scorecardresearch.com

AK Parti'nin Erzincan mitingi

AK Parti'nin Erzincan mitingi
AK Parti'nin Erzincan mitingi
-AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu: (2) - "Kılıçdaroğlu'nun demokrasi ile problemi var. Bu, CHP zihniyeti, her yerde darbeci. Türkiye'de de darbeci, Mısır'da da darbeci" - "Biz, hep diyoruz, bu paralelcilerle CHP aynı zihniyet" - "Birden birileri, Kahire sokaklarını ve İstanbul sokaklarını hareketlendirdi. Mısır'da ve Türkiye'de demokrasiye darbe vurmak için. Birinin adı Gezi diğerinin adı Sisi idi. Sisi ile Gezi'nin ne farkı var? Yok. Aynı dönemde çıktılar bunlar. Bütün mesele, Türkiye'nin Ortadoğu'ya ilham olmasını, Türkiye'deki demokrasinin Ortadoğu'ya örnek olmasını engellemek içindi. Türkiye'nin yükselmesini engellemek içindi" - "Biz zalimlerle dost olmayız bir, darbecilerle dost olmayız iki, insanlık onurunu çiğneyenlerle dost olmayız üç. Biz, mazlumların dostuyuz bir, biz özgürlüklerin savunucusuyuz iki, biz daima adalet diyoruz üç"

ERZİNCAN (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, " Kılıçdaroğlu 'nun demokrasi ile problemi var. Bu,  CHP  zihniyeti, her yerde darbeci. Türkiye'de de darbeci, Mısır'da da darbeci" dedi.

Erzincan Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen AK Parti mitinginde halka hitap eden Davutoğlu, yaşanan felaketlerden sonra Haiti'ye, Nepal'e inen ilk uçağın Türkiye'nin olduğunu belirterek, mazlumun, dertlinin, çoluk, çocuk, yaşlı dahil herkesin yanında olduklarını ama asla zalimin yanında olmadıklarını ve olmayacaklarını söyledi. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'nun, seçim beyannamesinin açıklandığı günlerde "iktidara gelirsek -gelemezler ya, hayal ya Suriyelileri geri göndereceğiz" dediğini belirten Davutoğlu, "Düşünün, bir zalim Esat çıkmış, böyle bacılarımızın üzerine kimyasal silah kullanmış, çocukları katletmiş, 300 bin insan öldürmüş. Kaçabilenler, bu şefkatli ülkeye sığınmışlar, bu ensar diyarına sığınmış 2 milyon. İşte, aramızda fark bu. Biz, bağrımızı açtık, o ise 'geri göndereceğiz' diyor. Suriye dostu, hani milletvekillerinin gittiği arkadaşı Esat'a bu kardeşlerimizi öldürmek üzere göndermeye niyet ediyor" diye konuştu.

Davutoğlu, Erzincanlılar'a, "Şimdi, zulme karşı direnmiş Erzincanlılar, bizim mazlumların yanında olmamızdan razı mısınız? Dünyanın neresinde olursa olsun mazlumlara sahip çıkmamıza razı misiniz?" sorusunu yöneltti.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Bakın, dün de Almanya da dedi ki, 'Bizim niye Suriye'de, Mısır'da İsrail'de büyükelçimiz yok?' dedi. Bu Kılıçdaroğlu, uyuyor ya da hafızasını kaybetmiş. Bizim, İsrail'de niye büyükelçimiz yok arkadaşlar? Çünkü, Mavi Marmara'da 9 vatandaşımızı katleden bir devletten bahsediyoruz. Kılıçdaroğlu, dönüp o zaman da Mavi Marmara'dakileri eleştiriyordu İsrail'den daha çok. İsrail ağzıyla dönüp bize soruyor, 'niye bizim İsrail'de büyükelçimiz yok?' İsrail Gazze'ye zulmettikçe, Kudüs'e Mescid-i Aksa'ya postallarıyla girdikçe, bizim İsrail ile dost olmamız mevzu değildir, olmayacağız. Aramızdaki fark bu."

Kılıçdaroğlu, İsrail'in yanında bize soru soruyor. İsrail'e soru sormaya korkar bunlar. Çünkü, ağa babaları onlardan talimat alır. Bize soru soruyorlar ama gelip de burada Erzincanlıların huzurunda 'İsrail ile dost olalım' diyebilir mi, sizin huzurunuza çıkabilir mi?

Suriye'de niye büyükelçimiz yok. Üçyüz bin insanı katleden, kimyasal silah kullanan bir zalimle bizim meselemiz olur. Zalimlerle bizim meselemiz var, davamız var, kavgamız var. Biz, ensarız, gelen muhacirleri bağrımıza basarız ama bu kültürü Kılıçdaroğlu bilmez. Öğretmek lazım, değil mi? Öğretmek için din dersi olması lazım değil mi? Kılıçdaroğlu, din dersine de karşı çıkıyor. Din dersine, aynı zamanda imam hatiplere... Şimdi 1-3-5 veya 1-5-3 diyerek yine 28 Şubat'ta olduğu gibi yine imam hatipleri kapatmanın gündemi içinde. Biz, izin verir miyiz Erzincanlılar izin verir miyiz? Bizim, dinimizle, diyanetimizle uğraşmasın. Biri 'Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kaldıracağım' diyor HDP; biri de din dersleri ve imim hatipler ile uğraşıyor. Yeter, artık. Kimse tekrar 28 Şubat zulmü yapamaz. Yapabilir mi Erzincanlılar? 28 Şubat bir daha hortlayabilir mi? Bu bacılarımız, bir daha baş örtüsü zulmü görür mü? Başörtüsü zulmünü kim çözdü? AK Parti. İmam Hatipleri kim özgürleştirdi? Türkiye'nin her yerinde insan onurunu kim ayağa kaldırdı? İşte bu... Zalime kim 'dur' dedi? Davos'ta kim 'One minute' dedi?  Ak Parti. İşte, bunun anlayamadığı bu. Soruyor, 'Mısır'da niye büyükelçimiz yok?' Almıyor ki, almıyor..."

