Antalya Eylem Planı (2)

Antalya Eylem Planı (2)
Antalya Eylem Planı (2)
- "Kısa ve orta vadede ekonomik aktiviteyi desteklemek ve şoklara karşı dayanıklılığımızı artırmak için tüm politika araçlarını kullanma konusunda kararlıyız" - "Rekabetçi devalüasyondan kaçınacağız ve döviz kurlarımızı rekabetçi amaçlar için kullanmayacağız" - "Her türlü korumacılığa karşı direneceğiz ve piyasalarımızı açık tutacağız" - "Önümüzdeki süreçte hesap verebilirlik çerçevesi güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için çaba sarf etmeye devam edeceğiz"

ANTALYA (AA) - Antalya Eylem Planı'nda, kısa ve orta vadede ekonomik aktiviteyi desteklemek ve şoklara karşı dayanıklılığı artırmak için tüm politika araçlarını kullanma konusundaki kararlılık vurgulandı. 

G20 Liderler Zirvesi'nin ardından, G20'nin, küresel ekonomik toparlanmayı güçlendirmek, güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyümeyi teşvik etmek adına atacağı kararlı adımlara yönelik Antalya Eylem Planı yayımlandı.

Planda, kapsayıcılığın desteklenmesinin; fırsat ve gelir eşitsizliklerinin azaltılmasında, güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyümeye ulaşmadaki önemine dikkat çekildi.

Yerel düzeyde hedefin büyüme ve refahın nimetlerinin toplumun tüm kesimleri tarafından paylaşılmasını sağlamak olduğu belirtilen planda, uluslararası düzeyde ise düşük gelirli gelişmekte olan ülkelerin sürdürülebilir kalkınma çabalarına yardımcı olma ve bu ülkelerin küresel ekonomiye entegrasyonunu artırma konusunda kararlı olunduğu kaydedildi.

G20 ülkelerinde iş gücünü artırmak ve daha kapsayıcı hale getirmek üzere uygulanan ve hedeflenen çalışmalara yer verilen planda, başta iş gücü piyasasında tam temsil edilemeyen kesimler ve kırılgan gruplar olmak üzere, iş gücüne katılım oranını artırmak, daha fazla insanı istihdam etmek ve işlerin kalitesini artırmak amacıyla önlemlerin alındığı anımsatıldı.

G20'nin istihdam piyasasından kalıcı olarak dışlanma riski en yüksek olan gençlerin sayısını 2025 yılına kadar oranında düşürme hedefini kabul ettiği hatırlatılan planda, "Kayıtdışılık ve düşük ücret riskine maruz olma bakımından en öncelikli kırılgan kesim kadınlar ve gençlerdir. Bu sorunlarla mücadele etmek adına, kazançların kalitesinin ve iş gücü piyasası güvenliğinin artırılması, sağlıklı ve iyi çalışma koşullarının oluşturulması önlemlerini içeren G20 Kaliteli İşlerin Desteklenmesi Çerçevesini ortaya koyduk" ifadelerine yer verildi. 

- KOBİ'lerin desteklenmesi

KOBİ'lerin büyüme, yatırım, istihdam oluşturulması, sosyal uyumun sağlanması ve yoksulluğun azaltılması konularında lokomotif görevi gördüğüne işaret edilen planda, bu nedenle KOBİ'lerin desteklenmesinin, güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyümenin ve aynı zamanda kapsayıcılığın sağlanması amacına ulaşabilmek için kritik önem taşıdığı vurgulandı.

KOBİ'lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için farklı iş alanları altında G20'nin gelecekteki çalışmalarına da yol gösterecek bir dizi çıktılar geliştirildiği anımsatılan planda, KOBİ'ler de dahil olmak üzere işletmelere sağlam, uzun dönem finansman olanakları sağlanabilmesi için, sermaye piyasasının iyileştirilmesi, basit ve şeffaf menkul kıymetleştirme pazarı yaratılması ve varlığa dayalı finansman gibi alternatif araçların geliştirilmesinin birçok üye ülke için temel politika eylemleri olacağı belirtildi. Planda şu görüşlere yer verildi:

