AK Parti Adıyaman 5. Olağan İl Kongresi

AK Parti Adıyaman 5. Olağan İl Kongresi
AK Parti Adıyaman 5. Olağan İl Kongresi
- Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu: (1) - "İsrail'in otoritesini meşru gördükten sonra Türkiye'de milli iradeyle işbaşına gelmiş bir iktidarın Başbakanı'na 'Dönemin Başbakanı' diye dosyalar hazırlayanlar varsa, işte onlar bugün de yarın da millet ve tarih önünde hesap vereceklerdir" -"Hiçbir şeyden korkmuyoruz, her şey açıklansın' diyenler niçin bugün telaş içindeler? Neden birtakım yaygaralarla, şüphelerle yürütülen bir soruşturmayı engellemeye çalışıyorlar, beklesinler. Ama şunu da bilsinler ki devletin kurumlarına sızıp başbakanını, cumhurbaşkanını, devletin en mahrem toplantılarını dinleyenler, MİT Müsteşarlığına dönük operasyona kalkışanlar, Suriye'de mazlumlara yardıma giden tırları durdurup ülkemizi dünyaya şikayet edenler bunların karşılıksız kalacağını düşünmesinler" - "Kaç gündür davet ediyorum Kılıçdaroğlu'nu, bir kutlu insanı, Adnan Menderes'i dar ağacına götüren 27 Mayıs darbesine 'kötü' de diyorum, 'kına' diyorum, kınayabiliyor mu? Kınayamaz"

ADIYAMAN (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "İsrail'in otoritesini meşru gördükten sonra Türkiye'de milli iradeyle işbaşına gelmiş bir iktidarın Başbakanı'na 'Dönemin Başbakanı' diye dosyalar hazırlayanlar varsa, işte onlar bugün de yarın da millet ve tarih önünde hesap vereceklerdir" dedi. 

Davutoğlu, partisinin Adıyaman Üniversitesi Spor Salonundaki 5. Olağan İl Kongresi'nde, Gezi Parkı ve 17-25 Aralık olaylarına işaret ederek, bunda AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın cumhurbaşkanlığının engellenmeye çalışıldığını söyledi.

"Milletin içinden gelen, milletin sesini dinleyen hiç kimseyi engelleyemezler" diyen Davutoğlu,  CHP gezi olaylarını da tahrikçileri arasında yer aldığını ifade etti.

Davutoğlu, "Nerede vesayet varsa orada CHP var, nerede darbe varsa onun yanında CHP var" diye konuştu. 

30 Mart seçimlerinde milli iradenin gerçekleştiğini kaydeden Davutoğlu, AK Parti'yi tek tek engelleyemeyeceklerini düşünerek toplanıp bir araya geldiklerini hatırlatarak, "milletin topluca gelene değil kendi içinden çıkana oy verdiğini" söyledi.

Başbakan Davutoğlu, beklentilerin aksine, AK Parti'nin vefa anlayışıyla fire vermeden 2015 Haziran'ı için yola çıktığını bildirerek, şunları kaydetti:

"Bugün o paralel çeteyle ilgili yürütülen bir soruşturma çerçevesinde birtakım adımlar atılınca onlardan önce Kılıçdaroğlu konuşuyor çünkü onların kültüründe vesayet var. 'Hiçbir şeyden korkmuyoruz, her şey açıklansın' diyenler niçin bugün telaş içindeler? Neden birtakım yaygaralarla, şüphelerle yürütülen bir soruşturmayı engellemeye çalışıyorlar, beklesinler. Ama şunu da bilsinler ki devletin kurumlarına sızıp başbakanını, cumhurbaşkanını, devletin en mahrem toplantılarını dinleyenler, MİT Müsteşarlığına dönük operasyona kalkışanlar, Suriye'de mazlumlara yardıma giden tırları durdurup ülkemizi dünyaya şikayet edenler bunların karşılıksız kalacağını düşünmesinler. Biz bu emaneti milletten aldık, can emanetimizi Allah'tan, iktidar emaneti milletten aldık. Her ikisini de ancak Allah'ın ve milletin takdiri ile veririz."

İktidara gelmeleriyle ülkenin demokratikleştiğini, kimseye yürüttüğü faaliyet dolayısıyla ön yargıyla bakmadıklarını vurgulayan Davutoğlu, "Taki hizmet görüntüsü altında birileri eğer bürokrasiyi kontrol etmek, üzerinden ülkenin seçilmiş iktidarına savaş ilan etmişse işte o anda durum değişti. O andan itibaren bize tevdi edilen milli irade emanetini, sonuna kadar savunmak boynumuzun borcudur" değerlendirmesinde bulundu. 

Davutoğlu, Mavi Marmara'da şehit olan Fahri Yıldız'ı anarak, şunları kaydetti:

"Otoriteye karşı çıkmak doğru değil' diyenler bir baktık milli iradeyle işbaşına gelmiş AK Parti hükümetlerine kumpas kuruyorlar. İsrail'in otoritesini meşru gördükten sonra Türkiye'de milli iradeyle işbaşına gelmiş bir iktidarın Başbakanı'na 'Dönemin Başbakanı' diye dosyalar hazırlayanlar varsa, işte onlar bugün de yarın da millet ve tarih önünde hesap vereceklerdir."

