AK Parti'nin Van mitingi

AK Parti'nin Van mitingi
AK Parti'nin Van mitingi
- Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu: (3) - "AK Parti olarak daima adaletin, demokrasinin, özgürlüklerin yanında olduk her türlü vesayetle bugüne kadar mücadele ettik, bundan sonra da mücadele ederiz. Biz Ergenekon'un vesayetiyle mücadele ettik ama buraya gelip 'barış ve demokrasi' diyen HDP, Kandil'in vesayetiyle dahi mücadele edemiyor. Kandil'in vesayetinden kurtulacaklar. Bu bölgenin gençleri de bu zulümlerden kurtulacak" - "Biz bunlara 'gelin oturalım sorunları beraber çözelim' dedik onlar 'terör, şiddet, hendek' dediler ve acımasızca saldırdılar. 'Barış' derler, savaş için ellerini ovuştururlar bunlar, 'özgürlük' derler başkasının canına kast ederler, 'demokrasi' derler kendi iradelerini dağa teslim oradan emir alırlar" - "Bu al bayrakla bu ak bayrak ebediyen yan yana dalgalanacak. Bizi korkutamazlar, bizi sindiremezler. Biz Rabbimize ve milletimize teslim olmuşuz. Ne bizi korkutabilirler, ne sindirebilirler, ne de bu al bayrağı semalardan indirebilirler"

VAN (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "AK Parti olarak daima adaletin, demokrasinin, özgürlüklerin yanında olduk her türlü vesayetle bugüne kadar mücadele ettik, bundan sonra da mücadele ederiz. Biz Ergenekon'un vesayetiyle mücadele ettik ama buraya gelip 'barış ve demokrasi' diyen HDP, Kandil'in vesayetiyle dahi mücadele edemiyor. Kandil'in vesayetinden kurtulacaklar. Bu bölgenin gençleri de bu zulümlerden kurtulacak" dedi.

Davutoğlu, partisinin Van Beşyol Meydanı'nda düzenlediği mitinginde yaptığı konuşmada, "Biz Çözüm Süreci'ni başarılı bir sonuca bağlamaya çalışırken, bunlar bize destek değil, sadece köstek oldular" ifadesini kullanarak, "Türkiye'de hiçbir iktidarın ağzına alamadığı yanlışları biz bu meydanlardan haykırdık. Hiçbir siyasi hareketin açıkça söyleyemediği haksızlıklara, yasaklara, kısıtlamalara AK Parti olarak biz meydan okuduk" diye konuştu.

Meydanlarda vatandaşlarla Türkçe de Kürtçe de konuştuklarını belirten Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hiç kimse bu ülkenin insanlarına ayrımcılık yapamaz, hiç kimse insanlarımızı ötekileştiremez dedik. Yaraları saracağız, geçmişte devlet adına yanlış yapmışsa, kim yapmışsa adalete teslim edeceğiz dedik. Ama bundan rahatsız olanlar oldu, manşetlerinden, kürsülerinden, meydanlardan bu kardeşliğe kin kusanlar, barışı hazmedemeyenler oldu. Bunlar geleceğimize, çocuklarımıza düşmanlar. Biz bunlara 'gelin oturalım sorunları beraber çözelim' dedik, onlar 'terör, şiddet, hendek' dediler ve acımasızca saldırdılar. 'Barış' derler, savaş için ellerini ovuştururlar bunlar, 'özgürlük' derler başkasının canına kast ederler, 'demokrasi' derler kendi iradelerini dağa teslim oradan emir alırlar. Bunların Kürt kardeşlerimizin dertleriyle bir ilgisi yok bunların sadece, bunlar sadece siyasetini yapıyorlar bu meselenin ve bundan ekmeğini yemeye çalışıyorlar."

Davutoğlu, ülkeye barışı sadece AK Parti'nin getireceğine değinerek, "Ne CHP , ne MHP , ne HDP bu ülkeye barış getiremez çünkü bugün dahi ülkenin her yerinde halkıyla kucaklaşabilen tek parti AK Parti" dedi. 

- "Al bayrağı göndere çeken o Diyarbakırlı çocukların alınlarından öpüyorum"

AK Parti'nin birçok ilde vatandaşlarla buluştuğuna işaret eden Davutoğlu, bu al bayrakla bu ak bayrağın ebediyen yan yana dalgalanacağını bildirdi. Davutoğlu, "Bizi korkutamazlar, bizi sindiremezler. Biz Rabbimize ve milletimize teslim olmuşuz. Ne bizi korkutabilirler, ne sindirebilirler, ne de bu al bayrağı semalardan indirebilirler. Bir kez daha Diyarbakır'daki dört, o yiğit, küçücük boylarıyla ama mangal gibi yürekleriyle al bayrağı göndere çeken o Diyarbakırlı çocukların alınlarından öpüyorum. Onlara bütün varlığımız feda olsun. Onların barış içinde büyümesi için çalışıyoruz" ifadesini kullandı. 

Vatandaşların geçmişte yaşanan acı, zulüm ve haksızlıkları iyi bildiğine vurgu yapan Davutoğlu, "2005 Diyarbakır konuşmasında bu mesajları Sayın Cumhurbaşkanımız da verdi. Bütün haksızlıklara karşı o günden beri her zaman biz dimdik durduk, dimdik durmaya devam edeceğiz" dedi.

- "1 Kasım'da hepinizi sandık başında görmek istiyorum"

Başbakan Davutoğlu, Van'ın demokrasinin, hukukun ve özgürlüklerin üstünde vesayetin uygulandığı karanlık günlerin acılarını çok yakından yaşadığını söyledi. 