Davutoğlu, Türkiye'nin Mısır ve Suriye ile dost olduğunu ifade ederek, "Eğer Suriye'de Suriye rejimi zulüm etmeseydi yine dost olurduk. Mısır'da da darbe yapılmamış olsa, halkın seçtiği bir lider hapse atılıp idama mahkum edilmemiş olsa yine dosttuk. Mısır halkıyla bizim problemimiz yok, ama Kılıçdaroğlu'nun demokrasi ile problemi var. Bu, CHP zihniyeti, her yerde darbeci. Türkiye'de de darbeci, Mısır'da da darbeci" dedi. 

- "CHP'nin zihniyeti her zaman darbeci oldu"

Başbakan Davutoğlu, CHP denildiğinde akla "ekmek karnesi" geldiğine işaret ederek, karne ile ekmek verilen dönemlerin ardından 1970'li yıllarda da kuyrukların geldiğini anımsandığını söyledi.

Davutoğlu, "2001 ekonomik krizinde esnafın yazar kasaları kırması akla gelir. Bir de darbe gelir, darbe... CHP'nin zihniyeti her zaman darbeci oldu. Ben, bütçe görüşmelerinde kendisine dönüp 'darbecisiniz' dediğimde alındı. Şimdi, Mısır darbesini savunuyor. Mısır darbecileri adına bize dönüp soruyor? 'Niye büyükelçimiz yok?' diye. Arkadaş, biz zalimlerle dost olmayız bir, darbecilerle dost olmayız iki, insanlık onurunu çiğneyenlerle dost olmayız üç. Biz, mazlumların dostuyuz bir, biz özgürlüklerin savunucusuyuz iki, biz daima adalet diyoruz üç" diye konuştu.

Bugün üçüncü mitingini Erzincan'da yaptığını belirten Davutoğlu, ama hiç yorulmadığını bildirdi. 

CHP'nin bu tutumunun kime benzediğini soran Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hani, Pensilvanya'da oturan biri de Mavi Marmara olayı olduğunda ne dedi? Dedi ki, 'Gidip İsrail'in otoritesinden izin alsalardı' dedi. Bizim, Mavi Marmara şehitlerimiz için taziye yayınlayacağına İsrail'i savundu. Biz, hep diyoruz, bu paralelcilerle CHP aynı zihniyet. 

Tam Türkiye zirveyi yakalamışken, Mısır'da demokrasi varken, Türkiye Mısır ile çok önemli hamlelere yürürken, dikkat edin Mayıs 2013'te dünyanın en büyük havalimanını değerli Ulaştırma Bakanımız Binali Bey'in de katkılarıyla projesini yaptık ve başlattık. Diğer projeler yanında üçüncü köprüyü başlatıyoruz, IMF'ye borcu kapatmışız. Mısır'da da demokrasi var. Birden birileri, Kahire sokaklarını ve İstanbul sokaklarını hareketlendirdi. Mısır'da ve Türkiye'de demokrasiye darbe vurmak için. Birin adı Gezi diğerinin adı Sisi idi. Sisi ile Gezi'nin ne farkı var? Yok. Aynı dönemde çıktılar bunlar. Bütün mesele, Türkiye'nin Ortadoğu'ya ilham olmasını, Türkiye'deki demokrasinin Ortadoğu'ya örnek olmasını engellemek içindi. Türkiye'nin yükselmesini engellemek içindi."

Davutoğlu, Mısır'da demokrasinin engellendiğine işaret ederek, "Arkadaşlar, Türkiye'de engelleyebilirler mi? Demokrasiyi durdurabilirler mi? Türkiye'de sandığın sahibi kim? Türkiye'de sandıktan her zaman zaferle çıkan kim?" diye sordu. 

Verilen "AK Parti" yanıtları üzerine Davutoğlu, "O zaman Mısır'da darbeyi yaptılar, Mısır neredeyse bir yüz yıl kaybetti, onlarca yıl geriye gitti ekonomisiyle ama Türkiye'de onu yapamadılar. Gezi ile düşündükleri provokasyonları yapamadılar. Neden biliyor musunuz? Çünkü, Türkiye'de AK Parti ve onun Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan vardı. Hepimiz, kaya gibi durduk" değerlendirmesinde bulundu.

Erzincanlılara seslenen Davutoğlu, "7 Haziran'da demokrasiyi bir kez daha savunmaya var mısınız? İster Gezi, ister şu, ister bu, demokrasiyi engelleyenlerin karşısında Erzincan'ın etrafındaki dağlar gibi durmaya var mısınız? Erzincan'da iki de iki yapmaya var mısınız? Bakın, bir göndermeyin. Bir, garip oluyor. Sabahattin Bey, çok çalıştı ama biz iki isteriz. Omuz omuza iki. Talha Bey, Serkan Bey" sözlerini kullandı. 

(Sürecek) 


    http://www.radikal.com.tr/134430613443060

    YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yazılmamış.