"Suriyeliler tehdit değil Türkiye'ye katkı olarak görülmeli"

"Suriyeliler tehdit değil Türkiye'ye katkı olarak görülmeli"
"Suriyeliler tehdit değil Türkiye'ye katkı olarak görülmeli"
- AK Parti Adana milletvekili adayı Küçükcan: - "Suriyeliler arasında çok iyi eğitimli olanların iş dünyasına kazandırılması gerekiyor. Aralarında doktora yapmış, birikimli insanların üniversitelerimizde öğretim görevlisi olarak çalıştırılması ülkemize katkı sağlayacaktır. Suriyelileri bir tehdit olarak değil de Türkiye'ye bir katkı olarak görmekte yarar var" - "Türkiye, Suriyeli vatandaşları kaderine terk etseydi bu, o insanların katledilmesi anlamına gelecekti. Türkiye sınırını açarak bunlara hayat öpücüğü vermeyi tercih etti"

ADANA (AA) - HAKAN ŞAHİN -  AK Parti Adana milletvekili adayı Talip Küçükcan, ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye 'ye sığınan Suriyeliler arasında eğitimli olanların iş dünyasına kazandırılması gerektiğini belirterek, "Aralarında doktora yapmış, birikimli insanların üniversitelerimizde öğretim görevlisi olarak çalıştırılması ülkemize katkı sağlayacaktır. Suriyelileri bir tehdit olarak değil de Türkiye'ye bir katkı olarak görmekte yarar var" dedi.

Küçükcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'deki Suriyelilerin seçim malzemesi yapılmasını büyük bir talihsizlik olarak nitelendirdi.

Sığınmacıların turistlik amaçla gelmediğini ifade eden Küçükcan, "Hayatlarını kurtarmak için ülkemize geldiler. Türkiye, bunlara kucak açtı. Şu anda yaklaşık 1 milyon 800 bin Suriyeli ülkemizde barınıyor" diye konuştu.

Küçükcan, sığınmacıların Suriye'de kaderlerine terk edilemeyeceğini vurgulayarak, "Türkiye, Suriyeli vatandaşları kaderine terk etseydi bu, o insanların katledilmesi anlamına gelecekti. Türkiye, sınırını açarak bunlara hayat öpücüğü vermeyi tercih etti" dedi.

Türkiye'de çok sayılı Suriye vatandaş olmasının zaman zaman bazı sıkıntılara neden olabileceğine dikkati çeken Küçükcan, şunları söyledi:

"Bazı siyasi partilerin beyannamelerinde yer alan, kişi siyasilerin de dillendirdiği 'Suriyelileri ülkelerine göndereceğiz' söylemlerini AK Parti olarak doğru bulmuyoruz. Talihsiz bir açıklama olarak nitelendiriyoruz. Türkiye, sadece Suriyelilere kucak açmamıştır. Geçmişte Saddam'ın zulmünden kaçan Kürtlere de kucak açmıştı. Şimdi Türkmenlere ve Ezidi olarak bilinen gayrimüslimlere de kucak açmıştır. Yani Türkiye, sınırları etrafında bir kriz çıktığında güvenli bir liman arayan herkese kucak açmıştır. Biz, Suriyeli vatandaşları misafir olarak görüyoruz. Elbetteki bunun belli bir maliyeti var. Ülkemiz şu andaki ekonomik gücüyle çok rahat bu maliyeti karşılayabiliyor."

Küçükcan, Suriye ve Türkiye'nin ortak bir tarihe sahip olduğunu, insanları arasında da çok fazla ortak değerler bulunduğunu anlatarak, iki ülke vatandaşları arasında "doku uyuşmazlığından" söz edilemeyeceğini vurguladı.

Suriyelilerin Türkçe bilmemeleri ve Arap kültürüne sahip olmalarının zaman zaman tartışma konusu yapıldığına da dikkati çeken Küçükcan, şöyle devam etti:

"Suriyelilerin büyük bir kısmı öyle görünüyor ki Türkiye'de kalıcı. Çünkü kriz bugün çözülse bile 1 milyon 800 bin insanı anında geri göndermek mümkün değil. O nedenle bu insanlara Türkçe ve bazı konularda eğitim verilmesi, sağlık hizmeti sunulması gerekir. Suriyeliler arasında çok iyi eğitimli olanların iş dünyasına kazandırılması gerekiyor. Aralarında doktora yapmış, birikimli insanların üniversitelerimizde öğretim görevlisi olarak çalıştırılması ülkemize katkı sağlayacaktır. Suriyelileri bir tehdit olarak değil de Türkiye'ye bir katkı olarak görmekte yarar var."

Göçün hem bölgesel hem de küresel boyut taşıdığını dile getiren Küçükcan, Birleşmiş Milletler verilerine göre yaklaşık 200 milyon insanın, doğduğu ve büyüdüğü yerlerin dışında yaşadığını aktardı.