"KOBİ'lerin finansmana erişiminin desteklemek için geliştirilmiş kapsamlı ölçütler, faaliyetler içeren KOBİ'lerin finansmanına ilişkin G20/OECD üst düzey ilkelerini memnuniyetle karşılıyoruz. Bu ilkelerin uygulanmasının kolaylaştıracak etkili yaklaşımlar üzerinde çalışmaya devam edeceğiz. Güçlü kurumsal yönetim çerçevesi sağlanmasına yardımcı olacak ve özel sektör yatırımlarını destekleyecek G20/OECD Kurumsal Yönetim İlkelerini destekliyoruz. KOBİ'lerin Finansmanı Ortak Eylem Planı doğrultusunda; özellikle gelişmekte olan ülkelerde, taşınabilir varlıkların teminat olarak kullanılması kapsamında icra iflas reformları geliştirerek, KOBİ'lerin finansmana erişimini kolaylaştıracak ortak eylem kararları alıyoruz."

- Düşük gelirli gelişmekte olan ülkeleri G20 ile yakınlaştırmak

Düşük gelirli gelişmekte olan ülkelerin küresel ekonomiye entegrasyonlarının, bu ülkelerin refah düzeylerinin artması için önemli bir yol olduğu, küresel düzeyde sürdürülebilir ve dengeli büyüme için elzem nitelik taşıdığı belirtilen planda, uluslararası kamuoyunun, iddialı yapı arz eden sürdürülebilir kalkınma hedefleri seti üzerinde uzlaşıya vardığı ve kalkınmanın finansmanı konusunda Addis Ababa'da tarihi bir konferansın düzenlendiği 2015 yılının, kalkınma için kritik bir yıl olduğu kaydedildi.

 Kapsayıcılığın G20 için ana tema halini aldığı bu yılda, kalkınma alanında bir çok alanda çabaların yoğunlaştırıldığı hatırlatılan planda, bu kapsamda "G20 ve Düşük Gelirli Gelişmekte Olan Ülkeler Çerçevesi"nin kabul edildiğine işaret edildi.

Söz konusu ekonomilerin küresel ekonomiye entegrasyonuna yönelik adımların ortaya konulduğuna dikkat çekilen planda, şu ifadeler yer aldı:

"Küresel ortalama işçi dövizi transfer maliyetlerini yüzde 5'e düşürmek ve finansal tabana yayılmayı güçlendirmeye yönelik güçlü pragmatik adımlar atma yönündeki taahhüdümüzde ilerleme sağlamaya yardımcı olmak üzere 'G20 Ulusal İşçi Dövizleri Planları'nı geliştirdik. G20 öncülüğünde sürdürülen işçi dövizleri transfer maliyetlerini düşürmeye yönelik çabaların halihazırda, göçmenlerin ve ailelerinin tasarruflarının 43 milyar dolar tutarında artmasına katkı sunduğu hesaplanmaktadır."

- Matrah Aşındırma ve Kar Kaydırma Projesi

G20'nin "Gelişmekte olan Ülkelerin Vergi Kapasitelerinin Güçlendirilmesi için Eylem Çağrısı" ile vergi teşviklerinin düşük gelirli ve gelişmekte olan ülkelerde yatırım için etkin kullanımı ve gözden geçirilmesi çalışmaları vasıtasıyla iç kaynakların harekete geçirilmesine destek verdiği ifade edilen planda, "Düşük gelirli gelişmekte olan ülkelerde, KOBİ Finansman Anlaşması kapsamında yeni işbirlikleri aracılığıyla KOBİ finansmanını desteğin artırılmasında sağlanan ilerlemeyi memnuniyetle karşılıyoruz" denildi.

 Vergi konusunda G20'nin, gelişmekte olan ülkelerin G20 Uluslararası Vergi Reformu gündemine dahilini teşvik ettiği hatırlatılan planda, bu ülkelerin, giderek şeffaf ve adil hale gelen uluslararası vergi ortamından azami fayda sağlamasına yönelik eylemlerde bulunduğu kaydedildi.

Planda ayrıca "G20/OECD Matrah Aşındırma ve Kar Kaydırma Projesi"nin tamamlanmasının bu kapsamda önemli bir adım olduğu vurgulandı.

- Daha fazla büyüme için

Antalya Eylem Planı'nın güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyümeye ulaşmak için stratejik eylemlerin çerçevesini ortaya koyduğu belirtilirken, "Kısa ve orta vadede ekonomik aktiviteyi desteklemek ve şoklara karşı dayanıklılığımızı artırmak için, tüm politika araçlarını kullanma konusunda kararlıyız" görüşüne yer verildi.

