AK Parti'nin Diyarbakır mitingi

AK Parti'nin Diyarbakır mitingi
AK Parti'nin Diyarbakır mitingi
- Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu: (3) - "AK Parti olarak yalnızca ekonominin değil aynı zamanda demokrasinin ve geçmişten gelen yanlışları düzeltmenin mücadelesini verdik" - "Bütün bu terör saldırılarında ister DEAŞ, ister DHKP-C, ister PKK yapsın, bütün bu terör saldırılarında hayatını kaybeden kardeşlerimize rahmet diliyor, vatandaşlarımıza taziyelerimizi sunuyorum. Bizim için her can kıymetlidir" - "Eski Türkiye'de yasaklar vardı, o Türkiye'de ana dilde konuşma başta olmak üzere dil yasakları vardı. Türküler, şarkılar yasaktı. Anaların çocuklarıyla kendi dillerinde konuşmalarına yasaklar getirilmişti. O Türkiye'de kitaplar yasaktı"

DİYARBAKIR (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "AK Parti olarak yalnızca ekonominin değil aynı zamanda  demokrasinin ve geçmişten gelen yanlışları düzeltmenin mücadelesini verdik" dedi.

Davutoğlu, partisinin mitinginde, AK Parti iktidarları döneminde bölünmüş yolların, hastanelerin ve birçok yatırımın yapıldığını belirtti.

Yapılan hizmetlere herkesin şahitlik yaptığını ifade eden Davutoğlu, "AK Parti olarak yalnızca ekonominin değil aynı zamanda demokrasinin ve geçmişten gelen yanlışları düzeltmenin mücadelesini verdik" dedi.

Davutoğlu, Türkiye'de geçmişte yaşanan zulümlerin, haksızlıkların, acıların iyi bilindiğini dile getirerek, şunları söyledi:

"O eski Türkiye'de yasaklar vardı, o Türkiye'de ana dilde konuşma başta olmak üzere dil yasakları vardı. Türküler, şarkılar yasaktı. Anaların çocuklarıyla kendi dillerinde konuşmalarına yasaklar getirilmişti. O Türkiye'de kitaplar yasaktı, OHAL vardı, boşaltılmış köyler, yasaklı mezralar vardı. O Türkiye'de sokakta, okulda, kamu kurumlarında devletin vatandaşına dayattığı anlamsız kurallar vardı. Üniversitelerde başörtüsü yasağı vardı. Üniversiteye girişte katsayı zulmü vardı. Kamuda, Meclis'te başörtüsü yasağı vardı. Türkiye böyle demokrasi ayıplarını yaşadı, insanımız büyük bedeller ödedi. AK Parti öncesi Türkiye'de faili meçhuller, yakılan köyler vardı. İşte Said Nursi, Şeyh Sait, Seyit Rıza, İskilipli Atıf Hoca, Nazım Hikmet, Musa Anter, Ahmet Kaya, Şerafettin Elçi ve daha niceleri hep yasaklarla karşılaştılar. Hepsi eski Türkiye'nin, tek tipçi zihniyetin acımasız baskılarına maruz kaldı. O tek tipçi zihniyet zulüm ederken bu insanların ırkına, inancına, siyasi görüşüne bakmadı. Türk'ü, Kürt'ü, Sünni'si, Alevi'si hepsi bu haksızlıklardan payını aldı. Biz bu ülkede zulmü birlikte gördük, acıyı birlikte yaşadık. 12 Eylül'ü, 28 Şubat zulmünü Türk, Kürt ayrımı olmadan hep beraber yaşadık. Omuz omuza verdik, onlara karşı biz AK Parti iktidarını kurduk."

- "Şahit misiniz"

AK Parti iktidarının bütün bu zulümlere son verdiğini vurgulayan Davutoğlu, 2002'de  bütün bu karanlık tabloyu düzeltmek için kararlılıkla harekete geçtiklerini söyledi.

