Ok atıp, org çalarak gençlere örnek oluyor

Ok atıp, org çalarak gençlere örnek oluyor
Ok atıp, org çalarak gençlere örnek oluyor
- Adana'nın Karataş ilçesinde 69 yaşındaki Ertem, ilerlemiş yaşına rağmen kurslara giderek ok atmaya başladı, org çalmayı öğrendi - Ok antrenmanı için kent merkezine gelen, çalışmalarını evde de sürdürebilmek için bahçesine hedef tahtası kuran Ertem, müzik eğitimiyle öğrendiği orgu da çalmaktan geri durmuyor - Ertem: "Dizilerde, haberlerde iç açıcı bir şey yok. Bu yaştan sonra evde oturup televizyon seyretmektense, spor ve müzik beni dinlendiriyor"

ADANA (AA) - ÖMER FANSA - Karataş ilçesinde 69 yaşındaki emekli öğretmen Makbule Ergün Ertem, ilerlemiş yaşına rağmen gittiği kurslarda ok atmayı ve org çalmayı öğrendi.

Karataş ilçesinde yaşayan Ertem, haftada bir gün ok atmak için kent merkezine geliyor. Dersi sadece derste görmekle yetinmeyen Ertem, ok çalışmalarını evinin bahçesinde kurduğu hedef tahtasında sürdürüyor. Haftada bir gün de ilçedeki Halk Eğitim Merkezinde org kursuna devam eden Ertem, internette aldığı nota çıktılarını daha iyi görebilmek için büyüterek enstrümanını çalıyor. Ertem, kurs dışında evinde de boş zamanlarında çocukluk yıllarında hafızasına yer etmiş şarkıları orgla çalarak hatıralarını canlandırıyor.

Ertem, AA muhabirine çocukluğundan itibaren ok atmaya meraklı olduğunu ancak o dönemlerde kentte böyle bir eğitim alma imkanı olmadığı için bu sporla ilgilenemediğini söyledi.

Birkaç yıl önce 19 Mayıs Atatürk 'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarında okçu kızları görünce bu sporu yapmaya karar verdiğini anlatan Ertem, eve döndüğünde Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü'ne telefonla ulaştığını, onların yönlendirmesiyle kentte açılan okçuluk kursuna başladığını kaydetti.

Ertem, "Telefon açtım. Hocam yaşımı, mesleğimi sordu, anlattım. 'Gelin kayıt ederiz. Sporun, müziğin, sanatın yaşı yoktur' dedi. Ertesi gün sağlık raporu da getirdim. Kaydoldum. Güzel de bir ok verdiler bana çalışıyorum. Çok da memnunum" dedi.

Kurs için haftanın bir günü ilçeden Adana'ya geldiğini, bu durumun kendisini zorlamadığını ifade eden Ertem, "Ok atmak çok iyi geliyor, insan zinde kalıyor. Bir maksadımız oluyor. Dizilerde, haberlerde iç açıcı bir şey yok. Bu yaştan sonra evde oturup televizyon seyretmektense, spor ve müzik beni dinlendiriyor. Haftada bir günle yetinmemek için evimin bahçesine de hedef tahtası kurdurdum. Evde de ok atıyorum. Hayatıma renk kattım."

Sporla uğraşmasının kendisini yormadığını ifade eden Ertem, "Minibüsle Karataş'tan geliyorum. Son duraktan itibaren yayımı sırtıma alıp oradan da yürüyerek salona geliyorum. Bunu görenler 'yorulmuyor musun, yaşlı değil misin?' diye soruyor. Evet yaşlıyım ama ihtiyar değilim" dedi.

- Önce saz, sonra org

Küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgisi olduğunu ancak o dönem toplumsal şartlardan dolayı müzikle ilgilenemediğini kaydeden Ertem, ilçede 4 yıl önce mahalle muhtarının saz kursu açtığını öğrendiğinde hemen kursa yazıldığını, önce saz, ardından org çalmayı öğrendiğini ifade etti. 

Ertem, şunları söyledi:

"Müzik, beni 50 sene önceye götürüyor. Çocukluğumu, anne babamı hatırlıyorum. Çok güzel şarkılar vardı, onları çalışıyorum. Eskiden çalamadığım dinleyemediğim şarkıları çalıyorum. 'Gülü susuz, seni aşksız bırakmam', 'güz gülleri' var. Öğretmen bana güzel güzel şarkılar öğretiyor."

- "Sporcularımız için de çok güzel bir örnek"

Öte yandan Ertem'in ok kursu antrenörü Selma Kayadar Yılmaz, Ertem'in çok disiplinli bir öğrenci olduğunu, düzenli olarak antrenmanlarına devam ettiğini söyledi.

Ertem'in ilçede de çalışmalarını sürdürmek için evinin bahçesine hedef tahtası kurup burada da çalışmalar yaptığını anlatan Yılmaz, "Düzenli olarak okçuluk sporunu yapmakta. Çok keyif alıyoruz. Biz onu tanımaktan memnunuz. Sporcularımız için de çok güzel bir örnek. Bu yaşta bir insanın bu kadar azimle spora bağlı olması herkes için örnek" diye konuştu.