"Manş fatihi"nin yeni hedefi "İstanbul Boğazı"

"Manş fatihi"nin yeni hedefi "İstanbul Boğazı"
"Manş fatihi"nin yeni hedefi "İstanbul Boğazı"
- Manş Denizi'ni yüzerek geçen ilk Türk kızı Nesrin Olgun Arslan, Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı'na hazırlanıyor - Nesrin Olgun Arslan: "O kadar maratonları geçtikten sonra İstanbul Boğazı'nı yüzmek benim için keyifli olacak. Zorlanmayacağımı biliyorum"

ADANA (AA) - ÖMER FANSA - İngiltere ile Fransa arasındaki Manş Denizi'ni 1979'da 15 saat 47 dakikada yüzerek geçen 58 yaşındaki Nesrin Olgun Arslan, kariyerine  İstanbul Boğazı'nda yüzmeyi de eklemeyi hedefliyor.

Manş Denizi'ni yüzerek geçen ilk Türk kızı olan Arslan, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından "Herkes İçin Spor " temasıyla bu yıl 27'incisi düzenlenecek Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı'nda kulaç atacak. Arslan, 26 Temmuz'da Anadolu yakasında Kanlıca'dan başlayıp, Avrupa yakasında Kuruçeşme'de sona erecek yarışmaya, Adana'da Atatürk Yüzme Havuzu'nda hazırlanıyor.

Arslan, AA muhabirine, yarışmaya hazırlandığı havuzda 7 yaşında yüzmeye başladığını, arkadaşlarıyla Adana Demirspor'un yüzme takımına girdiğini söyledi.

Adana'da 17 yaşına kadar profesyonel olarak yarışmalara katıldığını, bu sürede aralarında birincilikler de dahil 100'e yakın madalya kazandığını belirten Arslan, Gazi Üniversitesi Eğitim Enstitüsü'nde beden eğitimi öğretmenliği eğitimine başladığını kaydetti.

 

- Maraton yüzmeye, iddia sonucu başladı

Kısa mesafe yüzücüsü olduğunu, iddia üzerine maratonda da kulaç attığını vurgulayan Arslan, şunları söyledi:

"Gazi Üniversitesi Eğitim Enstitüsü'nü kazanınca birinci yıl o zamanki her genç gibi sigaraya başladım. Ara sıra sigara içiyordum. Yaz tatilinde birinci yıl Adana'ya geldim. Havuzda antrenman yaptım, kantinde sigara içtim. O sırada dönemin Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Tuncay Şenyüz, kantine girdi. Sigarayı saklamaya fırsat bulamadan yanıma geldi ve 'Mademki sigaraya başlamışın, artık havuza gelme' dedi. Hocamı çok sevdiğim ve saygı duyduğum için bunu hakaret algıladım, karşısında çok küçüldüm. Kendimi savunmaya çalıştım, 'Zaten yaşın da geçti, yüzüp ne yapacaksın?' dedi. Yıl 1975'ti. Yüzücümüz Erdal Acet, Manş Denizi'ne hazırlanıyordu. Biz havuzda onu hayran hayran izliyoruz, gazeteler yazıyordu. Ben, Manş Denizi'nin yerini bile bilmiyordum. O an kendimi savunurken 'Siz bana 17 yaşında, yaşın geçti diyorsunuz, yaşlı diyorsunuz, Erdal Acet 32 yaşında ve halen yüzüyor, Manş Denizi'ne hazırlanıyor. Ben de Manş'ı geçeceğim' dedim. Manş'a karar vermem bu şekilde oldu."

Arslan, okuldan mezun olana kadar Manş Denizi'ni geçmek için hazırlandığını, yüzme yeteneğini geliştirmek üzere Adana, Mersin, Çanakkale maratonlarına katıldığını kaydetti.

Havuz yüzücüsü olduğu için maratonlara güçlükle alıştığını anlatan Arslan, "Günde 6 saatten fazla antrenman yapıyordum. Kış aylarında kas için kara çalışmaları yapıyordum. Benim için bir hayli zor oldu. Havuz yüzücüsü olarak deniz analarının arasından geçerek yüzmek hiç de kolay olmadı ama yine de başarıyla bitirdim" dedi.

Arslan, Manş Denizi'ni 1979'da normalde 11 saatte yüzmesi gerekirken, gel-gite kapıldığı için 4 saat ve 11 kilometre fazla kulaç atarak, bu kulvarda ilk Türk kızı unvanını elde ettiğini dile getirdi.

 

- "İstanbul, kariyerimde eksikti"

Arslan, antrenör olarak devam ettiği yüzme yaşamında bu sporu hiç bırakmadığını, formunu koruma adına da olsa günde 1-2 kilometre yüzmeye devam ettiğini belirtti.

İstanbul Boğazı'ndaki yüzme yarışını takip ettiğini, yarış günleri boğazda yaşanan heyecanı gıptayla izlediğini ifade eden Arslan, "Bu yıl İstanbul Boğazı yüzme yarışının Adana seçmeleri yapıldı. Ben de havuzdaydım. Arkadaşlarım gelmişti. Onlara, 'Ben de bu seçmelere katılacağım' dedim ve 800 metreyi iyi dereceyle yüzdüm. Yıllardır içimde hep gizli gizli bu duygu beni dürtüyordu. Hep geçmeyi düşündüğüm, kariyerimde eksik olan bir başarı" diye konuştu. 

İstanbul Boğazı yarışının Manş Denizi'ne göre kolay olduğunu vurgulayan Arslan, şunları kaydetti:

"İngiltere'den bakıldığında Fransa görünmüyor. Manş Denizi'nde mesafe, kuş uçuşu 33, yüzülen mesafe 50 kilometre. İstanbul Boğazı, genişliği 700 metre, yüzülen mesafe 3 kilometre civarı. Yüzülemeyecek bir mesafe değil. İstanbul'un o tarihi güzellikleri arasında yüzebilmek son derece zevkli. 'Ben İstanbul Boğazı'nda yüzeyim' diyemezsin ancak özel izinlerle yapılan bir maraton. O kadar maratonları geçtikten sonra İstanbul Boğazı'nı yüzmek benim için keyifli olacak. Zorlanmayacağımı biliyorum."

Arslan, 26 Temmuz'daki yarışın ardından TMOK tarafından Çanakkale Kara Savaşları'nın 100. yılı anısına 1 Ağustos'ta düzenlenecek "Gelibolu 1915 Yüzme Etkinliği"ne de katılacağını belirterek, iki yarışı da heyecanla beklediğini sözlerine ekledi.