AK Parti'nin Şırnak mitingi

AK Parti'nin Şırnak mitingi
AK Parti'nin Şırnak mitingi
- Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu: (2) - "Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır' diyen biri Kudüs için canını ortaya koyan Selahaddin Eyyubi'nin çocuklarını temsil edebilir mi? O zaman buraya geldiklerinde bir sormak gerekmez mi? 'Önce Kudüs'ün kime ait olduğunu ikrar et sonra huzurumuza gel' demek gerekmez mi?" - "Kürtleri temsil hakkı kimsenin tekelinde değildir. Kürtleri de Türkleri de Sünnileri de Alevileri de 78 milyonu temsil eden AK Parti temsil eder" - "Tek bir vatandaşımıza etnik ya da mezhebi kimliği sebebiyle ayrımcılık yapan olursa herhangi bir şekilde farklı bir tavır sergileyen bir memur, bir bürokrat olursa onun yakasına her şeyden önce biz yapışır, biz hesap sorarız"

ŞIRNAK (AA) -   AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır' diyen biri Kudüs için canını ortaya koyan Selahaddin Eyyubi'nin çocuklarını temsil edebilir mi? O zaman buraya geldiklerinde bir sormak gerekmez mi? 'Önce Kudüs'ün kime ait olduğunu ikrar et sonra huzurumuza gel' demek gerekmez mi?" dedi.

Davutoğlu, partisinin Şırnak Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitinginde yaptığı konuşmada, "Biz Hazreti Nuh'un gemisinde beraberdik, biz Sultan Alparslan'ın Malazgirt savaşında omuz omuzaydık, biz Selahaddin Eyyubi'nin Kudüs'e yürüyen ordusunda omuz omuzaydık, biz İdris-i Bitlisi'yle Sultan Selim'in yanındaydık. Biz eve düşman işgali geldiğinde Hamidiye alaylarında yanyanaydık, biz Çanakkale'de yan yanaydık, biz dünyanın her yerinde kimse Filistin'i savunmazken yan yanaydık, beraberdik" diye konuştu. 

- "Kürtleri temsil hakkı kimsenin tekelinde değildir"

Vatandaşlara "Duysunlar ve Cudi Dağı şahit olsun ebediyete kadar kardeş miyiz?" sorusunu soran ve olumlu yanıt alan Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şimdi sormak vakti, Batı'da, İç Anadolu'da MHP 'ye CHP 'ye dönüp sordum, burada da HDP'ye dönüp sorma vaktidir, diyorlar ki, 'Kürtleri biz temsil ederiz', Kürtleri temsil hakkı kimsenin tekelinde değildir. Kürtleri de Türkleri de Sünnileri de Alevileri de 78 milyonu temsil eden AK Parti temsil eder. Sormak lazım ona acaba 'Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır' diyen biri, Kudüs için canın ortaya koyan Selahaddin Eyyubi'nin çocuklarını temsil edebilir mi? O zaman buraya geldiklerinde bir sormak gerekmez mi? 'Önce Kudüs'ün kime ait olduğunu ikrar et sonra huzurumuza gel' demek gerekmez mi?"

Türkiye 'nin açık ve son derece ağır dönemlerden geçtiğini, red ve asimilasyon politikalarına giden derin devletin bulunduğunu anımsatan Davutoğlu, 2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde olağanüstü halin bulunduğunu yol kontrollerinin de devam ettiğini söyledi. Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aziz Şırnaklılar, olganüstü hali kim kaldırdı? Meraları kim şenlendirdi? Köye Dönüş Yasası'nı kim çıkardı? Kürtçe'ye birçok yerde yayın yasağı vardı Kürtçe televizyonu TRT Şeş'i TRT Kürdi'yi kim kurdu? Anneler gittiğinde hapishanede oğullarıyla Kürtçe konuşamıyordu, bütün bu yasakları kim kaldırdı? İşte bizim özgürlükçülük anlayışımız, biz her dile her kültüre her örfe saygı duyarız ve bu sebeple de Allah'ın izniyle Türk, Kürt, Sünni, Alevi bütün kardeşlerimizin vatandaşlarımızın desteğiyle Türkiye'deki bütün tabuları yıktık. Türkiye'de daha önce hayal edilmesi mümkün olmayan hamlelere imza attık, siz bunlara şahit misiniz? Şimdi bu bölgede Kürtçe konuştuğu için herhangi bir insana baskı yapılıyor mu? Herhangi bir yerde size ayrımcı bir tavır takınılıyor mu? Allah şahit işte burada söylüyorum tek bir vatandaşımıza etnik ya da mezhebi kimliği sebebiyle ayrımcılık yapan olursa herhangi bir şekilde farklı bir tavır sergileyen bir memur, bir bürokrat olursa onun yakasına her şeyden önce biz yapışır, biz hesap sorarız."

