Başbakan Davutoğlu, canlı yayında

Başbakan Davutoğlu, canlı yayında
Başbakan Davutoğlu, canlı yayında
- Davutoğlu: (2) - "Ceylanpınar'da iki polisimizi, Adıyaman'da askerimizi şehit ederseniz, Türkiye'de hukuk düzenini tanımayarak özerklik ilanlarına kalkarsanız, bir sabrederiz iki sabrederiz daha sonra 'bir dakika' deriz. O bir dakika, 23 Temmuz'da başlayan Huzur ve Demokrasi Operasyonudur. Bu Huzur ve Demokrasi Operasyonu son noktaya gidene kadar devam edecek" - "Çözüm Süreci'ni iki kesim baltalamak istedi. Bir, uyuşturucu ticareti ve insan kaçakçılığından istifade eden Türkiye'deki terör baronları, iki bu terör baronlarını kullanarak Türkiye'ye şantaj yapmak isteyen bazı dış odaklar. Biz bazı dış odakları da terör baronlarını da biliyoruz" - "(Çözüm Süreci kapsamında atılan adımlar) Eğer niyetleri iyiyse yeni bir talep varsa o da göz önüne alınır. Niyetler kötü, bu taleplerin arkasında bu vatanı bölmek, et ile tırnağı ayıracak şekilde Türkiye'de kaos çıkartmak varsa işte buna izin vermeyiz"

ŞANLIURFA (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ceylanpınar'da iki polisimizi, Adıyaman'da askerimizi şehit ederseniz, Türkiye 'de hukuk düzenini tanımayarak özerklik ilanlarına kalkarsanız, bir sabrederiz iki sabrederiz daha sonra 'bir dakika' deriz. O bir dakika, 23 Temmuz'da başlayan Huzur ve Demokrasi Operasyonudur. Bu Huzur ve Demokrasi Operasyonu son noktaya gidene kadar devam edecek" dedi.

Başbakan Davutoğlu, aralarında Kontv, Kanal Fırat, Cay TV, Kanal Urfa, Aksu TV, TV 1, Kanal 100, Kanal 68, TV 6, Vuslat TV, Kanal 3, Kocaeli TV ve Adana TV'nin de bulunduğu 48 yerel kanalda canlı yayınlanan "Anadolu Soruyor" adlı programda, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Çözüm Süreci'nin geleceğinin ne olacağı?" yönündeki bir soru üzerine Davutoğlu, bir toplumu tutan en önemli hususun aidiyet bilinci olduğunu söyledi.

Çözüm Süreci ile vatandaşların aidiyet bağının güçlenmesinin amaçlandığını belirten Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Kimse bu ülkenin vatandaşı olması sebebiyle kendisini bu ülkede yabancılaşmış hissetmemeli. Mesela 12 Eylül'de Diyarbakır Hapishanesinde işkenceye maruz kalan bir Kürt vatandaşımızın yok edilen sadece onuru değil, aidiyet bağıydı. PKK ile yürütülen mücadele dışında faili meçhullerde öldürülen vatandaşlarımızın bütün çevrelerinde aidiyet bağı kırılmıştı. Bir Kürtçe şarklı okudu diye, bir Kürtçe ifade kullandığında soruşturmaya tabi tutulduğu zaman aidiyet bağı zayıflar. En temel mesele aidiyet bağını güçlendirmektir." 

- "Ne kadar yasak varsa hepsiyle mücadele ettik"

Davutoğlu, herkesin vatandaş olmaktan kaynaklı haklarını hiçbir ayrımcılığa, tahkire, aşağılanmaya maruz kalmadan onurlu ve eşit şekilde kullanabilmesini istediklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Ne kadar yasak varsa hepsiyle mücadele ettik. OHAL'i kaldırdık, EMASYA'yı kaldırdık, 'işkenceye sıfır' tolerans dedik ve bunları hep gerçekleştirdik. Bunlar afaki şeyler değil. Yayla yasaklarını kaldırdık, yol kontrollerindeki engelleyici tutumu kaldırdık. Kürtçe yayın yasağını kaldırdığımız gibi Kürtçe yayın yapan TRT Kürdi'yi kurduk. Okullarda Zazaca, Adigece, Kürtçe ve Arapça gibi dilleri seçmeli ders olarak koyduk. Güya Kürt vatandaşlarımızın haklarını savunduğunu iddia edenlerin önüne 15 sene önce kağıt koysaydık ve hangi hakları istediklerini sorsaydık, herhalde bunları yazarlardı. Hiçbir şey terörü meşru kılmaz ama 'niye bu şiddete başvuruyorsunuz' denildiğinde, 'şunlar şunlar bizde yok, ret politikası var' deniliyordu. Şimdi bir şey söyleyecek halde değiller. Bunların hepsi yapıldı. Eğer niyetleri iyiyse yeni bir talep varsa o da göz önüne alınır. Niyetler kötü, bu taleplerin arkasında bu vatanı bölmek, et ile tırnağı ayıracak şekilde Türkiye'de kaos çıkartmak varsa işte buna izin vermeyiz."

