Başbakan Yardımcısı Babacan, Afyonkarahisar'da: (2)

Başbakan Yardımcısı Babacan, Afyonkarahisar'da: (2)
Başbakan Yardımcısı Babacan, Afyonkarahisar'da: (2)
- "Yargımız için insan kaynağı reformu çok önemli olacak. Biz hakimlerimizin uluslararası hukuk normları, anayasa, yasalar ve hür vicdanlarıyla karar vermelerini istiyoruz. Hiçbir yerden hiçbir şekilde etki altında kalmamalarını, talimatla iş yapmamalarını arzu ediyoruz" - "Bir savcı bir hakim, iki üç tane de emniyet mensubu, Türkiye'de yapamayacakları operasyon yok. 17-25 Aralık'ta bunları yaşadık. Buna izin verilmesi mümkün değil"

AFYONKARAHİSAR (AA) - Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Yargımız için insan kaynağı reformu çok önemli olacak. Biz hakimlerimizin uluslararası hukuk normları, anayasa, yasalar ve hür vicdanlarıyla karar vermelerini istiyoruz. Hiçbir yerden hiçbir şekilde etki altında kalmamalarını, talimatla yapmamalarını arzu ediyoruz. Aksi halde bir savcı bir hakim, iki üç tane de emniyet mensubu, Türkiye 'de yapamayacakları operasyon yok. 17-25 Aralık'ta bunları yaşadık. Buna izin verilmesi mümkün değil" dedi. 

Babacan, Afyonkarahisar Sanayici ve İşadamları Derneğince bir otelde düzenlenen "2023 Hedeflerimiz ve Türkiye Ekonomisi" konulu toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'de güven ve istikrar ortamını bozmaya çalışanların bulunduğunu belirterek, dışarıdakilerle işbirliği yapıp, Türkiye'nin sahip olduğu huzur ve güven ortamını sarsmaya çalışanların var olduğunu söyledi.

Herkesin bunun farkında olması gerektiğini ifade eden Babacan, şöyle konuştu:

"Çok dikkatli olmamız lazım. Biz ne zaman ki birlik beraberliğimizi koruruz, ne zaman ki kendi güven ve istikrarımıza sahip çıkarız, işte o zaman Türkiye'nin geleceği iyi olur. Türkiye'nin önümüzdeki yıllar istikrarının güçlendiği, ekonomisinin güçlendiği bir dönem olur. Ama kendi içimizde fitne fesat olursa, kendi içimizde ihanet olursa Allah korusun o da memleketi topyekun kötüye götürür. Bunun için çok uyanık ve dikkatli olmamız lazım."

Babacan, Türkiye ekonomisinin son 12 yıl içinde büyüdüğünü hatırlatarak, ihracatın 36 milyar dolardan, 158 milyar dolara çıktığını bildirdi.

Son 44 yılın en düşük enflasyonu iki yıl önce gördüklerini anlatan Babacan, şunları söyledi:

"Hazinenin borçlanma faizleri tek haneli rakamlara indi. Ben hazineden sorumlu bakan olarak göreve başladığım gün 18 Kasım 2002 yüzde 66 faiz ödüyordu, Türkiye Cumhuriyeti hazinesi. Enflasyon yüzde 29 faiz yüzde 66. Aradaki fark tam 37 puan. Şimdi reel faizler 2 puandan 3 puana çıkınca üzülüyoruz, faizler yükseldi diyoruz. Enflasyon 7'den 8'e çıkınca hemen gazeteler tam sayfa manşetler atıyor, enflasyon yükseldi faizler yükseldi. Bu iyi bir şey. Demek ki artık yarım puana bir puana bile hassasiyet gösterecek kadar işler toparlanmış. Ama yeterli mi? Değil. Daha da düşük tek haneli enflasyon ve daha da düşük faizi bu ülke hak ediyor. Bu ülkenin bunu gerçekleştirme potansiyeli var. Yeter ki siyasi istikrarımızı koruyalım ve ekonomide doğru işler yapalım. Türkiye'deki büyümenin sonucunda aynı zamanda gelir dağılımı da düzeldi. Türkiye gelir dağılımının düzeldiği dünyada çok az sayıda ülkeden bir tanesidir. OECD ülkelerinin hemen hemen tamamında gelir dağılımı hızla bozuldu, bozuluyor. ABD 'de son bir yıllık büyümenin kendi hayatında etkisi olduğunu söyleyen kesim sadece yüzde 1. Büyüyen ekonomilerden ABD ve İngiltere'de halkın yüzde 1'i bu büyümenin farkında. Çünkü zengin ve fakir arasındaki fark hızla büyüyor."

Babacan, yapısal reformların önümüzdeki dönemde son derece önemli olacağını ve şimdiye kadar hiç yapılmayan detaylı bir yapısal reform programı hazırladıklarını bildirdi.

- Yargı reformu

Yargı reformunun da çok önemli olduğunu vurgulayan Babacan, şöyle devam etti: 

"Çünkü bir ülkenin hukuki güvenliği, bir ülkenin gerçek anlamda bir hukuk devleti olması ekonomimiz açısından olmazsa olmaz, bir şart. En basit bir borç-alacak davası iki üç yıl sürüyorsa, eğer bilirkişilik müessesesi maalesef önemli ölçüde dejenere olduysa, alt mahkemelerle üst mahkemelerin verdiği kararlar çok farklı olabiliyorsa, bir şehrimizdeki benzer bir davada alınan bir kararla başka şehirde alınan bir karar tamamen farklı oluyorsa demek ki orada sorun vardır. Hele hele yargı gibi bağımsızlığı ve tarafsızlığı çok önemli bir kurumda bazı yapılanmalar, savcılarımızı ve hakimlerimizi etki altına alabiliyorsa, onlardan gelen talimatlarla karar alabiliyorsa, Allah korusun bu bir ülkenin felaketini hazırlamak demektir." 

"Yargı reformu yapılacaksa bunu o ülkenin hükümeti ve meclisi yapacak" diyen Babacan, sözlerini şöyle tamamladı: 

"Gelin görün ki bizim 17-25 Aralık operasyonlarından tutun da yaşadığımız bunca sıkıntılı dönemde yargıyı reforme etmek adına ya da bazı sıkıntıları düzeltmek adına attığımız adımlarda 'bunlar yargının bağımsızlığına müdahalede bulunuyor, yargının alanına giriyor. Halbuki güçler ayrımı vardır, şudur budur' diye de maalesef çok olumsuz şekilde de işleniyor. Bu olabilir. Eğer biz kendimizden eminsek doğruları yapıyorsak da hiç korkmamak lazım ve ısrarla da inatla da Türkiye için doğrusunu burada yapmak lazım. Yargımız için insan kaynağı reformu çok önemli olacak. Biz hakimlerimizin uluslararası hukuk normları, anayasa, yasalar ve hür vicdanlarıyla karar vermelerini istiyoruz. Hiçbir yerden hiçbir şekilde etki altında kalmamalarını, talimatla iş yapmamalarını arzu ediyoruz. Aksi halde bir savcı bir hakim, iki üç tane de emniyet mensubu, Türkiye'de yapamayacakları operasyon yok. 17 - 25 Aralık'da bunları yaşadık.  Buna izin verilmesi mümkün değil. Bunu da ancak güçlü bir siyasi irade düzeltir."

(Bitti)