AK Parti'nin Yalova mitingi

AK Parti'nin Yalova mitingi
AK Parti'nin Yalova mitingi
- Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu: (2) - "Gezi olayları üzerinden Türkiye'ye zarar vermek istediler. Baktılar olmadı onun üzerine 17-25 Aralık kumpasını yaptılar. Bütün hesap şuydu Gezi ile de 17-25 Aralık ile de önce 30 Mart yerel seçimlerinde bir darbe vurmak, sonra cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sendeletmek şimdi genel seçimlerde AK Parti ile birlikte Türkiye'ye diz çöktürmek" - "Sizin desteğinizle bütün Türkiye'nin desteği ile 30 Mart'ta bunu yapamadılar. Sonra cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 'çatı aday' dediler, temelden gelen Recep Tayyip Erdoğan çatıyı yerle bir etti AK Parti ile birlikte. Şimdi soruyorum, temeli olmayanın çatısı olur mu" - "Bunlar 12 yıllık birikimimizi tarumar etmek için Türkiye'yi tekrar yabancılara, namerde muhtaç etmek için bir çok tuzaklar kuruyorlar"

YALOVA (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Gezi olayları üzerinden Türkiye'ye zarar vermek istediler. Baktılar olmadı onun üzerine 17-25 Aralık kumpasını yaptılar. Bütün hesap şuydu, Gezi ile de 17-25 Aralık ile de önce 30 Mart yerel seçimlerinde bir darbe vurmak, sonra cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sendeletmek, şimdi genel seçimlerde AK Parti ile birlikte Türkiye'ye diz çöktürmek" dedi.

Davutoğlu, partisince Yalova Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, 737 hastane, bin 737 sağlık birimi yaptıklarını, 610 civarındaki ambulans sayısını 4 bin 300'lere çıkardıklarını, şimdi de büyük şehir hastaneleri inşa ettiklerini söyledi.

İstanbul Sancaktepe'de 3 bin yataklı şehir hastanesi müjdesi verdiklerini anımsatan Davutoğlu, Yalova'da hukuki bazı engellere takılan 400 yataklı hastaneyi en kısa zamanda yapacaklarını bildirdi.

Davutoğlu, 2002'de 6 bin 700 kilometre duble yol varken şimdi toplam 23 bin kilometre duble yol olduğunu da vurguladı. 

İstanbul-İzmir otoyolunun hızla devam ettiğini belirten Başbakan Davutoğlu, dünyanın açıklık bakımından 4. büyük köprüsü sayesinde körfezi dolaşma ya da vapur sırası bekle döneminin sona ereceğini kaydetti.  

Bütün bunların vizyon eseri olduğunu vurgulayan Davutoğlu, " Kılıçdaroğlu  bir proje söylüyor 2035 tarihli vade veriyor. Nasrettin Hoca'nın hikayesi, kim öle kim kala. Şöyle düşünüyor, 'ben bir laf atayım da bir söz vereyim de bir görelim sonra ne olur" değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Davutoğlu, "Dik dur eğilme Yalova seninle" diyen vatandaşlara, "Böyle bizi saatlerce aşkla bekleyen, kucaklarında bebeklerle bekleyen bacılar varken biz eğilir miyiz, bizim başımızı hiç eğik gördünüz mü, zalimin karşısında hiç sessiz kaldık mı, her zaman elif gibi dik durduk mu" dedi.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Bunlar 12 yıllık birikimimizi tarumar etmek için Türkiye'yi tekrar yabancılara, namerde muhtaç etmek için bir çok tuzaklar kuruyorlar, daha önce kurdular. 

Gezi olayları ile hızımızı kesmeye çalıştılar. İlginçtir 2013 Mayıs'ında biz IMF'ye borcumuzu ödemişiz, 14 Mayıs 3. köprünün temelini atmışız, üçüncü havalimanını yapmışız, 22,5 milyar avroluk büyük hamlelere yürüyoruz birileri düğmeye bastı ve Türkiye'yi kaosa sürüklemek istedi. Neden? Taksim'de 10-12 kadar ağacın yer değiştirmesi, kesilmesi değil. Birden ayaklandılar, arkalarında da uluslararası medya yayın yaparak 'Türkiye'de neredeyse iç savaş görüntüsü var' demeye getirdiler."

