AK Parti'nin Adıyaman Mitingi

AK Parti'nin Adıyaman Mitingi
AK Parti'nin Adıyaman Mitingi
- Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu: (2) - "Buradan Demirtaş'a, Kılıçdaroğlu'na, Bahçeli'ye çağrıda bulunuyorum; eğer seçimi kaybedersek ki kaybetmemiz mümkün değil Allah'ın izniyle, ertesi gün bırakacağım, peki siz bırakmaya hazır mısınız koltuklarınızı?" - "Bilsinler ki bu al bayrak bu topraklarda dalgalanırken kim hangi kökenden olursa olsun, ister Kürt, ister Türkmen, ister Arap, ister Boşnak, ister Somalili bu aziz bayrağın gölgesine sığınmak isterse, bilsinler ki biz buradayız, burada olacağız. Kıyamete kadar bu topraklar mazlumun diyarı olacak" - "28 Şubat zulmü benzeri zulümleri, başörtüsü zulmünü ya da 12 Eylül'de Diyarbakır hapishanesinde yapılan işkenceleri bir daha bu topraklarda kimse yapamayacak'

ADIYAMAN (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Buradan Demirtaş'a, Kılıçdaroğlu'na, Bahçeli'ye çağrıda bulunuyorum; eğer seçimi kaybedersek ki kaybetmemiz mümkün değil Allah'ın izniyle, ertesi gün bırakacağım, peki siz bırakmaya hazır mısınız koltuklarınızı?" dedi.

Davutoğlu, partisinin Adıyaman'da düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, Adıyaman'ın aşk diyarı, sevda ve dert diyarı olduğunu söyledi.

Milletin derdinin Adıyaman, Adıyaman'ın derdinin de kendilerinin derdi olduğunu ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Hepinize aşkla sevdayla selam gönderiyorum. Öbür taraftan Kılıçdaroğlu diyor ki, Kılıçdaroğlu; CHP eş başkanı... Neden eş başkanı diyorum; çünkü diğer başkanı da Demirtaş. Birbirlerinin eş başkanları. Biri 'Kudüs Yahudilerindir' diyor, diğeri de 'bizim İsrail'de niye büyükelçimiz yok, İsrail'le niye dost değiliz' diyor. Be hey gafil, İsrail, Adıyamanlı bir yiğidi, Fahri Yıldız kardeşimizi Mavi Marmara'da şehit etti. Filistinlilere, Gazze'ye zulmediyor. Aziz Adıyamanlılar, biz zalimle dost olur muyuz, zalime fırsat verir miyiz? Filistin'i Mescid-i Aksa'yı kirletenlerle dost olur muyuz? Gitsin Kılıçdaroğlu ile Demirtaş dost olsun. O onların bileceği iş. 

Zalimlerle dost olanları, dost edinir misiniz siz? CHP eş başkanı aynı Demirtaş mantığıyla yıllardır aynı şeyi söylüyorlar; 'Bu Suriyelileri geri göndereceğiz' diyorlar. Filistinlilere buradan bin selam, Tunus'a bin selam, Irak'a, Suriye'ye, Yemen'e, Bosna'ya bin selam. Asya'nın derinliklerine selam, Avrupa'nın içlerine selam. Artık bütün dünyaya merhamet çağrısı yapan, o kadim geleneğin takipçisi, mirasçısı Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. Her yana selam olsun. Bilsinler ki  bu al bayrak bu topraklarda dalgalanırken kim hangi kökenden olursa olsun, ister Kürt, ister Türkmen, ister Arap, ister Boşnak, ister Somalili bu aziz bayrağın gölgesine sığınmak isterse, bilsinler ki biz buradayız, burada olacağız. Kıyamete kadar bu topraklar mazlumun diyarı olacak." 

MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli 'ye 'Türkmenleri gönderecek misiniz " diye çağrıda bulunduğunu da hatırlatan Davutoğlu, "Göndermeyecekseniz niye Kılıçdaroğlu'na 'Sen sus' demiyorsun dedim. Ondan ses çıkmadı. Demirtaş'a, HDP Eş Başkanına, CHP eş başkanına seslendim; 'Kobani'den gelen Kürtleri geri göndermeye sen razı mısın' ses çıkmadı. Çünkü onların meselesi ne Kürt, ne Türkmen, ne Arap, ne Sünni, ne Alevi; onların derdi bizimle, AK Parti'yle. Çünkü AK Parti onların egemenliğine son verdi, eski Türkiye'ye son verdi" diye konuştu. 

