"Halk Takvimi" UNESCO'nun kapısında

"Halk Takvimi" UNESCO'nun kapısında
"Halk Takvimi" UNESCO'nun kapısında
- Mevsimsel iklim ve doğa şartlarının, AKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bozyurt tarafından "kocakarı soğuğu", "camız kıran fırtınası", "pastırma yazı" gibi ifadelerle aktarıldığı takvim, UNESCO yetkililerinin de ilgisini çekti - Takvimin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine alınmasına ilişkin değerlendirme süreci birkaç yıl içinde tamamlanacak - Bozyurt: "Halk Takvimi konsepti bu listeye dahil edilmeye layık görülürse bu gerçekleşecek. Bu da benim için çok güzel bir şey olacak"

AFYONKARAHİSAR (AA) - ALİ KEMAL AKAN - Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Okan Bozyurt, "kocakarı soğuğu", "camız kıran fırtınası", "öküz soğuğu", "pastırma yazı", "zemheri", "hamsin" gibi ifadelerle mevsimsel iklim ve doğa koşullarından derlediği "Halk Takvimi"nin, Birleşmiş Milletler Eğitim , Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine dahil edilmesini bekliyor.

Bozyurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaşlılar, tarım ve hayvancılıkla uğraşan kişilerle sohbetlerinde bazı bilgiler edindiğini ve bunları bir deftere not ettiğini söyledi.

Meteorolojik veriler de edindiğini ve bunlara göre bir sıcaklık grafiği oluşturduğunu anlatan Bozyurt, bu çalışmalarının 8 yıl sürdüğünü bildirdi.

Daha sonra "hızır" ve "kasım" günleri olmak üzere takvimi ikiye ayırdığını dile getiren Bozyurt, "Yaz dönemini anlatan 'hızır' günlerini kırmızı ve tonlarında, kışı anlatan 'kasım' günlerini de mavi ve tonlarında oluşturdum. Geçmişte kış günleri de 'zemheri' ve 'hamsin' olmak üzere iki ana döneme ayrılırdı. Zemheri, kışın en soğuk günlerinin olduğu ana dönem olarak karşımıza çıkıyor. Hamsin ise biraz daha kış mevsiminin yavaşlamakta olduğunu, sıcak günlerin yaklaşmakta olduğunu müjdeliyor" diye konuştu.

"Mart ayı, dert ayı", "Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır", "Sitte-i Sevir, kapıyı çevir", "Hamsin, kah üşü kah ısın" gibi deyimlerle dikkat çekilen  hava durumlarını da işin içine katarak " Türkiye 'nin Halk Takvimi"ni oluşturduğunu ifade eden Bozyurt, bunun mizanpajını AKÜ Güzel Sanatlar Fakültesinde yaptırıp Rektör Prof. Dr. Mustafa Solak başta olmak üzere akademisyenlere ve arkadaşlarına dağıttığını belirtti.

Üniversitede herkesin odasında bulunan takvimden UNESCO yetkililerinin haberdar olduğu bilgisini veren Bozyurt, şöyle devam etti:

"UNESCO'dan beni davet ettiler ve takvim hakkında bilgi istediler. 6 Mayıs 2014'te UNESCO yetkililerine  Ankara 'da bir konferans verdim. Çok güzel geçti. Daha sonra çalışmamı markaj altına aldılar. Halk Takvimini, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine aday gösterdiler. Birkaç yıl içinde bunun üzerinde çalışma yapacaklar. Halk Takvimi konsepti bu listeye dahil edilmeye layık görülürse bu gerçekleşecek. Bu da benim için çok güzel bir şey olacak."

- "Halk Takviminden de kopmaya başladık"

Bozyurt, Halk Takviminin nesilden nesile aktarılan ve binlerce yıldır süregelen bir kültür olduğunu vurguladı.

Şimdilerde söz konusu konseptin zayıflamaya başladığını savunan Bozyurt, şunları kaydetti:

"Şehirli bir toplum olduk. Eskiden kırsal yaşam ağırlıklı bir toplum vardı. Yaşam daha çok tarım ve hayvancılığa dayalıydı. Şimdi ise sanayi toplumu olduk. Dolayısıyla artık doğadan kopma sürecimiz başladı. Böyle olunca tabii Halk Takviminden de kopmaya başladık. Şimdi insanlar günlük hava durumu için meteorolojiye bakıyor, oradan bilgi edinmeye çalışıyorlar ama uzun vadeli bir öngörüde bulunmak isterseniz gerçekten bu takvimin yararlı olacağına inanıyorum."