Marmara şehitlerini de rahmetle andıklarını söyleyen Davutoğlu,  "Suriye'den o zalim Esad'ın zulmünden kaçan kardeşlerinize kucak açtınız, Allah sizden razı olsun. İşte Ebu Zer'in hemşehrilerinden de beklenen budur. Eğer bir zalimden kaçan bir mazlum varsa, kapımıza geliyorsa o mazluma kapımızı, gönlümüzü, muhabbet diyarımızı açmak bizim içim ulvi bir görevdir. Bütün Adıyaman'a teşekkür ediyorum bu ulvi görevi yerine getirdikleri için" diye konuştu.

Davutoğlu, Adıyaman'da 6-7 Ekim Kobani olaylarını bahane ederek sergilenen şiddete karşı dimdik durulduğuna da işaret ederek, "Bu diyarlar kardeşlik diyarları dediniz. Adıyaman'a selam olsun. Türk, Kürt, Zaza, Alevi, Sünni bütün vatandaşlarımız kardeştir" ifadesini kullandı. 

Adıyaman'ın iyiliğin, imanın, sahabelerin şehri olduğunu hatırlatan Davutoğlu, salona geç kalmasından dolayı partililerden özür dileyip, helallik istedi. Havalimanından salona gelinceye kadar gösterilen ilgiden dolayı geç kaldığını aktaran Davutoğlu, gösterilen sevgi için teşekkür etti. 

Cumhurbaşkanı seçiminde kentin partisine gösterdiği ilgiden dolayı da şükranlarını ileten Davutoğlu, salondakilerin "Dik dur eğilme, gençlik seninle" sloganları üzerine, "Dik durmaya devam edeceğiz" karşılığını verdi.

Başbakanlık görevini aldıktan sonra değişik illerde yapılan kongrelere katıldığını anlatan Davutoğlu, her şehirde çok yoğun ilginin gösterildiğini ve davaya sahip çıkıldığını dile getirdi.

"Bugünler, herkesin kendini imtihandan geçirmesi gereken günler" diyen Davutoğlu, tüm AK Partililerin tatil yapmadan çalışmayı sürdürdüğünü vurguladı.

İdeallere ulaşana kadar durmadan çalışmayı sürdüreceklerini ifade eden Davutoğlu, "Biz bu milletin ta kendisiyiz. Biz bu milletin hürmet gösterdiğine hürmet gösteririz. Bu milletin izzetine sahip çıkarız. Bu milletle yürür, bu milletle koşarız, bu milletle aşkla hareket ederiz" diye konuştu.

"Bu hafta Ebu Zer, o mübarek sahabenin adı iki kez gündeme geldi bir Meclis'te. Ebu Zer'e atıfta bulundu Kılıçdaroğlu. Hangi çağda yaşadığını bilip bilmediğini bilmiyorum" ifadelerini kullanan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Memnun oldum, Ebu Zer'e atıf yapan herkesten memnun oluruz ama Ebu Zer'in emanetçileri, Ebu Zer'in makamına sahip olan aziz Adıyamanlılar, şimdi sorma vakti değil mi? Ey Kılıçdaroğlu, madem Ebu Zer diyorsun, o mübarek sahabenin adını ağzına alıyorsun, ondan birkaç gün önce, Osmanlıca gündeme geldiğinde dönüp neden "Ortaçağ karanlığı" dedin. Eski CHP zihniyetini sürdürdüğünü gösterecek şekilde Nebiler Nebisi'nin, alemlere rahmet olarak geldiği Ortaçağ'a karanlık diyen hatta ona 'Ortaçağ' diyen Ebu Zer'i anlayabilir mi? İşte Kılıçdaroğlu'nun bir özür dileme vaktidir. Bir daha dönüp bu millete ey Kılıçdaroğlu, 'Ortaçağ karanlığı' demeyeceksin, bizim için o asırlar Ebu Zer'in de şerefle içinde bulunduğu Asr-ı Saadet asırlarıdır. Bu milletin mukaddesatına saygı göstermeyi öğrenecekler."

AK Parti'nin Asr-ı Saadet'in, Selçuklu'nun Osmanlı'nın, İstiklal Harbi'nin ve Çanakkale şehitlerinin emanetçileri olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "O emaneti taşıyoruz. Gururla, aşkla taşıyoruz, taşımaya devam edeceğiz" dedi.

Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"İşte onun için darbelere ve vesayetçilere karşı çıkamıyorlar. Kaç gündür davet ediyorum Kılıçdaroğlu'nu. Bir kutlu insanı, Adnan Menderes'i dar ağacına götüren 27 Mayıs darbesine 'kötü' de diyorum, 'kına' diyorum, kınayabiliyor mu? Kınayamaz. Çünkü, o dönemde CHP ona sahip çıktı. 27 Mayıs'ın sözcülüğünü CHP yaptı. Gençleri idam sehpasına gönderen 12 Mart'a karşı çık diyoruz. Yapamıyor. 28 Şubat'a, bu mazlum kızlarımızı üniversite kapılarında tahkir eden o 28 Şubat zilletine karşı çık diyoruz. Çıkabiliyor mu? Çıkamaz. 'Dışarı' diye başörtülü bir milletvekiline tempo tutan o zihniyet ebediyen tarihe gömülmüştür ve bir daha bu milletin inancına, örfüne, fertlerinin sahip olduğu kültüre kimse hakaret edemeyecek. 27 Nisan e-muhtırasına karşı çıkamadılar. Bizimle dimdik TBMM'nin onurunu savunamadılar, biz savunduk. 'AK Parti'den cumhurbaşkanı seçilemez' dediler. 2007 e-muhtırasında 27 Nisan'da, ne yaptık gümbür gümbür seçtik, gümbür gümbür AK Partili bir cumhurbaşkanı geldi."

(Sürecek)