Başbakan Davutoğlu, kendilerinin bütün bu hamleleri yaptıklarını ve bütün bu politikaları kökten değiştirdiklerini dile getirdi. Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Yeni bir Türkiye inşa ediyoruz, yeni Türkiye'ye giderken tespit ettiğimiz sözleşme bizzat kaleme aldığım sözleşmede ana unsur şu, bizim için her şeyin esası insan onurudur, insan onurunu korumaya kararlıyız. Bir taraftan bütün bu güzel gelişmeler yaşanırken ve Cumhurbaşkanımızın 2005 Diyarbakır konuşmasıyla başlayan Milli Birlik Projesi, Çözüm Süreci bütün hızıyla devam ederken herkes Çözüm Süreci'nin getirdiği nimetlerden istifade ederken bir de bakıyorsunuz hala silahla, tehditle, baskıyla, terörle bu güzel bölgemizi, dağlarımızı, ovalarımızı şiddet alanı haline dönüştürmek isteyenler var. Siz buna izin verir misiniz? Burada tekrar kardeşin kardeşle savaştığı şehit annesi ya da dağdaki gençlerin annelerinin ağladığı o karanlık günlere dönmek ister misiniz?"

- "Böyle ikiyüzlülük olur mu?"

Vatandaşlara "Şırnak'ta üniversite var mıydı, kim kurdu?" diye soran  Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Şırnak Üniversitesini, Hakkari Üniversitesini kurduk, niye biliyor musunuz, gençlerimiz 'El Ceziri'nin yolunu takip etsin bilim adamı olsun' diye, 'silah tutmak yerine kalem tutsun' diye, 'nefret dili konuşmak yerine Yunus Emre'nin Fakiye Teyran'ın güzel Kürtçe'sini güzel Türkçe'sini konuşsun' diye. Ama hala 'Hayır, biz bir taraftan demokrasiye, seçime gideriz ama diğer taratan silahları elimizde tutarız' diyorlar. Böyle ikiyüzlülük olur mu? İstanbul'da Kadıköy'de konuştuğunda HDP Eş Başkanı gayet barışçıl, özgürlükçü, elinde barış güvercini var ama 'Gel şu silahsızlanma çağrısını yap, artık silahları değil toprağa magmaya kadar gömelim' dediğimizde 'Hayır' diyor. Değerli Şırnaklılar bu silahları toprağa gömmek gerekmez mi? Bütün bu teröre son vermek gerekmez mi? Şimdi Türkiye'de herkes özgür bir ortamda, Kürt sorununu çıkaran anlayışı tümden tasfiye ediyoruz. CHP'nin tek parti anlayışı 'Kürtler yoktur bu coğrafyada' diyen anlayışı tek tek tasfiye ediyoruz. Rahmetli Şerafettin Elçi 79 yılında 'Bu topraklarda Kürtler de var, ben de Kürdüm' dediğinde 12 Eylül'de hesaba çekildi, hapishanede yattı. O günler o 12 Eylül'ün işkencelerini hapishanedeki acı hatıralarını tarihe gömen parti hangi parti? Biz ise diyoruz ki bugün Hakkari'de Hakkari kilimi üzerinden anlattım, Şırnak'ta dokunan kilimler üzerinden anlatabiliriz, Hazreti Nuh'un gemisi üzerinden bu topraklardaki her renk her desen her motif bizimdir, her renk her desen azizdir."

Şırnak'ta 2013 yılında açılan havaalanına 'Şerafettin Elçi' adını verdiklerini hatırlatan Davutoğlu, "Ta ki kimse bu topraklarda 'Sen Türk ya da Kürt değilsin, şu değilsin ya da bu değilsin' diye herhangi bir izamda bulunmasın" dedi.

Davutoğlu, Şerafettin Elçi'nin kızı Zerrin Elçi'nin de kendisinin basın danışmanı olarak Başbakanlık'ta görev yaptığını belirterek, "Biz Zerrin Hanımı hem çok iyi bir basın mensubu, çok iyi bir meslek erbabı ama aynı zamanda Şerafettin Elçi'nin o güzel insanın bize emaneti olarak görüyoruz. Şırnaklı olarak görüyoruz, Cizreli ve en önemlisi de bu toprağa bu ülkenin birliğine gönül vermiş insanlar olarak hep beraber, omuz omuza görüyoruz" diye konuştu.  

- "Herkes elini vicdanına koysun"

"7 Haziran'a giderken öyle işbirlikleri var ki takip edin" ifadesini kullanan Davutoğlu, "Bütün kardeşlerime Doğu'dan, Güneydoğu'dan sesleniyorum. Bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına özellikle bölge insanlarına, herkes elini vicdanına koysun şu anda 12 yıl içinde Türkiye'de bütün bu retci politikalar terk edildi, özgürlükçü bir ortam var, hamdolsun çözüm süreciyle hiçbir annenin gözünden yaş inmiyor, hamdolsun büyük bir ekonomik hamleyi birlikte gerçekleştiriyoruz, bunu sürdürmek gerekmez mi?" dedi. 

(Sürecek)