Adıyaman Üniversitesinde "İstiklal Mahkemesi" sempozyumu

Adıyaman Üniversitesinde "İstiklal Mahkemesi" sempozyumu
Adıyaman Üniversitesinde "İstiklal Mahkemesi" sempozyumu
- ATAM Başkanı Beyhan, sempozyuma konuşmacı olarak katıldı

ADIYAMAN (AA) - Adıyaman Üniversitesinde "İstiklal Mahkemesi" sempozyumu düzenlendi. 

Rektörlük Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen sempozyuma konuşmacı olarak katılan Atatürk Araştırma Merkezi (ATAM) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan, İstiklal Mahkemelerinin Cumhuriyet tarihinin çok tartışılan konularından biri olduğunu söyledi.

İstiklal Mahkemelerinin kurulma süreçlerine ilişkin bilgi veren Beyhan, şöyle devam etti:

"Saltanat ve hilafet makamı, Anadolu'nun pek çok bölgesi işgal altındadır. Ülkeyi işgalden kurtarmak için Büyük Millet Meclisi açılmıştır. Bu meclise karşı yazılı, sözlü ve fiili muhalefette bulunan, halkı isyana teşvik eden vatan hainidir. Bu suçu işleyenler idam cezasına çarptırılır. 11 Eylül 1920'de bu kanuna dayanılarak, buna paralel olarak asker firarileri hakkında da bir kanun çıkartıldı. Kanunun 1. maddesinde 'asker firarileri, onlara yardım ve yataklık edenleri yargılamak üzere İstiklal Mahkemeleri kurulur ve hakimleri görev yapacak üyeler, meclis üyelerinden seçilir' hükmü yer almaktaydı. Normal mahkemelerde etkili ve çabuk sonuç almak elbette zordu. İstiklal Mahkemeleri bir zaruretten, ihtiyaçtan dolayı kuruldu. Mahkemelerin görev alanı ilk kuruldukları sırada asker firarileri ile sınırlıydı. Hükümet ihtiyaç duydukça meclise teklif götürecek, mahkemenin kuruluşuna meclis karar verecekti."

Mahkemelerin bir başkan ve 3 üyeden oluştuğunu anlatan Beyhan, her bir mahkemenin de bir savcısının olduğununu kaydetti.

Bu mahkemelerin kararının kesin olduğunu anlatan Beyhan, bunların temyizi için bir üst mahkemesinin olmadığını söyledi.

Kararların infazı için bütün devlet güçlerinin görevli olduğunu anlatan Beyhan, "Tereddüt gösterenler ve cezaların infazında gecikmeye sebep olanlar aynı mahkemeler tarafından yargılanacaklardır. 18 Eylül 1920 tarihinde hükümet 14 bölgede İstiklal Mahkemesi kurulması teklifini verdi. Asker firarileri kanununun 1. maddesine ek yapılarak mahkemelerin yetkileri genişletildi. Vatana hıyanet, askeri ve siyasi casusluk suçlarında bulunanlar ve bu suçları işleyenlerde bu mahkemelerin yetki alanına dahil edildi" diye konuştu.

İstiklal Mahkemelerinin kısa bir dönemi kapsadığını dile getiren Beyhan, ancak buna rağmen sürekli tartışıldığını aktardı.

TBMM'nin son zamanlarda çok önemli bir işe imza attığını belirten Beyhan, "Meclis, yasama görevinin dışında arşivinde bulunan bu tutanakları hazırlamaya başladı. Başta İstanbul, Isparta, Eskişehir ve El Cezire mahkemesinin tutanakları hazırlandı. Araştırmacıların hizmetine sunuldu" dedi.