Türkiye İnovasyon Haftası Adana etkinlikleri

Türkiye İnovasyon Haftası Adana etkinlikleri
Türkiye İnovasyon Haftası Adana etkinlikleri
- Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı: - "Değişen dünyada ve zorlu rekabette, kurumların varlıklarını sürdürebilmesi için güncel bilgiye ulaşması yeterli değil. Yeni bilgiyi üreten, sürekli yenilenen, teknolojiyi sadece tüketmeyen, geliştiren, ürün ve hizmetlerini çeşitlendirenler rekabetin kazananı olabiliyor"

ADANA (AA) - Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, "Önüne geçilemez ve dönüştürücü etkileri olan üç ana trend var: Şehirleşme ve iklim değişikliği, kadınların her alanda artan katılımı ve dijitalleşme. İş dünyası olarak, bu değişime ayak uydurmak için bu ana akımların etkilerini anlamaya ve fırsata çevirmeye çalışıyoruz" dedi.

Sabancı, Türkiye İhracatçılar Meclisince düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası etkinliklerinin Adana kısmına konuk konuşmacı olarak katıldı. Konuşmasında dünya ve insanlığın büyük bir değişim içinde olduğunu belirten Sabancı, dünyada katma değer zincirlerinin büyük bir hızla bu değişime entegre olduğunu ve biçim değiştirdiğini söyledi.

Yeni teknolojilerin hizmet ile sanayi sektörü arasındaki sınırları kaldırmak üzere olduğunu dile getiren Sabancı, "Önüne geçilemez ve dönüştürücü etkileri olan üç ana trend var: Şehirleşme ve iklim değişikliği, kadınların her alanda artan katılımı ve dijitalleşme. İş dünyası olarak, bu değişime ayak uydurmak için bu ana akımların etkilerini anlamaya ve fırsata çevirmeye çalışıyoruz. Hepimiz, daha fazla geleceği düşünerek, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını şimdiden öngörmeye çabalıyoruz" diye konuştu.

Şehirleşme ve iklim değişikliği konusuna da değinen Sabancı, şöyle devam etti:

"Geçtiğimiz haftalarda IMF Başkanı Christine Lagarde, yaptığı bir konuşmada 'tavuklar gibi kızaracağız' dedi. Ne yazık ki iklim değişikliğinden dolayı kızaracak ülkelerin arasında bizim de olacağımız görülüyor. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki Türkiye bu bağlamda, İspanya, Yunanistan, İtalya gibi ülkelerle birlikte kendi kuşağında en çok etkilenecek ülkeler arasında. Yapılan öngörüler, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da ısının 7 derece artacağı yönünde. İklim değişikliğinin, enerjiden, altyapıya, sağlık sektöründen turizme birçok sektöre de doğrudan etkisi olacak. Bu konuyu nasıl fırsata çeviririz? İnovasyon ve teknolojiyle buradaki değişim ve dönüşüme nasıl katkı sağlayabiliriz? Buna çalışmalıyız." 

İnovasyon ve kadının iş dünyasına artan katılımı arasındaki ilişkiye dikkati çeken Sabancı, "Etki alanı genişleyen akımlardan ikincisi; kadının her alana daha da artan katılımı. Gerek tüketici, gerekse de çalışan ve üreten olarak kadının ekonomideki rolü, hem ülkemizde hem de dünyada giderek güçleniyor. İnovasyon penceresinden baktığımızda, artan eğitim ve iş hayatı katılım oranları ile kadın hem yeniliği üreten hem de karar alıcı olarak bunu talep eden bir role sahip. Şirketler, kurumlar kadının beklentilerine yanıt vermek adına inovasyonun peşinden koşmak durumundalar. Ancak diğer boyutuyla, 20'inci yüzyılın sonuna kadar alınmış patentlerin sadece yüzde 10'luk kısmının kadınlara ait projeler olduğunu görüyoruz. Bu durumun, kadınların lehine değiştiği günleri görmeyi temenni ediyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Sabancı Holding bünyesinde inovasyonun bir kültür haline geldiğini ve holdinge bağlı şirketlerin "fark yaratmak" prensibiyle çalışmalarını sürdürdüğünü dile getiren Güler Sabancı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2004 yılında holding yönetimi olarak, inovasyonun süreçlerimize entegrasyonu konusunda bir irade ortaya koyduk. Şirketlerimize, kendi faaliyet alanlarında, inovasyon konusunda en faydalı olacak danışmanları seçmeleri için olanak sağladık. Ardından, her şirketin kendi inovasyon yol haritasını, kısa ve uzun vadeli hedeflerini, plan ve projelerini paylaşmalarını istedik. Bu sürecin son halkası olarak da her yıl, iç ödüllendirme sistemimiz olan Altın Yaka Ödülleri'nde inovasyon kategorisinde çalışanlarımızı ve şirketlerimizi ödüllendiriyoruz. 

Türkiye, nasıl inovasyonla geleceğe koşabilir? Bu soruların cevaplarını hep birlikte arıyoruz, aramalıyız. Değişen dünyada ve zorlu rekabette, kurumların varlıklarını sürdürebilmesi için güncel bilgiye ulaşması yeterli değil. Yeni bilgiyi üreten, sürekli yenilenen, teknolojiyi sadece tüketmeyen, geliştiren, ürün ve hizmetlerini çeşitlendirenler rekabetin kazananı olabiliyor. 2023 hedeflerine doğru dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında yer almaya kararlı Türkiye'nin, global rekabette gücünü ortaya koyması ve orta gelir tuzağından kurtulmasının yolu, ancak kaliteli inovasyon ekosisteminin geliştirilmesiyle ve inovasyon kültürünün DNA'mıza işlemesiyle mümkün olacaktır."