Davutoğlu, gençlerin "Dik dur eğilme ak gençlik seninle" sözleri üzerine, "Ak gençlik siz de dik duracaksınız, dik duracak, yan yana duracak ve bütün bu zalimlere karşı bu ülkenin insanıyla beraber yürüyeceksiniz. İnşallah dik durmaya var mısınız, sandıklara sahip çıkmaya var mısınız? İşte dik durmanın işareti 1 Kasım'da hepinizi sandık başında görmek istiyorum. Önce sandık başına, sonra tek başına iş başına inşallah" ifadesini kullandı. 

Davutoğlu, vatandaşların "AK Parti millet, ötekiler zillet" şeklindeki sözleri için "Vanlılar, ne güzel söylemişsiniz zillet içindeler, biz ise milletle beraberiz. Sizler gerçekten büyük acılara şahit oldunuz" dedi.

Eski Türkiye'de yolsuzluk, yoksulluk, adaletsizlik ve yasaklar olduğunu belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:

"O Türkiye'de dil yasakları vardı, ana sütü gibi helal o güzel dillere uygulanan yasaklar vardı. Türküler, şarkılar yasaktı, anaların kendi çocuklarıyla kendi dilinde hapishanede konuşması yasaktı. O Türkiye'de kitaplar, şiirler yasaktı. Siirt'te okunan bir şiir sebebiyle o zaman Sayın Cumhurbaşkanımız da ceza yemişti. Şiirlere yasaklar, prangalar vurulmuştu. OHAL vardı, boşaltılmış köyler, yasaklı mezralar vardı, üniversitelerde başörtü yasağı vardı, üniversiteye girişte katsayı zulmü vardı."  

Vatandaşların, "Recep Tayyip Erdoğan " şeklindeki tezahüratları üzerine Davutoğlu, "Dün Cumhurbaşkanımızla beraberdik, onun da selamı sizlerin üzerine olsun" dedi.

Davutoğlu, "O Türkiye'de, eski Türkiye'de yasak olmayan tek şey terör yapmaktı, ölmekti, öldürmekti, faili meçhullerdi. Bu kirli zihniyet arkasında 40 bini aşkın vatandaşımızın katline, binlerce faili meçhule bıraktı, terk etti, gitti. Türkiye böyle demokrasi ayıplarını yaşadı, insanlarımız büyük bedeller ödedi" değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti'nin 2002'de iktidara geldiğinde bu karanlık tabloyu değiştirmek üzere cesaretle ve kararlılıkla yola çıktığını bildiren Davutoğlu, vatandaşların "Başbakan Ahmet Davutoğlu" şeklinde sloganlar atması üzerine, "1 Kasım'ı şimdiden ilan ediyorsunuz, Allah razı olsun ama onun için çok çalışacaksınız" ifadesini kulandı. 

- "Vatan bize emanet ama sandık size emanet"

Başbakan Davutoğlu, 12 yıl boyunca milletle el ele, gönül gönüle eski Türkiye'nin izlerini silme, 78 milyonun kardeşliğini pekiştirmenin mücadelesini verdiklerini dile getirdi.

Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Anlamsız ne kadar yasak varsa kaldırdık. Türkülerin, şarkıların, kitapların, yer isimlerinin üzerindeki yasakları kaldırdık. Anadiller üzerindeki her türlü baskıyı kaldırdık. Yasakları kaldırmakla yetinmedik farklı dil ve lehçelerin öğretilmesinin, öğrenilmesinin kurslar üzerinden sağlanması için yeni düzenlemeler yaptık. Üniversitelerde bölümler kurduk. Seçim propagandalarındaki anlamsız yasakları kaldırdık. Buradan bütün Türkiye'ye seslenerek diyorum, biz AK Parti olarak daima adaletin, demokrasinin, özgürlüklerin yanında olduk her türlü vesayetle bugüne kadar mücadele ettik, bundan sonra da mücadele ederiz. Biz Ergenekon'un vesayetiyle mücadele ettik ama buraya gelip 'barış ve demokrasi' diyen HDP, Kandil'in vesayetiyle dahi mücadele edemiyor. Kandil'in vesayetinden kurtulacaklar. Bu bölgenin gençleri de bu zulümlerden kurtulacak." 

Davutoğlu, 1987 yılında başlatılan ve 46 kere uzatılan OHAL uygulamasına son verdiklerini, yol kontrollerini de makul seviyelere kadar azalttıklarını, köylere, mezralara dönüşü sağladıklarını, "işkenceye karşı sıfır tolerans" diyerek bunu uyguladıklarını bildirdi.

Vatandaşların, sloganları üzerine Davutoğlu, "Başbakan Ahmet, vatan bize emanet ama sandık size emanet. En güzeli bu, sandık size emanet" dedi. 

Davutoğlu, inanç özgürlüğünü kısıtlayan baskıları sona erdirdiklerini, başörtü yasağını ortadan kaldırdıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Millete zulmetme aracı haline gelen DGM'leri kapattık, EMASYA Protokolünü kaldırdık. Yaşı büyük olan Kürt kardeşlerim hiçbir sebep yokken karakollara alınıp günlerce bekletilmeyi iyi bilirler. Biz buna da 'dur' dedik ve gözaltı sürelerini kısalttık, faili meçhulleri sona erdirdik. 'Artık bu ülkede insanlar kimliklerinden, milliyetlerinden, inançlarından dolayı aşağılanamaz' dedik ve nefret suçları Türk Ceza Kanunu'na girdi. Bugünlerde bazı aydınlar Türkiye'yi dışarıya şikayet ediyor. Bütün bu reformları AK Parti kadroları yaptı ve bu özgürlükler ülkesinin geleceğinin teminatı da sadece ve sadece AK Parti'dir."

(Sürecek)