Milli hasılada hizmet sektörünün payı arttı

Milli hasılada hizmet sektörünün payı arttı
Milli hasılada hizmet sektörünün payı arttı
- Türkiye'nin, 1973'te gayri safi milli hasılasındaki payı yüzde 44 olan hizmet sektörü, 2011'de yüzde 72'ye yükseldi - Adana Ticaret Odası Başkanı Menevşe: "Hizmet sektörü, Türkiye'deki toplam istihdamın yüzde 35,8'ini oluşturuyor"

ADANA (AA) - İBRAHİM ERİKAN -  Türkiye 'nin, 1973'te gayrisafi milli hasılasındaki payı yüzde 44 olan hizmet sektörü, 2011'de yüzde 72'ye yükselerek, ülke ekonomisinin gelişimine önemli katkı sağladı.

Adana Ticaret Odası (ATO) Başkanı Atila Menevşe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada tarım ve imalat sanayi ağırlıklı ilerleyen ekonomilerde, son yıllarda hizmet sektörünün öne çıktığını söyledi.

Sanayileşmiş ekonomilerde, hizmet sektörüne verilen önemin arttığına dikkati çeken Menevşe, "Günümüzde imalat sanayi şirketlerinin rekabet avantajları, üretilen ürünün özelliklerinden ziyade ürünle ilgili gösterilen başarıya bağlı. Pazarlama, ürün dağıtımının hızı, tüketici problemlerinin çözümü, satış sonrası hizmetler gibi tamamlayıcı unsurlar da imalat sanayisinin başarısını belirlemektedir. Bu bize, başarılı olmada işletmelerin hizmet sektörüne daha fazla önem vermesi gerektiğini gösteriyor" diye konuştu.

Menevşe, gelişmiş ülkelerin gayri safi milli hasılasının yüzde 40-70'ini hizmet sektöründen sağladığını dile getirerek, "Hizmet sektörü, birçok ülkede imalat sanayisinin önüne geçti. Bilgi teknolojileri, bu noktada avantaj yarattı. Özellikle haberleşme alanında bilgi teknolojilerinin kullanılması, hizmetlerin hızla gelişmesinin önünü açtı. Son 10 yıldaki bu büyüme dikkati çekiyor. Artık tüketiciye zamanında yüksek kalite mal satmak ve bunu etkin bir hizmetle bütünleştirmek önemli unsur haline geldi. Bilgi çağı, toplumu yeniden yapılandırıyor. Düşüncenin gelişmesi ve fikirlerin açıkça ortaya konduğu serbest rejimler, bu gelişime uygun atmosfer sağlıyor. Gelişmiş ekonomilerde bilgi ve teknolojinin, tarımda istihdamı azaltırken hizmet sektöründe arttırdığını görüyoruz. Şu anda batı ekonomilerinin temel odağı, hizmet sektörü oldu" ifadelerini kullandı.

Hizmet sektörünün yanında imalat sanayinin de öne çıktığını vurgulayan Menevşe, "Eğer bir ülke rekabet gücü elde etmek istiyorsa ülkedeki sektörler de birbiriyle rekabet edebilir olmalı" dedi.

Menevşe, ticari hizmetler, iletişim, inşaat ve mühendislik, eğitim , dağıtım, çevre, mali, sağlık, eğlence, kültür, sanat, spor ve ulaşım hizmetlerinin, sektördeki gelişime katkıyı artırdığını anlatarak, Türkiye'deki hizmet sektörünün de büyümede dünya ekonomileriyle paralellik gösterdiğini kaydetti.

Hizmet sektöründeki gelişmenin, Türkiye'nin kalkınmasında önemli göstergeler arasında yer aldığını belirten Menevşe, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yeni alanların ortaya çıktığı ve mevcut etkinliği arttıran hizmet sektörü, istihdam ve katma değeri de artırdı. Türkiye ekonomisinde hizmet sektörünün payı, yıllar içerisinde artmıştır. 1973'te gayrisafi milli hasıladaki payı yüzde 44'ken 1980'de yüzde 48'e, 1990'da yüzde 52'ye, 2011'de yüzde 72'ye yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2013'teki yıllık sanayi ve hizmet istatistikleri sonuçlarına göre, faal girişimlerin yüzde 41,3'ü hizmet sektöründe, yüzde 39,9'u ise ticaret sektöründe yer almaktadır. Hizmet sektörü, toplam istihdamın yüzde 35,8'ini oluştururken, sanayi sektörünün istihdam payı yüzde 29,5'tir."

Menevşe, sanayi sektörünün katma değerde yüzde 42,5'lik payla ilk sırada yer aldığını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Girişimlerin en fazla bulunduğu ve istihdam payı en yüksek hizmet sektörünün katma değer payı yüzde 30,7, ticaret sektörünün yüzde 19,8. Hizmet sektörlerinde, ciroda en yüksek payı yüzde 40,3 ile ulaştırma ve depolama alıyor. Bunu, yüzde 12,2 ile idari ve destek hizmetleri, yüzde 11,8 ile bilgi ve iletişim, yüzde 11,1 ile mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler izliyor."