 Daha fazla büyüme sağlamak amacıyla, doğru maliye ve para politikası kombinasyonu ve yapısal reformlara ek olarak, vergi ve harcama kompozisyonun değiştirilmesinin, istihdamın artırılması, özel sektör yatırımlarının geliştirilmesi ve verimliliğin artırılması gibi muhtemel faydalarının üzerinde durulduğu aktarılan planda, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Verimlilik, kapsayıcılık ve büyümenin desteklenmesi amacıyla, bütçe harcamalarımızın ve gelirlerimizin kompozisyonunu değerlendirmeye devam edeceğiz. Küresel dengesizliklerin ortadan kaldırılması ve bunun sürekliliğinin sağlanması, G20'nin temel bir önceliği olmaya devam etmektedir. Daha güçlü ve dayanıklı bir toparlanmanın sağlanması için, etkin ve simetrik bir şekilde küresel dengelenmenin güçlendirilmesine daha yoğun bir şekilde odaklanmanın yanı sıra, aşırı dışsal ve içsel dengesizlikleri azaltma ve küresel talebi dengeleme yolunda aşama kaydetmeye devam edeceğiz."

-"Döviz kurlarımızı rekabetçi amaçlar için kullanmayacağız"

G20 Bakanları ve Merkez Bankası Başkanlarının bilgi ve değerlendirmelerine sunmak üzere küresel ekonomi için risk ölçme çalışmalarının da devam edeceği belirtilen planda, şu ifadeler yer aldı:

"Ayrıca, 2016 yılının başına kadar Küresel Finansal Güvenlik Ağı mimarisine ilişkin incelemeyi IMF'den bekliyoruz. Süreklilik arz eden döviz kuru sapmalarını engellemek ve temel dengeleri yansıtabilmek amacıyla piyasanın daha belirleyici olduğu döviz kuru sistemlerine ve daha esnek döviz kuruna doğru daha hızlı ilerleyeceğimiz yönündeki taahhüdümüzü yineliyoruz. Rekabetçi devalüasyondan kaçınacağız ve döviz kurlarımızı rekabetçi amaçlar için kullanmayacağız. Her türlü korumacılığa karşı direneceğiz ve piyasalarımızı açık tutacağız. Önümüzdeki süreçte hesap verebilirlik çerçevesi güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için çaba sarf etmeye devam edeceğiz. Politika taahhütlerimizi tamamıyla ve zamanında uygulayacağız."

-"Gerçek büyüme rakamlarını izlemeye devam edeceğiz"

Hesap verebilirlik çerçevesinde bu yıl yapılan iyileştirmenin, ülkelerin birbirini daha etkin bir şekilde sorumlu tutmaya imkan tanıyacağına işaret edilen planda, "Ülkeler sahipliğinde ve öncülüğünde prensibi, uygula ya da açıkla yaklaşımı ve güçlendireceğimiz emsal değerlendirmeleri, şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da hesap verebilirlik çerçevemizin temel unsurları olmaya devam edecektir" değerlendirmesinde bulunuldu.

Planda, şunlar kaydedildi:

"Yeni detaylı uygulama takvimlerimizi kullanarak büyüme stratejilerimizde yer alan ana taahhütlerin uygulanmasındaki ilerlemeyi yakından takip etmeye ve çabalarımızı ve değerlendirmelerimizi yönlendirmek üzere gerçek büyüme rakamlarını izlemeye devam edeceğiz. IMF ve OECD öncülüğünde ve Dünya Bankası, Uluslararası İş Örgütü ve UNCTAD'ın desteği ile uluslararası kuruluşların analitik desteği, özellikle G20'nin ortak büyüme hedefine doğru mesafe almasına yardımcı olmak üzere bu sürecin önemli bir parçası olmaya devam edecektir. Değişen ekonomik şartlar ve politika öncelikleri ile özellikle yavaşlayan verimlilik artışı gibi yapısal zorluklar karşısında geçerliliklerini muhafaza etmek ve ortak büyüme hedefimiz ile tutarlılıklarını korumak amacıyla büyüme stratejilerimizi gözden geçirmeye ve güncellemeye de devam edeceğiz."

(Bitti)