ABD Başkanı Obama basın toplantısı düzenledi

ABD Başkanı Obama basın toplantısı düzenledi
ABD Başkanı Obama basın toplantısı düzenledi
- Obama: (3) - "Kimse, 2,5 milyon sığınmacı ile Türk halkından daha fazla yük taşımıyor. Dolayısıyla, hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız" - "(Paris saldırılarının etkisiyle Suriyeli sığınmacılara) Kalplerimizi kapatmayacağız ve mülteci konusunu terörizmle eşleştirmeyeceğiz" - "Bazıları (sığınmacılardan) sadece Hristiyanları almamız gerektiğini söylüyor, Müslümanları değil. Siyasi liderlerin, bu konuda dini bir test olması gerektiği yönündeki teklifleri, utanç verici. Bu Amerikalı olmak değil, bu biz değiliz" - "Hrıstiyanlarla Müslümanlar savaştaymış gibi fikirleri besleyemeyiz. Eğer DAEŞ'i yenilgiye uğratmak istiyorsak, burası başlamak için iyi bir nokta" - "(Suriye meselesinde) Hala taraflar arasında görüş ayrılıkları mevcut, en önemlisi de Beşşar Esed'in geleceği üzerine ki biz zalimce bir iktidar güden Esed'in Suriye'de bir geleceği olduğuna inanmıyoruz"

ANTALYA (AA) - ABD Başkanı Barack Obama, sığınmacı konusunun Avrupa halkının kaynaklarını olağanüstü derecede zorladığının farkında olduğunu belirterek, "Kimse, 2,5 milyon sığınmacı ile Türk halkından daha fazla yük taşımıyor. Dolayısıyla, hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız" ifadesini kullandı. 

G20 Liderler Zirvesi sonrasında düzenlediği basın toplantısında, bir soru üzerine, sahada Amerikan askeri kullanmanın, sorunun altındaki gerçek dinamikleri ortadan kaldıramayacağını tekrarlayan Obama, bu nedenle DAEŞ ile mücadeleye, "işe yarayabilme şansı en yüksek olan" mevcut stratejiyle devam edeceklerini söyledi.

Obama, "Bu soyut bir şey değil. Oralara askerimizi gönderdiğimizde yaralanacaklar, öldürülecekler, ülke milyarlarca dolar harcayacak. En iyisi, önce nişan almadan vurmayalım. Önemli olan doğru stratejinin bulunması ve şu anda takip ettiğimiz strateji de doğru strateji" diye konuştu.

Başka bir soru üzerine, DAEŞ'in ciddi kapasitesi bulunduğunu ama bunun diğer örgütlere göre "eşsiz" bir nitelik taşımadığını ifade eden Obama, ancak toprak kontrol etmeleri ve sosyal medyayı kullanmalarının onları diğerlerinden farklı kıldığını söyledi.

Obama, DAEŞ'in saldırılarının Müslümanları etkilemesine yönelik bir soru üzerine, konuyu G20 zirvesinde de çokça konuştuklarını, DAEŞ terörizminin kurbanlarının çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğunu kaydetti.

"DAEŞ, İslam'ı, Müslümanların çoğunluğunu temsil etmiyor" diyen Obama, bunun gerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gerekse diğer Müslüman ülke liderleri tarafından hep vurgulandığını hatırlattı.

Obama, Paris'teki saldırıları, İslami görüşle eşit tutmanın ve bu tür klişeleştirmelerin "amaca zarar verici" olduğunu dile getirerek, "Bunlar yanlış. Bir şekilde bunlar terörizm sorunu yerine Müslümanlarla ilgili bir problemmiş şeklinde tanımlanırsa, zaman içinde terörist örgütlerin daha fazla eleman toplamasının önünü açar" dedi.

Ancak, şu dönemde en korkunç terörist eylemleri yapanların da Müslümanlar adına bunu yaptıklarını iddia ettiklerine işaret eden Obama, İslam dünyasının da bu tür aşırılık ideolojilerinin nasıl kök saldığı konusunda ciddi sorular sorması gerektiğini vurguladı.

