir devletin, bin yıllık bir devletin sahibi olmanın bilinciyle, büyük bir ağırbaşlılıkla, olgunlukla her türlü bela karşısında vakarını koruyarak, mücadeleden hiç vazgeçmeyerek Türkiye'nin demokrasisini tesis etti. Biz demokrasiyi tesis etmek için bir Başbakanımızı şehit verdik. Halkın vergisiyle halka hizmet etmek için oluşturulmuş silahlı bürokrasi, bu ülkede kendi milletine silah çekti. Böylesine ağır, karanlık, kasvetli bir ortamın içerisinde vatandaşımız doğrudan doğruya bu siyasi statükonun tamamını tasfiye etmek üzere AK Parti'yi kurdu."

- "Muhtıra yapılmak istenen şeyi bir kağıt parçasına çevirdik"

Çelik, vatandaşın kendilerine işin başında durun dediği müddetçe durduklarını ve durmaya devam ettiklerini, vatandaşın dışında, vatandaşın hakkı olan emaneti, milletin emanetini kendilerinden çalmak isteyenlere karşı da dimdik durduklarını kaydetti.

AK Parti'nin kapatılma davası ve 27 Nisan "muhtırası" gibi olaylarla karşılaştığını anlatan Çelik, " 27 Nisan'da kendilerinin muhtıra dedikleri bir şey vermeye kalktılar. İlk defa bir Türkiye Cumhuriyeti hükumeti kendisine vatandaşın dışında herhangi birinin söz söylemesine yani muhtıra vermesine direndi. Onu, o gün sizlerin sayesinde Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde o verilmek istenen muhtırayı aynen vermek isteyenlere iade ettik. Muhtıra yapılmak istenen şeyi bir kağıt parçasına çevirdik."

Çelik, o günlerden sonra büyük mücadeleler geçirdiklerini, bir sürü komployla önü kapatılmak istenen 'kendisi muhtar bile olamaz' denilen Başbakan Erdoğan'ı, bin yıllık devlet hayatı içerisinde halkın doğrudan oylarıyla seçilen ilk devlet başkanı, Cumhurbaşkanı olduğunu belirtti.

Çelik, tüm bu aşamalarda AK Parti içeriden dağılır, dışarıdan dağılır diyenlere karşı AK Parti kadrolarının birlik, bütünlük içinde dimdik, dirayetle ayakta durduğunu belirterek, "Bunların herhangi biri, bir başka parti veya hükumetin başına gelseydi darmadağın olurdu" diye konuştu.

- Paralel Yapı

Çelik, Türkiye'de klasik bilinen darbe biçimi ve post modern darbe biçimlerinin dışında 17-25 Aralık tarihlerinde paralel yapı darbe teşebbüsünün gerçekleştiğine dikkat çekti.

Türkiye Cumhuriyeti hükumetinin meşruiyetini tanımayan, vatandaşın iradesiyle ortaya çıkmış hükumeti bir takım illegal yollarla iktidardan götürmeye çalışan bu yapıya karşı da AK Parti kadrolarının dimdik durduğunu ifade eden Çelik, "Devletin nasıl çürütülmeye, ele geçirilmeye çalışıldığını, orada bir kere daha gördük. Tüm bu tablo içinde her seferinde  şunu fark ettik. Herkes, bu memleketi seven, hangi partiden olursa olsun vatansever insanlar 'iyi ki AK Parti var' dediler. Çünkü tüm bu belalara, siyasi suikast teşebbüslerine karşı AK Parti'den başka dimdik duracak başka bir organizasyon yoktu."

- "AK Parti'nin varlık sebebi milletin ruh köküne bağlıdır"

Çelik, AK Parti'nin iktidarda olmasına ve muhafazakar demokrat gibi bir fikriyata sahip olmasına rağmen oy kaybetmeyip arttırmayı başardığını, siyasi hayatına devam etmesinin dünyada da ilgi çektiğini, dünyadan bir çok siyasi partinin AK Parti'nin başarısını incelemek üzere gelip AK Parti'den eğitim aldığını, netice itibariyle AK Parti'nin artık bugün bir dünya markası olduğunu kaydetti.

Çelik, "Çünkü AK Parti iktidar olmak için millete müracaat eden bir parti değildir. AK Parti'nin varlık sebebi milletin ruh köküne bağlıdır. AK Parti, milletin ruh köküne bağlı olduğu için sadece seçimden seçime, sadece iktidar olmak için vatandaşın ayağına gitmiyor. AK Partililer zaten milletin içinde yaşıyorlar. Diğer partiler milletin içinde bir organizasyonken AK Partililer milletin ta kendisi olan bir organizasyon olarak ortaya çıkıyorlar" diye konuştu.