"13 yıl boyunca eski Türkiye'nin kirli izlerini silmenin mücadelesini verdik" ifadesini kullanan Davutoğlu, alandakilere "Bütün yasaklara meydan okuduğumuza, o yasakları kaldırdığımıza, vesayetçi bir sisteme Türkiye'de son verdiğimize şahit misiniz" diye sordu. Başbakan Davutoğlu, "Evet" karşılığını alması üzerine şunları kaydetti:

"Şimdi nasıl o vesayetçi sisteme karşı mücadele ettiysek, kardeşi kardeşe kırmak isteyen bu teröristlere en güçlü şekilde ders vermeye hazır mısın Diyarbekir? Omuz omuza mıyız, bir miyiz, beraber miyiz, yürek yüreğe miyiz? 1 Kasım'da aynı yürek atışlarıyla sandıklara yüreğimizi koyacak mıyız? Birlik yüreğimizi koyacak mıyız? Dirliğimizi, kardeşliğimizi sandıklara oy diye atacak mıyız? 1 Kasım'da bütün bu haksızlıklara son veren AK Parti iktidarına tekrar tek başına iş başına diyecek misiniz?"

- "Çok seviyorum 'Serok Ahmet' demenizi"

Alandakilerin sorularına bir ağızdan "Evet" demesi üzerine Davutoğlu, Diyarbakır'a olan aşklarının bitmeyeceğini söyledi. Alanı dolduranların "Serok Ahmet" sloganları üzerine Davutoğlu, "Birileri hoşlanmasa da ben çok seviyorum 'Serok Ahmet' demenizi, aynen Yörük Türkmenlerin, aynen onların sesi gibi seslenmenizi" diye konuştu.

Kürt'ün, Türkmen'in hepsinin kendileri için olduğunu dile getiren Başbakan Davutoğu, "başım, gözüm üzerine" anlamına gelen Kürtçe, "Ser sera ser çava " ifadelerini kullandı.

  Kaosu meslek olarak görenlerin, adaletten, refahtan, kalkınmadan, demokratik özgürlüklerden rahatsız olanların bulunduğunu belirten Başbakan Davutoğlu  "Eğer o sorunlar çözülürse kendilerine ihtiyaç kalmayacağını biliyorlar. Bu yüzden darbeden medet umuyorlar, masum çocukları dağa kaçırıyorlar. Bilin ki Diyarbekirliler, bizim için aziz şehitlerimizin anneleri ki kimisi Kürt'tür, kimisi Türk'tür ve Diyarbakır anneleri, çocukları dağa kaçırılıp da ağlayarak Ankara yürüyen Diyarbekir anneleri, hepsi azizdir" dedi.

- "Bir daha söyleyin ki Kandil'den de duysunlar"

Diyarbakır'a geçen gelişinde halkın 'Türk, Kürt kardeştir ayrım yapan kalleştir" sloganları attığını hatırlatan Başbakan Davutoğlu, aynı sloganların tekrarlanması üzerine, "Bir daha söyleyin ki Kandil'den de duysunlar, dünyanın her köşesinden duysunlar" diye konuştu. Sloganın devam etmesi üzerine Davutoğlu, "Allah sizden razı olsun, bu dilinize kurban Diyarbekir. İmanınıza, kardeşliğinize kurban olayım" ifadelerini kullandı.

Alandakilerle "Şehitler ölmez vatan bölünmez" sloganını da atan Başbakan Davutoğlu, kalabalığın tekbir getirmesi üzerine, şunları kaydetti:

"Allah kardeşliğimizin sembolleri olan bu tekbirleri Diyarbekir semalarından hiç eksik etmesin. Bu tekbiri bize öğreten Hazreti Peygamber'e hakaret edenlere de Diyarbekir'de hiçbir zaman yer vermesin. Bu hainler, bu milletin canına kast edenler karşımıza bazen Diyarbakır'da bir mitingde, bazen Suruç'ta bir toplantıda, bazen Ankara'da bir yürüyüş esnasında çıkıyorlar ve zalimce yüreğimizi yakıyorlar. İşte buradan söylüyorum, bütün bu terör saldırılarında ister DEAŞ, ister DHKP-C, ister PKK yapsın, bütün bu terör saldırılarında hayatını kaybeden kardeşlerimize rahmet diliyor, vatandaşlarımıza taziyelerimizi sunuyorum. Bizim için her can kıymetlidir. "

(Sürecek)