- "Sığınmacı konusunu terörizmle eşleştirmeyeceğiz"

Obama, "Müslüman olmayanlar basmakalıp yargı oluşturmamalı ama Müslüman toplumu da çocuklarının, masum insanların öldürülmesini haklılaştıran bu tür çarpıtılmış ideolojilerden nasıl etkilenmemesi gerektiği noktasını düşünmeli" ifadesini kullandı.

Obama, "şiddete inanılmadığı" belirtilse de aşırılıkların geri itilmesine yönelik yeterli çabanın gösterilmediği zamanlar bulunduğunu savundu.

Paris saldırılarının Avrupa'daki sığınmacılarla ilgili de tartışma yarattığını anımsatan Obama, Suriye'den kaçan insanların çoğunlukla iç savaştan, terörizmden zarar görmüşler olduğunu vurguladı. Obama, "Bunlar aileler, çocuklar, öksüzler ve şunun G20'de teyit edilmesinden memnunum ki, bu tür şiddetlerin kurbanlarına kalplerimizi kapatmayacağız ve mülteci konusunu terörizmle eşleştirmeyeceğiz" dedi. 

- "Kimse Türk halkından daha çok yük taşımıyor"

Sığınmacı konusunun Avrupa halkının kaynaklarını olağanüstü derecede zorladığının farkın olduğunu dile getiren Obama, "Kimse, 2,5 milyon sığınmacı ile Türk halkından daha fazla yük taşımıyor. Dolayısıyla, hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız" ifadesini kullandı. 

ABD'nin de bu konudaki adımlarını artırması gerektiğini belirten Obama, "Bazıları sadece Hristiyanları almamız gerektiğini söylüyor, Müslümanları değil. Siyasi liderlerin, bu konuda dini bir test olması gerektiği yönündeki teklifleri, utanç verici. Bu Amerikalı olmak değil, bu biz değiliz" diye konuştu.

Bu dönemde özellikle de liderlerin "karanlık güdülerle" beslenmemesi gerektiğine işaret eden Obama, Avrupa ve Amerika değerlerinin, insanları inaçları nedeniyle ayırmamaya dayandığını hatırlattı.

Obama, "Biz insanları bizden farklı diye öldürmeyiz, bizi onlardan farklı kılan bu. Hristiyanlarla Müslümanlar savaştaymış gibi fikirleri besleyemeyiz. Eğer DAEŞ'i yenilgiye uğratmak istiyorsak, burası başlamak için iyi bir nokta" değerlendirmesinde bulundu.

Obama, aynı şekilde Müslüman toplumunun da Batı veya Hristiyanlık karşıtı duygulara girmemesi gerektiğine dikkati çekti.

- "Esed'in Suriye'de bir geleceği olduğuna inanmıyoruz"

Obama basın toplantısının açılışında, Fransa ile istihbarat ve operasyonel askeri bilgilerin paylaşılması konusunda bugün yeni bir anlaşmayı duyurdu.

Bu "çirkin" saldırıların sadece Paris'te değil, DAEŞ tarafından Beyrut'ta, geçen ay Ankara'da ve rutin olarak Irak'ta da düzenlendiğine dikkat çeken Obama, G-20 olarak bu tehdide karşı birlik halinde oldukları yönünde kesin bir mesaj ortaya koyduklarını vurguladı.

Obama, DAEŞ'i "şeytanın yüzü" olarak niteleyerek, "Birçok kez söylediğim gibi, hedefimiz bu barbar terör örgütünü zayıflatmak ve nihayetinde yok etmek" dedi.

Uluslararası koalisyonun bugüne kadar yaptıklarına değinen Obama, "Şunu gördük ki, sahada etkili bir ortağımız olduğunda DAEŞ geriletilebiliyor, koalisyon hava gücüyle desteklenen Irak'taki yerel güçler geçenlerde Sincar'ı kurtardılar. Iraklı güçler Ramadi'yi geri almak için savaşıyor. Suriye'de DAEŞ, Türkiye ile sınır bölgesinin büyük kısmından geri çekilmek zorunda bırakıldı. Rakka ve çevresindeki DAEŞ mevkilerine tedarik hatlarını kesmeye çalışan muhalefet güçlerine desteği artırdık" dedi.

