AK Parti Diyarbakır mitingi

AK Parti Diyarbakır mitingi
AK Parti Diyarbakır mitingi
- Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu (6): - "Artık Kürtler savaşmak istemiyor. Kürt vatandaşlarımız da hiçbir ayrım olmadan, Türkiye'de eşit vatandaşlar olarak yaşamak istiyor, huzur istiyor, barış istiyor, emniyet istiyor, refah istiyor ama silah istemiyor, mermi istemiyor, doçka istemiyor, mayın istemiyor, hendek istemiyor velhasıl terör istemiyor" - "Kimse bu halka namlu doğrultmasın, kimse bu Kürt yiğitlerine namlu doğrultmasın, Medeni kardeşimize yaptığı gibi namlusunu doğrultmasın, o namluyu kırarız. Bu dağları temizleriz" - "Güvenliği özgürlüklere, özgürlükleri güvenliğe feda etmeyeceğiz. Türkiye'yi terörden, kavgadan, şiddet ve düşmanlıklardan mutlaka arındıracağız. Dağlarımız, ovalarımız, vadilerimiz, şehirlerimiz, sokaklarımız terörden, teröristlerden temizleninceye kadar mücadele etmeye kararlıyız"

ANKARA (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Artık Kürtler savaşmak istemiyor. Kürt vatandaşlarımız da hiçbir ayrım olmadan, Türkiye'de eşit vatandaşlar olarak yaşamak istiyor, huzur istiyor, barış istiyor, emniyet istiyor, refah istiyor ama silah istemiyor, mermi istemiyor, doçka istemiyor, mayın istemiyor, hendek istemiyor velhasıl terör istemiyor" dedi.

Davutoğlu, partisinin Diyarbakır mitinginde yaptığı konuşmada Nusaybin'de seçim koordinasyon merkezi başkanına ve sandık kurulu başkanına terör saldırısında bulunulduğunu anımsattı.

Terör örgütü mensuplarının istediklerinin Diyarbakır'ı terketmeleri olduğunu anlatan Davutoğlu, "Hiç ümit etmesinler son neferimize, son nefesimize kadar buradayız, burada olacağız. İşgal orduları bunu başaramamışlar, bu topraklarda bizi bize kırdıramamışlar, bunlar da başaramayacaklar, kurdukları tuzaklara tek tek kendileri düşecekler" diye konuştu.

"Şimdi de çıkmışlar bizi suçluyorlar, neymiş biz DAEŞ'e destek veriyormuşuz" diyen Davutoğlu, "Biz terörün her türlüsüne karşıyız, kimden geldiğine de bakmayız. Biz hiçbir örgüte, hiçbir cinayet şebekesine asla farklı bakmayız. Bizim için hepsi canidir, hepsi katildir. Terör kimden gelirse gelsin insanlık suçudur" ifadelerini kullandı.  

DAEŞ'e yapılan operasyonda cephanelik denilebilecek evler bulunduğunu ve canlı bombalar yakalandığını anlatan Davutoğlu, Sur bölgesinde de PKK'nın eylemlerine karşı da operasyonlar yaptıklarını hatırlattı. 

- "Kurşunlu Cami'nin onuru bizim onurumuzdur"

 Kendisinin Diyarbakır'a aşık olduğunu ifade eden Davutoğlu, Diyarbakır'ın bütün camileri, bütün burçlarının kent halkına ve kendilerine emanet olduğunu vurguladı.

Tarihi Kurşunlu Camisi'nin tarandığını, çevresine hendekler kazıldığını anımsatan Davutoğlu, Kahramanmaraş'ta camiye saldıran Fransız işgal ordusuyla, Diyarbakır'da Kurşunlu Camisi'ne saldıranlar arasında bir fark olmadığını vurguladı.

"Kurşunlu Cami'sinin onuru bizim onurumuzdur" değerlendirmesini yapan Davutoğlu, caminin artık bir "sembol" olduğunu kaydetti.

Caminin içinde marş çalındığını hatırlatan Davutoğlu, "Hani birileri vardı minarelerden Türkçe ezan okutmuştu ya CHP zihniyeti. Biz ona karşı Türk'ü Kürt'ü, Sünni'si, Arap'ı ve Alevi'si ile hep beraber karşı durduk ve dedik ki; bu camilerden, bu minarelerden ancak 'Allahü Ekber' denir" şeklinde konuştu.