Türkiye'de büyük ekonomik problemlerini çözme iradesinin ortaya çıktığını, dış politikayı çekingen ve korkak, içe kapanık bir şekilde telaffuz ederken gelinen noktada ise büyük bir özgüvenle dünyanın her tarafında sözü dinlenen bir ülke olduklarını ifade eden Çelik, şöyle devam etti:

"Bu ülkede birinci sınıf demokrasi istiyoruz. Bu ülkede güçlü bir ekonomi istiyoruz. Bu ülkede itibarlı bir dış politika istiyoruz. Biz bu üçünün arasındaki dengeyi milletimizin bize verdiği güçle kurduğumuz için demokrasimiz güçlendikçe ekonomimiz güçlendi, ekonomimiz güçlendikçe dış politikadaki gücümüz arttı. Dış politikadaki gücümüz arttıkça da demokratik konsolidasyonumuz güçlendi. Bunun da ekonomimize faydası oldu. Bu denklemi bölgemizde kurabilmiş yegane organizasyon AK Partidir." 

- "Vatandaşın bir kısmına karşı asimilasyon politikaları uygulanıyordu"

Bakan Çelik, Türkiye'nin etrafından etnik, dinsel ve mezhepsel çekişmelerden kan dökülürken kendisine 30 yıl kaybettiren, anaların gözyaşının akmasına yol açmış Kürt meselesinde devletin niteliğinden, milletin varoluşundan hiç bir şekilde taviz vermeksizin, devletin soft powerını (yumuşak gücü) da kullanarak artık bu silahlı terör örgütü mensupların ülke topraklarının dışına çıkarılması için bir inisiyatif başlattığına dikkat çekti.

Çelik, şunları söyledi:

"Zaten Kürt sorunu olarak ortaya çıkan mesele, Türkiye'de vatandaşlarımızın, Kürt kardeşlerimizin kendi kimlikleri üzerinde geçmişte yapılan gayri insani, gayri hukuki, gayri ahlaki baskılar yüzünden ortaya çıkıyordu. Ret politikaları uygulanıyordu, inkar  politikaları uygulanıyordu. Vatandaşın bir kısmına karşı asimilasyon politikaları uygulanıyordu. AK Parti döneminde tüm ret politikaları, inkar politikaları, asimilasyon politikaları sadece Kürt kimliği için değil, bütün kimlikler için bitirildi. Okuduğu okulun kapısından başörtüsü yüzünden çevrilen kızlar bugün aynı okul, aynı üniversitelerde öğretim üyesi olarak ders veriyor. Dün annesi ile hapishanede Kürtçe konuşamayan çocuklar, belli bir yaşa gelmişler bugün rahatlıkla siyasi propaganda yapabiliyorlar kendi ana dillerinde. Türkiye'nin içerisinde herhangi bir ideolojik kimliğe sahip olmak devlet tarafından kovalanmak, takip edilmek anlamına geliyordu. Bunların hepsi kalktı."

Çelik, Türkiye'nin gayri safi milli hasılasına oranla dünyada fakir ülkelere en çok yardım yapan ülke haline geldiğini belirterek, bir petrol, doğalgaz bulunmamasına rağmen milletin ülkeyi yönetmesiyle var olan bu zenginliğin ortaya çıktığını kaydetti.

Türkiye'nin Moğalistan'dan Bosna Hersek'e kadar kendi manevi coğrafyasının her yerinde varlık gösterdiğini ifade eden Çelik, "Bizim mottomuz, 'Nerede bir şehitliğimiz varsa biz orayı kendi manevi toprağımız sayarız' deriz ve orayla ilgileniriz" dedi.

AK Parti'nin Adana ve Türkiye'ye damgasını vuracağını belirten Çelik, gülerek, "Sözün başında söylememiz gerekirken sonunda söylüyoruz. Bismillahirrahmanirrahim diyerek seçim kampanyamızı başlatıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun" dedi.

Çelik, konuşmasının ardından adaylar Necdet Ünüvar , Fatma Güldemet Sarı, Sadullah Kısacık, Talip Küçükcan, Mehmet Şükrü Erdinç, Esra Yalvaç, Mehmet Can, Mustafa Çalışkan, Asuman Tekin, Kasım Pamuk, Mehmet Faruk Bozkurt, Ramazan Demir, Mehmet Ay ve Hasan Berzan Toprak'ı takdim ederek tanıttı.

Bakan Çelik daha sonra İmamoğlu ilçesine giderek milletvekili adaylarının tanıtım toplantısına katıldı.