Obama, dolayısıyla hem Irak hem Suriye'de DAEŞ'in daha önceye göre daha az toprağı kontrol edebildiğini kaydederek, bu ilerlemenin kalıcı olabilmesi için daha fazla ülkenin bu mücadelenin gerektirdiği kaynakları sağlaması gerektiğini söyledi.

"Paris'teki saldırılar bize, DAEŞ'i sadece Suriye ve Irak'ta yenilgiye uğratmanın yeterli olmayacağını hatırlattı" diyen Obama, Antalya'da bir araya gelen ülkelerin, sınır kontrolleri güçlendirme, daha fazla bilgi paylaşma ve Suriye ile Irak'ın içine ve dışına yabancı savaşçı akışını önlemeye yönelik çabaları artırma kararı aldığını kaydetti.

Obama, DAEŞ liderlerinin hiçbir yerde güvenli barınağa sahip olamayacağını ve çarpık ideolojini itibarsızlaştırmak için, dini liderler de dahil olmak Müslüman toplumlardaki liderlerin yanında yer almaya devam edeceklerini belirtti.

İnsani alanda da, Suriye halkına yardım eli uzatmak için bireysel ve toplu olarak daha fazlasını yapmaları gerektiğini söyleyen Obama, daha fazla ülkeyi bu krizin gerektirdiği kaynaklara katkı yapmaya çağırdı.

Sığınmacılar konusunda da Türkiye, Lübnan ve Ürdün gibi ülkelerin zaten olağanüstü bir yükü sırtladığını ve bu ülkelerin bunu tek başına yapmasının beklenemeyeceğini kaydeden Obama, şöyle devam etti:

"Aynı zamanda da ülkelerimiz güvenliğimizi temin etmeli ve benim başkan olarak önceliğim Amerikan halkının emniyeti. Bu nedenle de, daha fazla sığınmacı kabul ederken, bunu (sığınmacıları) kapsamlı tarama ve güvenlik kontrollerine tabi tuttuktan sonra yapıyoruz. Şunu da hatırlamalıyız ki, bu sığınmacıların kendileri terörizmin kurbanları. Bu nedenle kaçıyorlar. Yüzlerine kapıları kapamak bizim değerlerimize ihanet olur. Ülkelerimiz can havliyle güvenli bir yer arayan sığınmacıları kabul edebilir ve kendi güvenliğimizi de sağlayabilir. İkisini birden yapabiliriz ve yapmalıyız." 

Diplomatik alanda da Suriye'deki savaşı sona erdirmek ve Suriye halkı ile dünyayı DAEŞ'e karşı birleştirmenin tek yolunun siyasi çözümden geçtiğini vurgulayan Obama, Viyana'da varılan hedeflerin önemine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Suriye'de diplomasi umutları daha önceleri kesilmişti. Bu son diplomatik girişimin de sekteye uğrayabileceği türlü yollar var. Hala taraflar arasında görüş ayrılıkları mevcut, en önemlisi de Beşar Esed'in geleceği üzerine ki biz zalimce bir iktidar güden Esed'in Suriye'de bir geleceği olduğuna inanmıyoruz. Onun Suriye halkına karşı savaşı bu krizin temel nedeni. Şimdi farklı olan ve bize biraz umut veren şu; ilk kez Suriye'deki ihtilafın tüm taraflarında büyük ülkelerin tamamı ilk kez bu savaşın sona erdirilmesi için gereken bir süreç üzerinde anlaştı. Dolayısıyla önümüzde çok zorlu bir yolun olduğunun bilincindeyiz ama ABD olarak, koalisyonla ortaklık halinde askeri, insani ve diplomatik tüm cephelerdeki amansız çabamızı sürdüreceğiz."

- Beşli görüşme

Öte yandan Obama, zirvede ABD'nin bazı müttefikleriyle ortak görüşme yaptı.

Görüşmeye, İngiltere Başbakanı David Cameron, Almanya Başbakanı Angela Merkel, İtalya Başbakanı Matteo Renzi ve Paris'teki terör saldırıları nedeniyle zirveye gelemeyen Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın yerine Dışişleri Bakanı Laurent Fabius katıldı.

Obama, zirvenin ardından Filipinler'e gitmek üzere Türkiye'den ayrıldı.

(Bitti)