Diyarbakırlıları camilerine ve minarelerine sahip çıkmaya çağıran Davutoğlu, şöyle konuştu:

"1 Kasım'da bilsinler ki 2 Kasım'da inşallah sizin oylarınızla tekrar iktidar olacağız. Ve buradan size söz veriyorum; biz hep beraber, bizden sonraki nesiller Kurşunlu Camisi'nde ebediyen sadece ve sadece Ezan-ı Muhammedi okunacak. Diyarbekir'in aziz semalarında bir minareden başka hiçbir ses çıkmayacak. Bu büyük provokasyona yeltenecek alçak sayısı dünyada bile bir elin parmağını geçmez."

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Herhangi bir şehirde Almanya'da veya Avrupa'da ezan dışında bir ses yükselseydi biz de ona haddini bildirirdik değil mi? Bu ırkçılığa haddini bildirirdik değil mi? Kurşunlu Camisi'nde bunu yapan, bu provokasyonları yapanlara da haddini bildirecek miyiz? Söz mü? 1 Kasım'da oylarımızla bunların hesabını soracak mıyız? İnşallah 1 Kasım'da bunu sizden görmek, duymak istiyoruz.  Buna izin vermemiz, bu şımarıklığa, bu küstahlığa sessiz kalmamız mümkün değil, er ya da geç bunu yapanlar hesabını verecekler. Benim dindar Kürt kardeşim, benim peygamber aşığı Kürt kardeşim bu alçaklığa katiyen müsaade etmez. Bu millet, bu alçak zihniyeti Diyarbekir'den de Mardin'den de İstanbul'dan da Türkiye'nin her yerinden mutlaka tasfiye edecektir. "

Davutoğlu alandakilere, "Bugünün Türkiye'sinde konuşarak, diyalogla, siyasetle halledilmeyecek herhangi bir konu var da bunlar tekrar silahlarına onun için mi sarıldı? Bugün diyalogla konuşarak, halledemeyeceğimiz bir sorun var mı? Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde her türlü görüş temsil ediliyor, peki bunlar niye silaha sarılıyor? Ne istiyorlar -Türk'ten Kürt'ten Zaza'dan Arap'tan, ne istiyorlar bu Diyarbakır'ın gencecik çocuklarından- ki dağa kaldırıyor?" sorusunu yöneltti.

 Yüreklerinin yandığını anlatan Davutoğlu, "O gencecik çocukları dağa kaldırıp da onları yanlış ideolojiler etrafında şartlandırıp da döndürüp, Türklere, Kürtlere, Araplara, Zazalara saldırtanlar var ya işte onlar katillerin ta kendileridir. Şimdi Türkiye'de her şey açıkça konuşulabiliyorken, her şey paylaşılabiliyorken, artık silahın bir manası olur mu, şiddetin bir manası olur mu, nefret dilinin bir manası olur mu?" şeklinde konuştu.

- "Kimse bu halka namlu doğrultmasın"

  Halkın gücünü sandıkta göstermek istediğine dikkati çeken Davutoğlu, Mardin'in Nusaybin ilçesinde geçici köy korucusu ve Nusaybin Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Medeni Konak'ın terör örgütünün silahlı saldırısı sonucu şehit olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti:

"Kimse bu halka namlu doğrultmasın, kimse bu Kürt yiğitlerine namlu doğrultmasın, Medeni kardeşimize yaptığı gibi namlusunu doğrultmasın, o namluyu kırarız. Bu dağları temizleriz. Bu aziz vatanda Türk'ü Kürt'e Arap'ı Zaza'ya kardeş kılarız. Bu halk hendek kazarak gidilebilecek bir yolun olmadığını biliyor. Bu halk geleceğini hendeklerde değil, sandıklarda arıyor." 

Başbakan Davutoğlu, hiçbir şehir ve hiçbir ilçenin 23 Temmuz'dan beri sürdürülen huzur ve demokrasi operasyonuna karşı çıkmadığını ve sokağa dökülmediği aktararak, şunları kaydetti:

"Allah sizden razı olsun Diyarbekirliler, provokasyonlara kapılmadınız. Bunlar şunu anlamak istemiyorlar. Artık Kürtler savaşmak istemiyor. Kürt vatandaşlarımız da hiçbir ayrım olmadan, Türkiye'de eşit vatandaşlar olarak yaşamak istiyor, huzur istiyor, barış istiyor, emniyet istiyor, refah istiyor ama silah istemiyor, mermi istemiyor, doçka istemiyor, mayın istemiyor, hendek istemiyor velhasıl terör istemiyor."

