Başbakan Davutoğlu canlı yayında

Başbakan Davutoğlu canlı yayında
Başbakan Davutoğlu canlı yayında
-Davutoğlu: (1) -"Bir kere şundan emin bir şekilde söyleyebilirim, AK Parti'nin net bir çoğunlukla iktidar olacağından bir şüphemiz yok. Önemli olan bu çıtayı, anayasayı değiştirecek çoğunluğa gelecek şekilde yukarı çekmek" -"Siyasi olarak tercihler ne olursa olsun her şehrimizle ilgili bir rüyamız, düşüncemiz, idealimiz var. Hiçbir şehir hiçbir partinin kalesi değil, bütün şehirler Türkiye'nin bir parçası"

ANKARA (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, 7 Haziran seçimiyle ilgili, "Bir kere şundan emin bir şekilde söyleyebilirim, AK Parti'nin net bir çoğunlukla iktidar olacağından bir şüphemiz yok. Önemli olan bu çıtayı, anayasayı değiştirecek çoğunluğa gelecek şekilde yukarı çekmek" dedi.

Davutoğlu, İzmir'deki Başbakanlık Ofisi'nde Show TV'deki "Başbakan ile Gündem" programında soruları yanıtladı.

Spor Toto Süper Lig'in 33. haftasındaki derbide Galatasaray 'ın Beşiktaş'ı yenmesine ilişkin soru üzerine Başbakan Davutoğlu, Galatasaray'ı kutladı.

Rekabetin son haftaya kalmasının heyecanı daha da yükselttiğini ifade eden Davutoğlu, "Bütün takımlarımıza başarılar diliyorum. Bu sene Galatasaray çok iyi performans gösterdi. Bunu tebrik etmek lazım" diye konuştu.

Centilmence mücadele etmenin önemine değinen Davutoğlu, "En güzel şey centilmenlik içinde kazanan kim, şampiyon kim olursa onun tebrik edilmesi" dedi.

Futbola merakının çocukluğundan beri devam ettiğini belirten Davutoğlu'na eski Trabzonsporlu futbolcularla Avni Aker Stadyumu'nda yaptığı maçın hatırlatılması üzerine, "Arada sırada korumalarla maç yaptığım oluyordu. Son Ramazan Bayramı'nda bir yerdeyken 'Hadi çıkalım' dedik yaptık. Yıllardır bu anlamda oynamıyorduk ama güzel bir maç oldu" ifadesini kullandı. 

Davutoğlu, Konak Tünelleri'deki açılışta makam otomobilini kendisinin kullandığını vurgulayarak, "Koruma telaşlandı, Sare Hanım önde, dedim ki 'Eğer futbol oynamayı unutmamışsak araba kullanmayı da unutmamışızdır, merak etmeyin' diye. Bazı şeyler var ki geçmişte belli bir yatkınlık oluştuğu zaman yıllar sonra olsa da canlanıyor" diye konuştu.

-"İzmir, Antalya ve Mersin öne çıkacak"

Başbakanlık İzmir Ofisi'nin açılışıyla verilmek istenen mesajın sorulması üzerine Davutoğlu, bazı şehirlerin yükselişiyle bazı ülkelerin, devletlerin yükselişi arasında paralelliğin olduğunu bildirdi.

Başbakan Davutoğlu, o şehirlerin çizgilerinin takip edilmesi durumunda devletlerin kaderlerinin de ölçülebileceğini belirterek, İzmir'in böyle bir kent olduğunu ifade etti.

Kentin tarihine ilişkin bilgileri paylaşan ve İzmir'i "ufuk kent" olarak nitelendiren Başbakan Davutoğlu, Türkiye yükselirken İzmir'in de mutlaka bu süreçte yükselen bir şehir olmasının gerektiğini söyledi.  

