Suriyelilerin buruk bayramı

Suriyelilerin buruk bayramı
Suriyelilerin buruk bayramı
- Ülkelerindeki savaştan kaçarak Türkiye'ye gelen ve Adana'da kendi imkanlarıyla kurdukları derme çatma çadırlarda kalan Suriyeliler, bir bayramı daha vatanlarından ayrı geçirmenin burukluğunu yaşıyor - Suriyeli Dibo: - "Bu bayram bize bayram değil. Memleketimizde olamadıktan sonra bayramın ne anlamı olabilir ki? Bize bayram yok, memleketimiz elden gitmiş, biz de bu hale gelmişiz. Nasıl bayramı kutlayalım?"

ADANA (AA) - Ülkelerindeki iç savaştan Türkiye 'ye sığınan Suriyeliler, bir Ramazan Bayramı'nı daha evlerinden uzakta, derme çatma çadırlarda geçirecek.

Merkez Yüreğir ilçesi Koza Mahallesi'ndeki boş arsalara çadır kuran Suriyelilerin birçoğu, uzun zamandır ülkelerinden uzakta bayram geçiriyor. Sığınmacılar, kötü şartlarda hayat sürmelerine rağmen çadırlarındaki halılarını yıkayıp temizlik yapıyor, birbirlerini tıraş ederek Ramazan Bayramı'na hazırlanıyor.

Halep'ten yaklaşık 3 yıl önce Türkiye'ye sığınan Cuma Dibo, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çok kötü koşullarda hayat sürdüklerini söyledi.

Suriye'deki evlerinin hava saldırılarında yıkıldığını ifade eden Dibo, "Bu saldırılarda bir oğlum da şehit oldu" dedi.

Yaklaşan Ramazan Bayramı dolayısıyla vatanlarından uzak olmanın üzüntüsünü yaşadıklarını dile getiren Dibo, şunları kaydetti:

"Bu bayram bize bayram değil. Memleketimizde olamadıktan sonra bayramın ne anlamı olabilir ki? Bize bayram yok, memleketimiz elden gitmiş, biz de bu hale gelmişiz. Nasıl bayramı kutlayalım? Vatanını terk eden, evi yıkılan bir insanın bayramı olabilir mi? Eğer bayram olsaydı, İslam alemi bize sahip çıkardı. Zalim Esed'e yardım edilmezdi. Bizi evlerimizden etti, çocuklarımızı öldürdü. Dışarıdan başka askerler getirip çocuklarımızı öldürdü. Burada çocuklarımız ve kadınlarımız da hastalıktan kırılıyor. Kardeşlerim nerede, bilmiyorum, hepsi dağıldı. Çocuklarına ben bakmaya çalışıyorum. Yanımda 17 çocuk var. Her şeye rağmen bize sahip çıkan Türkiye'ye ve hükumetine çok teşekkür ederiz."

- "Bayramda herkes akrabasına gider ama biz hiçbir şey yapamıyoruz"

Hakep'in Rif kasabasından yaklaşık 3 yıl önce Adana'ya gelen Mustafa Ahmedi de yokluk ve hastalıkla mücadele ettiklerini dile getirdi.

Hayırseverlerin yardımlarıyla hayatlarını sürdürdüklerini anlatan Ahmedi, "Memleketimizde olmayınca bayramı ne yapalım? Bakın çocuklar bir şeyden habersiz seviniyor, ne yapsın garipler? Bayramda herkes akrabasına gider, hazırlıklar yapar ama burada hiçbir şey yapamıyoruz. Memleket bizim olmayınca nereye gidebiliriz? Sağ olsun, Türkler bize sahip çıktı ama ne onlar bizden ne de biz onların dilinden anlıyoruz" diye konuştu. 

Sine Orud da memleketten uzakta bir bayramı daha karşıladıklarını aktararak, "Ne yapalım bilmiyorum. Ne elektrik var ne de su. Allah yardımcımız olsun. Allah'tan başka sığınacak kimsemiz yok. Ramazan Bayramı geliyor ama yapabileceğimiz bir şey yok. İmkan olsa da bayramı Suriye'de, memleketimizde geçirebilseydik. Allah sizlerden ve Türk halkından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'dan razı olsun" ifadesini kullandı.

Suriyeli sığınmacılar, Türk yetkililer ve hayırseverleri bayramlaşmaya beklediklerini belirtti.