Çözüm Süreci'nin ivme kazandığı 2013'ün mayıs ayında silahların bırakılacağı ve silahlı grupların ülkeyi terk edeceği yönünde taahhütte bulunulduğuna dikkati çeken Davutoğlu, bu taahhüdün gerçekleşmesi için iki yıl sabırla her türlü görüşmenin önünü açtıklarını ve çabayı yürüttüklerini söyledi.

Ceylanpınar'da iki polis memurunun uyurken şehit edildiğini anımsatan Davutoğlu, "Demirtaş bunun hesabını versin. Bana taziye dersi vermesin. Ankara Garı'nda hayatını kaybeden vatandaşlarımız için anında taziye sundum. Benim taziyemde muhatap HDP değil, muhatap vatandaşlarımız. Geçen seçim öncesi Diyarbakır'daki patlamanın ardından taziye için aradım kendisi çıkmadı. Peki sen Diyarbakır saldırısında sonra taziye telefonumu niye cevap vermedi?" diye sordu.

- "Bir sokulduğumuz yerden bir daha sokulmayız"

Bölücü terör örgütünün, DEAŞ'ın Kobaniye saldırması karşısında gençleri oraya götürüp ölmelerine sebep olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, "Madem Kobani bu kadar önemliydi, Türkiye'yi terk edeceğinin sözü verilen silahlı gruplar Kobani'ye gitselerdi. Eğer Türkiye'de çözüm sürecini istiyor ve Kobani'de de mücadele gerekiyorsa bu bir fırsat değil miydi? Bunu niyetlerinin iyi olmadığını göstermek için söylüyorum" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, DEAŞ'ın saldırısının ardından Kobani'den Suruç'a gelenlere konukseverliğin gösterildiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Buna rağmen siz, gelip Ceylanpınar'da iki polisimizi, Adıyaman'da askerimizi şehit ederseniz, Suriye'de görülen bazı manzaraları hendek kazarak Cizre'de taşımaya çalışırsanız, Türkiye'de hukuk düzenini tanımayarak özerklik ilanlarına kalkarsanız, Varto'nun etrafında değişik yerlerde, mezarlık görüntüsü altında insanları kaçırıp işkence yaparsanız, bir sabrederiz iki sabrederiz daha sonra 'bir dakika' deriz. O bir dakika, 23 Temmuz'da başlayan Huzur ve Demokrasi Operasyonudur. Bu Huzur ve Demokrasi Operasyonu son noktaya gidene kadar devam edecek. Silahlı her türlü mücadeleyi terk ettiklerini söyleyecekler, silahlarını bırakacaklar ve herhangi silahlı birini gördüğümüzde operasyonların tekrar başlayacağını da bilecekler. Şimdi bir eylemsizlik yapalım, bu baskıyı üzerimizden atarız, tekrar gücümüzü toplarız ve sonra kaldığımız yerden devam ederiz. Böyle olmaz. Biz, bir sokulduğumuz yerden bir daha sokulmayız."

"Beyaz Toros"lara da, silah baronlarına da izin vermeyeceklerini altını çizen Davutoğlu, terörün bir sektör olduğunu, bu sektörden zarar görenlerin Çözüm Süreci'ni sabote ettiğini belirtti.

Davutoğlu, Avrupa'da bazı kesimlerin samimiyetle Çözüm Süreci'nin devamını istediğini dile getirerek, "Buna karşın, Çözüm Süreci'ni iki kesim baltalamak istedi. Bir, uyuşturucu ticareti ve insan kaçakçılığından istifade eden Türkiye'deki terör baronları, iki bu terör baronlarını kullanarak Türkiye'ye şantaj yapmak isteyen bazı dış odaklar. Biz bazı dış odakları da terör baronlarını da biliyoruz. Gencecik insanlar bu terör baronları ile dış odakların kıskacında heba olmasın diye biz bu Çözüm Süreci'ni başlattık" dedi.

(Sürecek)