Akdeniz'e bakıldığında bir kaosun görüldüğünü, tek bir gücün hakimiyetinde bir Akdeniz'in olmadığına dikkati çeken Davutoğlu, Akdeniz'deki siyasi ve ekonomik krizlerin birçok şehrin göreceli olarak değer kaybetmesine neden olduğunu belirtti. Başbakan Davutoğlu, "Bu kaos döneminde Akdeniz'de, Türkiye bu istikrarını sürdürmesi halinde hem yükselen bir güç olacak hem de İzmir, Antalya ve Mersin öne çıkacak" diye konuştu. 

"Yaşam tarzı kısıtlanacağına dair bir ajandanız olduğu konuşuldu. İzmir'de bu 'endişeli modernler' tanımının yapıldığı vatandaşların yoğun olarak yaşadığı bir il. Bu tarihsel ve jeopolitik konumunun, gerekçenin yanı sıra İzmir'de seçmene de bir mesaj verilmek isteniyor mu" denilmesi üzerine Davutoğlu, bu mesajı bugün çok açıklıkla verdiğini belirtti.

İzmir'de başbakanlık ofisinin açılmasının ekonomik arka plan ve çeşitli gerekçelerinin olduğunu vurgulayan Davutoğlu, İzmir'de yapılması planlanan yatırımlara ilişkin bilgi verdi.

Davutoğlu, "Afaki değil ayakları yere basan" vizyonlarının olduğuna değinerek, şunları söyledi:

"İzmir'e bu kadar önem atfetmişken ve İzmir'i bu anlamda Türkiye'nin yeni vizyonunun önemli şehirlerinden biri haline getirmişken, bizim İzmir ile ilgili bu vizyonu harekete geçiren bir siyasi irade ortaya koymamız lazım. Bu siyasi irade başbakanlık ofisini buraya taşımaktır. Bununla İzmir'e ve Türkiye'ye verdiğimiz mesajda, siyasi olarak tercihler ne olursa olsun her şehrimizle ilgili bir rüyamız, düşüncemiz, idealimiz var. Hiçbir şehir hiçbir partinin kalesi değil, bütün şehirler Türkiye'nin bir parçası. Hepsine biz ulaşamazsak Türkiye'yi ayağa kaldıramayız. İzmir son yerel seçimlerde de tercihini başka yönde kullandı ama bugün Konak Tüneli'ni biz açtık. Yani İzmir tercihi başka kullandı diye Konak Tüneli'ni ihmal etmedik. 35 müjde vermiştik İzmir'le ilgili 5 tamamlandı 8'i yapılıyor."

Kenti Türkiye'nin aynası olarak nitelendiren Davutoğlu, "Türkiye'yi yansıtan bu şehirde kimse ötekileştirilmeyecek, kimse dışlanmayacak, kimse şu veya bu köken dolayısıyla ayrımcılığa tabi olmayacak. Sunni, Alevi, Türk, Kürt, Boşnak, Balkan kökenli, Anadolu kökenli , Romanlar herkes İzmir'de İzmirli olarak yaşayacak. Bu anlamda da kimsenin hayat tarzına edilmedi, edilmeyecek, bizim dönemimizde böyle bir şey olmadı" dedi.

-"Gençler, musluklar açıldığında 'tıs' diye ses geldiğini bilmiyor"

Gençlere yazdığı mektubun hatırlatılması ve gençlerin oy kullanma eğilimlerinin ne olduğunun sorulması üzerine Davutoğlu, çocuklar, gençler ve yaşlılarla ilgili özel duyarlılığının olduğunu belirterek, gençleri ihmal eden ülkenin gelecekle ilgili planlama yapamayacağını, bundan dolayıda gençlerin ruh halinin çok iyi bilinmesi gerektiğini söyledi.

