At arabasında indi-bindi 2 lira

At arabasında indi-bindi 2 lira
At arabasında indi-bindi 2 lira
- Sultandağı'nda kurulan pazar yerinde toplu taşıma yapılan at arabaları, alınan meyve ve sebzelerle birlikte en fazla 7 kişiyi, 2 ile 10 lira arasında değişen ücretlerden taşıyor - Ankara ve İstanbul gibi şehirlerden gelen bazı vatandaşlar ise merak için bu aracı tercih ediyor

AFYONKARAHİSAR (AA) - ZAFER AKPINAR - Gelişen teknoloji ve değişen yaşam şartlarıyla traktör, "patpat" (pancar motorundan tasarlanan bir çeşit yük aracı) ve kamyonet sayısı artsa da  Anadolu 'da birçok ilçede at arabaları, halen toplu ulaşım aracı olarak kullanılıyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, 1990 yıllara kadar kırsal yaşam alanlarında vazgeçilmez olan at ve eşekler, yük taşımacılığı, tarla işleri ve ulaşımda önemli yer tuttu.

Gelişen teknoloji ve buna bağlı değişen yaşam şartları, köyden kente göçün artması gibi nedenler, kırsalda at ve eşek sayısını hızla düşürdü. Traktör, patpat ve kamyonet gibi motorlu araçlar, yük ve yolcu taşımacılığında kullanılan at arabalarının da giderek kaybolmasına yol açtı.

Her ne kadar Anadolu'da at ve eşek sayısı azalsa da birçok kişinin geçimini sağladığı at arabaları, kimi yerlerde halen toplu ulaşım aracı olarak kullanılıyor.

Afyonkarahisar'ın Sultandağı ilçesinde kurulan pazar yerinde toplu taşıma yapan at arabaları, alınan meyve ve sebzelerle birlikte en fazla gelen 7 kişiyi taşırken, ulaşım ücretleri 2 ile 10 lira arasında değişiyor.

İndi-bindi ücreti 2 lira olan at arabalarına binenler, 2 kilometrelik uzaklık için 10 lira ödüyor.

Pazar yerinde alışveriş yapan vatandaşları evlerine taşıyarak geçimini sağlayan at arabacı İzzet Özçelik, 25 yıl önce Sultandağı'nda 50 civarı at arabası bulunduğunu belirterek, şimdilerde 3-4 kişi kaldığını söyledi.

- 100 bin liralık otomobili olan da at arabasına biniyor

Kırsalın toplu ulaşım aracı olan at arabalarında kısa mesafenin 2 lira olduğunu anlatan Özçelik, şunları kaydetti:

"Vatandaşın pazar malzemelerini taşıyoruz. Kış aylarında odun ve kömür ihtiyaçları olursa eve götürüyoruz. İlçe dışından, Ankara ve İstanbul gibi illerden gelenler, ömründe at arabası, eşek görmemiş, 100 bin liralık arabası olanlar, merak için kendi biniyor, çocuğunu bindiriyor. Kış aylarında pazar yerlerinde taşımacılıktan haftada 15-20 lirayı zor kazanıyoruz. Bu da sadece pazar ihtiyacımızı karşılıyor. Yaz aylarında kiraz ve vişne taşıyarak günlük kazancımız 50 lirayı buluyor."

Eskiden bugünün parasıyla haftada 250-300 lira kazandıklarını anlatan Özçelik, "Arpa saman daha ucuzdu, at arabacılığının getirisi vardı. Nal bugün 60-70 lira ayda bir değişiyor. Yollar parke taş ve asfalt olunca nallar daha hızlı eskiyor. Arpanın demiri (13 kilogramı) 10, samanın çuvalı 30 lira. Atın aylık masrafı 250 lirayı buluyor" dedi.

- Çocuklar at arabasında anne ve babaları otomobille arkada

At arabacı Cafer Battal ise 30 yıldır bu işten geçimini sağladığını belirterek, "Eskiden herkes at arabasına binerdi, şimdi herkesin otomobili, kamyoneti, traktörü ya da patpatı var" ifadesini kullandı.

Yazın pazar günleri kazancının 100 lirayı bulduğunu anlatan Battal, "Kışın 20 lira zor elimize geçiyor. Ankara ve İstanbul'dan at arabası görmeyen çocuklar olursa ailelerinin isteği üzerine biniyorlar. Çocuklar at arabasında anne ve babaları otomobille arkadan gidiyoruz" diye konuştu.

Battal, at arabasının ulaşımda bir nostalji olduğunu vurgulayarak, ilçeye gelen birçok turistin hatıra için fotoğraflar çektirdiğini, özellikle Sultandağı turu attığını kaydetti.