Sarmaşığın "yeşile boyadığı" cami

Sarmaşığın "yeşile boyadığı" cami
Sarmaşığın "yeşile boyadığı" cami
- Adana'da, Balkanlar'dan göç edenlerin yaşadığı Köprülü Mahallesi'nde 1930'da yapılan Köprüköy Camisi, dış duvar ve minaresini kaplayan sarmaşıkla dikkati çekiyor - Köprülü Mahallesi Yeşil Cami Koruma Derneği İkinci Başkanı Or: "Caminin etrafını saran sarmaşıklar doğal bir klima vazifesi görüyor" - "Selanik doğumlu olan Atatürk, muhacirler ile arasındaki hemşehrilik duygusundan hareketle, hemşehrilerinin camisinin yapılmasına destek vermiş" - Cami imamı Üveç: "Bahçede sürekli çiçekler var. Gönül ister ki tüm camilerimizin çevresi, bahçesi bu şekilde olsun, insanlar oturup, dinlensin, hoş zaman geçirebilsin"

ADANA (AA) - ÖMER FANSA - Adana'da, Balkanlar'dan göç edenlerin yaşadığı Köprülü Mahallesi'nde 1930'da yapılan Köprüköy Camisi, dış duvar ve minaresini kaplayan sarmaşıkla dikkati çekiyor.

Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde Balkanlar'dan Anadolu 'ya göç eden muhacirlerin yerleştirildiği merkez Yüreğir ilçesi Köprülü Mahallesi'nde, dönemin önde gelen adamlarından Bosnalı Salih Efendi öncülüğünde yapımına başlanan Köprüköy Camisi, 1930'da ibadete açıldı.

Bazı bölümleri 1960'ta betonarmeyle güçlendirilen caminin çevresi, 20-25 yıl önce vatandaşların katkısıyla düzenlendi. Bahçesine dikilen sarmaşık, cami duvarlarını ve minareyi kapladı. Minaresi, çam ağacını andıran cami, bu özelliğiyle halk arasında "yeşil cami" olarak anılıyor.

Köprülü Mahallesi Yeşil Cami Koruma Derneği İkinci Başkanı Kadir Or, AA muhabirine, Selanik doğumlu babasının, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde Anadolu'ya geldiğini söyledi.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında mübadeleyle gelen göçmenlerle o dönem köy olan mahallenin nüfusunun arttığını belirten Or, şunları anlattı:

"Bölgeye bir cami yapılması ihtiyacı ortaya çıkıyor. O dönem öne çıkan iş adamı ki kendisi de Balkanlar'dan gelmiş olan Bosnalı Salih Efendi, cami yapılmasına öncülük ediyor ve 1930'da inşaata başlanıyor. Salih Efendi, caminin ahşap ve kerestesini karşılarken, inşaattan haberi olan Atatürk de çinko ve diğer malzemelerin teminini sağlıyor. Kendisi de Selanik doğumlu olan Atatürk, muhacirler ile arasındaki hemşehrilik duygusundan hareketle caminin yapılmasına destek vermiş."

Or, caminin 1960'lı yıllarda yapılan yenileme sonucu halihazırdaki mimarisine kavuştuğunu söyledi.

Cami binasını ve minaresini saran sarmaşıkların kendilerinden önceki yönetim döneminde, 20-25 yıl önce dikildiğini ifade eden Or, Diyanet İşleri Başkanlığı kayıtlarında Köprüköy Camisi olarak tescil edilen ibadethanenin, halk arasında "Yeşil Minareli Cami" veya "Yeşil Cami" olarak anıldığını kaydetti.

Sarmaşıklar kadar caminin bahçesindeki rengarenk çiçeklerin de yapıya ayrı güzellik kattığını vurgulayan Or, "Caminin etrafını saran sarmaşıklar doğal bir klima vazifesi görüyor. Biz de elimizden gelen katkıyı ortaya koyuyoruz. Camiye gelen cemaatimiz avluda oturarak, yaptığı ibadetin manevi hazzını yeşillikler içerisinde yaşıyor" dedi.

Cami İmamı Yakup Üveç de bahçesinin güzelliği, bina çevresini ve minareyi saran sarmaşıkla caminin öne çıktığını söyledi.

Vatandaşların cami avlusunda sohbet ederek vakit geçirdiğini aktaran Üveç, şunları kaydetti:

"Dinlenme imkanları var. Gölgesi gayet güzel, hoş sohbetlerde bulunuyorlar. Namazlarını kılıp evlerine gidiyorlar. Burada güzel zaman geçiriyorlar. Güllerimiz, mevsimlik çiçekler açıyor, burada güzellik hiç eksik olmuyor. Bahçede sürekli çiçek var. Gönül ister ki tüm camilerimizin çevresi, bahçesi bu şekilde olsun, insanlar oturup dinlensin, hoş zaman geçirebilsin."