Davutoğlu, bugünkü gençlerin ortak özelliğinin AK Parti iktidarı döneminde yetişmeleri olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Bu gençleri AK Parti iktidara geldiğinde 5 yaşındaydı 70, 80, 100 kişilik sınıfları bilmiyordu. Babasının maaşını aldığında aynı gün dolara çevirmek zorunda olduğunu bilmiyordu. Cebinde taşıdığı liranın değer kaybettiğini bilmiyordu. Gazetelerde İstanbul'daki, Ankara'daki çöp dağlarını bilmiyordu. İstanbul'da, Cumhurbaşkanımız belediye başkanı olana kadar musluklar açıldığında 'tıs' diye ses geldiğini bilmiyordu. Bütün bunları bilmeyen bir gençlik ve her şeyi önünde hazır bulmuş bir gençlik. Bu da doğal. Bu zaman beklenti ve çıta yükseliyor. Eskiden gençleri çok az şeyle tatmin edecekken, şimdi zaten bunları görmüş, yaşamış, bu refaha alışmış bir gençlik daha fazlasını istiyor, bu doğal."

Gençlerin iktidara karşı daha mesafeli olduğunu ve daha hafif isyan duygusu içerinde olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Gençlerle buluştuğumuzda, 'Biz dedim bir adaletsizlik ve zulüm gördüğümüzde gençliğimizde isyan duygusuyla söz söylerdik, siz de dünyada gördüğünüz adaletsizliklere, Türkiye'de ola ki gördüğünüz yanlışlıklara karşı da sesinizi yükseltin. Gerekirse bize de söyleyin' dedim. Bir gazete bunu istismar etti" diye konuştu.

Davutoğlu, gençleri 1910'lu yıllarda ülke coğrafyasını üç kıtada savunmak için öldüğünü, 1920'li yıllarda ise yeni bir devlet kurmak için çaba sarf ettiğine dikkati çekerek, "1930 ila 1940'lı yılların gençleri tek parti döneminin tek ve şartlandırıcı yaklaşımından etkilendi, 1950'li yıllarının gençleri demokrasiyi yaşarken ilk defa ihtilalle tanıştı, 1968 dönemi gençliği enerjiyle kutuplaşma tehlikesi yaşadı, benim kuşağım olan 1970'li yılların gençliği ülkeyle ilgili bir ideal uğruna canlarını ortaya koydu, 1980'li yıllarda darbe gençleri apolitize etti, 1990'lı yıllarda gençler kriz ve koalisyonlar yaşadı ve 2000'li yıllarda gençlik yavaş yavaş dünyayla daha özgürce tanışma imkanına kavuştu. Biz bu gençleri kaybedemeyiz. bu gençliğin beklentileri, talepleri ve dile getireceği hususlara ben hiçbir sınırlama getirilmesi taraftarı değilim" ifadesini kullandı.

-"Biz Kılıçdaroğlu değiliz, yüzde 35'e razı olmayız"

Seçimlerle ilgili son anketlerinin sonuçlarının ne olduğunu sorulması üzerine ise Davutoğlu, bu konuda çok farklı verilerin ellerine ulaştığını belirterek, şunları kaydetti:

"Bir kere şundan emin bir şekilde söyleyebilirim, AK Parti'nin net bir çoğunlukla iktidar olacağından bir şüphemiz yok. Önemli olan bu çıtayı, anayasayı değiştirecek çoğunluğa gelecek şekilde yukarı çekmek. 'Yüzde kaç sizin için başarı' diye sorduklarında, 'yüzde 50 desem' geri kalan yüzde 50'den ümitsizim anlamı çıkar, 'yüzde 55 desem' yüzde 45'inden, 'yüzde 45 desem' yüzde 55'inden. Bizde böyle böyle bir şey yok. Biz Kılıçdaroğlu değiliz, yüzde 35'e razı olmayız. Şuana kadar arkadaşlarımıza söylüyorum, İzmir'de de bütün teşkilata ve milletvekili adaylarımıza, 'burayı bir kale, bir partinin etkisindeymiş gibi bakmayın. Ya da Diyarbakır ya da diğer illerimiz. Bizim için iki kategori seçmen var. Bugün AK Partili olanlar, yarın AK Partili olacaklar. Dolayısıyla o anketler bizi fazla çalışmaya sevk ediyor. Çünkü, nihayet ulaşmamız gereken yine bir zemin var."

(Sürecek)