"28 Şubat zulmü benzeri zulümleri, başörtüsü zulmünü ya da 12 Eylül'de Diyarbakır hapishanesinde yapılan işkenceleri bir daha bu topraklarda kimse yapamayacak" diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Her türlü faşizme, her türlü baskıya karşı dimdik ayakta mıyız, demokrasiyi koruyacak mıyız , özgürlüklerimizi koruyacak mıyız ? Adıyaman, inşallah 7 Haziran'da mazlumlar adına, insanlık adına bize beşte 5 gönderecek misiniz ? Beşte 5 yapacak mısınız? İnşallah 7 Haziran'da Adıyaman'dan bu ses geldiğinde, bir, milli birliğimiz tahkim edilecek, güçlenecek kardeşliğimiz. İki, her ne suretle olursa olsun devletin temel özelliği insan onuru olacak, herkesin onurunu koruyacağız. Her etnik ve mezhebi kültürel farklılığa saygı göstereceğiz, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak bir onur meselesi olacak. Üç, mutlaka Çözüm Süreci'ni başarıya ulaştıracağız. Dört, Türkiye'nin kalkınmasını sürdüreceğiz, Türkiye'yi ilk 10 ekonomi arasına sokacağız. Beş, dünyanın her yerinde adaletin, hakkın ve merhametin temsilcisi olacağız. 

Yol eğer demokrasi yolu ise buradan çözüm süreci bağlamında bütün milletimize ve özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki kardeşlerime sesleniyorum, bu 22'nci mitingim. Türkiye'nin her yerini dolaşıyorum, bir kez daha sesleniyorum, barış içinde, hep beraber bir şenlik edasıyla sandıklara gidelim. Sandıklara giderken kimse baskı, kimse herhangi bir şekilde yanlış eylem içine girmesin. Kamu düzenini bozmasın. Sandıklarda inşallah herkes neticesini görecek. Hazreti Ömer'in adaletini, Osmanlı'nın adaletini bugüne getireceğiz, geleceğe getireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti o adalet üzerine kurulacak." 

Muhalefet partisi liderlerine de çağrıda bulunan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Buradan, Adıyaman'dan muhalefet liderlerine bir çağrıda bulunuyorum, çağrım şu; İngilterede dün bir seçim oldu ve iktidar partisi büyük bir çoğunlukla, hükumeti kurma şansı elde edecek şekilde Cameron kazandı. Diğer muhalefet liderlerinin hepsi istifa etti. Buradan Demirtaş'a, Kılıçdaroğlu'na, Bahçeli'ye çağrıda bulunuyorum; eğer seçimi kaybedersek ki kaybetmemiz mümkün değil Allah'ın izniyle, ertesi gün bırakacağım, peki siz bırakmaya hazır mısınız koltuklarınızı? Bırakmazlar çünkü onlar o koltuklardan nemalanıyorlar. Bizim için koltuk her an terk edilecek bir dünyalık makamıdır.

Eğer bir an bile o koltuğa saplanıp kalırsak, bütün davamız, bütün dünyamız bize haram olur. İşte çağrım; kim seçimi kaybederse siyaseti bıraksın. Ama çıkıp 'biz bırakabiliriz' demiyorlar, çünkü kaybedeceklerini biliyorlar. Milletle beraber olmayan seçim kazanabilir mi, milletin inancına saygı duymayan seçim kazanabilir mi, millete hizmet götürmemiş olan seçim kazanabilir mi Allah aşkına? Onun için biz 13 yıllık geçmişimizde tek bir dert edindik, Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakan iken onun liderliğinde AK Parti'nin tek bir derdi vardı; bu millete hizmet. Emaneti ben devraldım, tek bir derdim var sadece ve sadece bu milletin birliği, dirliği, huzuru istikbali."

(Sürecek)