- "Analar ağlamasın, yaralar kanamasın"

Başbakan Davutoğlu, Diyarbakır'a barış, huzur, refah, kardeşlik, birlik, dirlik vaat etmeye geldiğini belirtti.

AK Parti'nin halk hareketi olduğunu, tek gücünü milletten aldığını anlatan Davutoğlu, "Bunlar gibi silahın gölgesinde hareket etmedik, etmeyeceğiz. Diyarbakır halkı sorunların siyasetle çözüleceğini biliyor, gencecik çocukların eline silah vermenin ne tür felaketler getireceğini biliyor, ölmenin ve öldürmenin hiçbir soruna çare üretmediğini biliyor. Sizler devletle halkı karşı karşıya getirmeyi amaçlayanlara yüz vermediniz, fırsat vermediniz. Bunların bütün planlarını yerle bir ettiniz. İnşallah 1 Kasım'da da bunların oyunlarını bozacaksınız" diye konuştu.

"Analar ağlamasın, yaralar kanamasın" diyerek toplumsal barışın tesisi için bir irade ortaya koyduklarını aktaran Davutoğlu, bu duruşlarının bugün de değişmediğini söyledi.

Hem insanların, şehirlerin güvenliğini temin edeceklerini hem de demokratik reformları sürdüreceklerini anlatan Davutoğlu, "Güvenliği özgürlüklere, özgürlükleri güvenliğe feda etmeyeceğiz. Türkiye'yi terörden, kavgadan, şiddet ve düşmanlıklardan mutlaka arındıracağız. Dağlarımız, ovalarımız, vadilerimiz, şehirlerimiz, sokaklarımız terörden, teröristlerden temizleninceye kadar mücadele etmeye kararlıyız" dedi.

78 milyon insanının tamamının kendisini mutlu ve ait hissettiği, adil, özgür, huzurlu ve güçlü Türkiye'yi birlikte inşa edeceklerini ifade eden Davutoğlu, demokratikleşme, özgürlük ve haklar konusunda kararlılıklarını sürdüreceklerini kaydetti.

- "Bunlar Kürt çocukların okumasını, yetişmesini istemiyor"

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Türkiye'ye yakışan, özgürlükçü, katılımcı demokrasiyi esas alan yeni bir anayasa yapacağız. Artık Türkiye zulümler yapmış olan 12 Eylül anayasasıyla idare edilmeyecek. Bütün meselelerin çözüm yerinin Meclis ve siyaset kurumu olduğunu herkes bilecek, hazmedecek. Siyasi Partiler Kanunu'nda acilen değişiklikler yapacağız. Siyasi parti özgürlüğünü güvence altına alacağız. Seçim barajını, temsilde adalet yönetimde istikrar ilkesine göre yeniden düzenleyeceğiz, düşüreceğiz. Geleneksel irfan merkezlerini, cemevlerine hukuki statü kazandıracağız. İlçe belediyelerin kaynaklarını artıracağız."

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının doğduğu anda annesine doğum hediyesi verdiklerini, ilk altını taktıklarını hatırlatan Davutoğlu, 388 bini aşkın annenin bu hediyeyi aldığını belirtti.

Davutoğlu, öğrencilere bedava kitap ve tablet verdiklerini anımsatarak, alandakilere şöyle seslendi:

"Peki onlar ne yaptı? Gittiler çocukların okuyacağı okulları yaktılar. Bunların meselesi Kürt çocuklarının okumaması, bunlar Kürt çocukların okumasını, yetişmesini istemiyor. Sadece birilerinin talimatıyla dağa çıkarılmalarını, orada ölmelerini istiyor bunlar. Biz ise Kürt ve Türk Arap ve Zaza bütün çocuklara, hangi kökenden olursa olsun hepsine yeni, müreffeh, huzurlu bir gelecek kurmak istiyoruz. Okullarımızı yakanlara çocuklarımızın eğitimi alacağı mekanları yakanlara bir ders verecek misiniz." 

(Sürecek)