O günlerde dik durduklarını ve vatandaşların kendilerine verdiği emanete sahip çıktıklarını belirten Davutoğlu,  "Ellerinden gelse o zaman sayın Başbakanımızı, bizleri iktidardan etmeye çalışacaklardı. Tehditler yaydılar, her şeyi yaptılar ama biz dik durduk" diye konuştu.

Yalova'da 188 çınar ağacının kesildiğini anımsatan Başbakan Davutoğlu, "Nerede bu Geziciler?" diye sordu.

Davutoğlu, "Kılıçdaroğlu'na sordum o zaman grupta, 'Benim haberim yok' dedi. Ya sen kendi belediyende ne olduğunu bilmiyorsan memlekette ne olduğunu nasıl bileceksin?" görüşünü dile getirdi.

Partisinin Yalova İl Başkanlığının, kesilen 188 çınarın yerine aynı sayıda ağaç diktiğini anımsatan Davutoğlu, teşekkür etti.

Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Biz 4 milyara yakın ağacı bütün Türkiye'ye dikmişiz, her insan başına bir ağaç dünyada. Biz ağaca aşığız, çınar bizim devletimizin, Osmanlı Devleti'nin sembolü. Biz yeşile aşığız, biz toprakların her bir santimetre karesinde o güzel yeşilleri, o güzel nehirleri görürüz. Fırat'ın ve Dicle'nin kenarından size selam getirdim. Size Cudi Dağı'nın eteklerinden, Ağrı Dağı'nın eteklerinden, Ilgaz'dan, Kaçkarlardan, Toroslardan selam getirdim. Biz yeşiller içerisinde büyüdük. Bu memleketin her bir ağacının da her bir ormanının da her bir ırmağanın da sahibi, bekçisi, sahibi, hamisi biziz ama bunları bahane edip Gezi olayları üzerinden Türkiye'ye zarar vermek istediler. Yalovalılar, Türkiye'nin istikararına karşı kurulan bu tuzakları biz kestik mi, durdurduk mu?

Baktılar olmadı onun üzerine 17-25 Aralık kumpasını yaptılar. Bütün hesap şuydu, Gezi ile de 17-25 Aralık ile de önce 30 Mart yerel seçimlerinde bir darbe vurmak sonra cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sendeletmek şimdi genel seçimlerde AK Parti ile birlikte Türkiye'ye diz çöktürmek. Sizin desteğinizle bütün Türkiye'nin desteği ile 30 Mart'ta bunu yapamadılar. Sonra cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 'çatı aday' dediler, temelden gelen Recep Tayyip Erdoğan , çatıyı yerle bir etti AK Parti ile birlikte. Şimdi soruyorum, temeli olmayanın çatısı olur mu?" 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'nun "imam hatip liseleri ve Diyanet İşleri Başkanlığını kapatacaklarına" ilişkin açıklamasını anımsatarak, "Milletin imanının temellerine savaş açanlardan temel olur mu?" diye  sordu. 

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın da Diyanet İşleri Başkanlığını kapatmaktan söz ettiğini belirten Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ne istiyorlar Diyanet'ten bunlar? Bizim Diyanet İşleri Başkanımız Kudüs'te hutbe irad ederken Mescid-i Aksa'da Müslümanlar adına konuşurken onlar burada 'Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır' diyordu. Bunlara hadlerini bildirecek miyiz? Biz bu tarihi miras üzerinde Kudüs'ün de Mescid-i Aksa'nın da gönülden sahibi biziz diyecek miyiz? 'O bizim ilk kıblemizdir' diyecek miyiz?

Şimdi çıkmış Güneydoğu'da Medine vesikasından bahsediyor. İstanbul'da, İzmir'de marjinal gruplarla ateistlerle iş tutuyor, Güneydoğu'da müftülerle iş yapıyor. Allah aşkına ne anlarsın sen Medine'den, Medine vesikasından? Sonra diyor ki 'ben Kürtleri temsil edeceğim.' Yiğit Kürt kardeşlerimizi bu temsil edebilir mi? 'Kudüs, Yahudilerindir' diyen, Kürtleri ya da Türkleri, Sünnileri ya da Alevileri temsil edebilir mi? Bunların millette karşılığı yok. Bunların destekçisi yurtdışındaki ağababaları."  

(Sürecek)