Başbakan Davutoğlu, canlı yayında: (3)

Başbakan Davutoğlu, canlı yayında: (3)
Başbakan Davutoğlu, canlı yayında: (3)
- "2002'ye benzeri bir şekilde, 'Madem bir tepki var, bu tepkileri de CHP temsil edemiyor, MHP temsil edemiyor, o zaman HDP'ye yüklenirsek yüzde 1'lik oy kaymasıyla AK Parti'nin 20-30 milletvekilini etkilersek AK Parti, eski özgüvenini kaybedecek bir çizgiye çekilir', bütün hesap bu" - "Biz Türkiye siyasetinin öznesiyiz. Siyaset ne yöne gidecekse gitsin bizim tarafımızdan belirleniyor. Diğerleri ise pozisyonlarını bize göre ayarlıyorlar" - "Kimse öyle veya böyle bir kriz senaryosu üzerinde, Türkiye'de seçimle deviremedikleri AK Parti'yi 'şiddetle, terörle devirelim' gibi bir yönteme girerse bilsinler ki şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da karşılarında dimdik dururuz ve milletle birlikte bu sefer bütün bu şiddet ve terör hesabı yapanlardan hesap sorarız"

ANKARA (AA) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, "2002'ye benzeri bir şekilde, 'Madem bir tepki var, bu tepkileri de CHP temsil edemiyor, MHP temsil edemiyor, o zaman HDP'ye yüklenirsek yüzde 1'lik oy kaymasıyla AK Parti'nin 20-30 milletvekilini etkilersek AK Parti, eski özgüvenini kaybedecek bir çizgiye çekilir', bütün hesap bu" dedi.

Davutoğlu, Habertürk televizyonundaki "Türkiye'nin Seçimi 2015" programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Başbakan Davutoğlu, "HDP'nin seçimlere parti olarak girme kararının Öcalan'a rağmen alındığına" ilişkin bir soruyu yanıtlarken, İmralı, Kandil ve HDP arasında "zigzaglar" yaşandığını ifade etti.

Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Öcalan'ın ne isteyip ne istemediği... Bunların tabi bizim bilgimiz dahilinde olan yönleri var ama belli ölçülerde devlet mahremiyeti içinde olan hususlar da var ama şunu söyleyebilirim, bu mahremiyeti zedelemeden, çünkü bütün bu süreçte, Çözüm Süreci içinde kimin ne düşündüğünü biliyoruz. 

Bu sürecin bugüne kadar aksamasının en önemli sebeplerinden birisi; bir tarafta pozisyonu net olan bir taraf var; biziz, diğer tarafta İmralı, Kandil ve HDP arasında görüş ayrılıkları ile her an çizilen zigzaglar var. Bunun getirdiği olumsuzluklar var. Seçime nasıl girileceği de bu zigzaglar içerisinde değerlendirilebilecek bir husus. Ciddi birtakım farklılıklar veya görüş ayrılıklarının doğurduğu ve sürecin gidişatını etkileyen şeyler var, gelecek dönemde zaten bunu değerlendireceğiz, 8 Haziran'dan sonra Çözüm Süreci'ni bu bağlamda ele alacağımızda kimlerin bu anlamda muhatap olup olamayacağı konusunu da bir kere daha masaya yatırmak zorunda kalacağız. Zorunda derken biri bizi zorladığı için değil ama bütün bu tecrübeler ışığında neticeye gidebilmek için."

- "AK Parti'ye alternatif yok"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti'ye alternatif olmadığını, zorlamayla rakip çıkarılmaya çalışıldığını ifade etti.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Bir gazeteci geçenlerde çok hoşuma giden bir soru sordu, 'Neden bu seçim birinci ve dördüncü parti arasında geçiyor görünüyor' dedi. CHP'nin buradan kendisine bir hisse çıkarması... Anamuhalefet partisi neden iktidar partisinin alternatifi gibi görünmüyor da iktidar partisini durdurmak için dördüncü bir partiye ihtiyaç hissediliyor?

Benim hiçbir söylemimde HDP'yi tek başına muhatap aldığım görülmedi. Ben her yerde aynı dili kullanıyorum, yalnız dozu, muhatabım hangi parti orada güçlüyse, İzmir'de cumhuriyetcilik üzerine konuştum. Cumhuriyeti izzetli kılmak, cumhuriyeti yüceltmek nedir ve kim yapıyor diye konuştum. Doğu'daki konuşmalarımda tabi ki doğal olarak Çözüm Süreci bağlamında HDP ile ilgili unsurlar fazlaydı. Orta Anadolu'da da bazen MHP ile ilgili unsurlar fazla oluyor ama nihayetinde bütün bu unsurları ortaya koyarken arkasındaki siyasi zihniyetimiz aynı. Hiçbir zaman biz HDP'yi bir tehdit olarak görüp de bütün odağımızı oraya yüklemedik." 

- "AK Parti durdurulamadı"

Başbakan Davutoğlu, kurulduktan bugüne kadar sürekli önlerinin kesilmeye çalışıldığını ancak bunda başarılı olunamadığını vurguladı. 

Bu teşebbüslerin ilk defa 2002'de yapıldığını, AK Parti'nin iktidar yürüyüşü sırasında var olan konvansiyonel partilerle onu yenmenin mümkün olmadığının anlaşılması ile Genç Parti'nin ortaya çıkarıldığını ve tepki oylarının oraya kaydırılmaya çalışıldığını anımsatan Davutoğlu, söz konusu parti barajı aşamadığı için AK Parti'nin durdurulamadığını söyledi.

Partisine karşı 2007 yılında bu sefer kendi içlerinden Erkan Mumcu ve Abdüllatif Şener gibi isimleri de alarak Demokrat Parti çatısı altında bir örgütlenme çabası olduğunu anlatan Davutoğlu, şunları ifade etti:

"27 Nisan e-muhtırası vardı, 'AK Parti öyle ya da böyle kapatılacak' deniyordu, buna ikna olan AK Parti içinden de bazı unsurlarla bir alternatif çıkarmaya çalıştılar. 2011'de bu sefer acaba CHP'yi yenileyerek, Kılıçdaroğlu gibi, Gandi diye bir şeyle çıktı, Gandi'nin birikimine bakın, tavrına bakın bir de Kılıçdaroğlu'na, tutmadı. 2011'de de bunu oynadılar.

Şimdi 2002'ye benzeri bir şekilde, 'Madem bir tepki var, bu tepkileri de CHP temsil edemiyor, MHP temsil edemiyor, o zaman HDP'ye yüklenirsek yüzde 1'lik oy kaymasıyla AK Parti'nin 20-30 milletvekilini etkilersek AK Parti, eski özgüvenini kaybedecek bir çizgiye çekilir', bütün hesap bu. Bu sefer ne yaptılar, bütün marjinal sol grupları, bütün marjinal toplumsal kesimleri de HDP ile birlikte... Bu da nereden geldi biliyor musun, bu dersi Çipras'tan aldılar, Yunanistan örneğinden."

Çipras'ın, ekonomik kriz yaşayan, ekonomik olarak çökmüş bir ülkenin başına geldiğine işaret eden Davutoğlu, bunun 2002 Türkiye şartlarına benzediğini ancak ondan farklı olarak ortada başarı hikayesi olan bir AK Parti olduğu için partisinin yıpratılamadığını bildirdi.    

Davutoğlu, Çipras'ın etnik bir politika yerine kaçan tüm oyları toplamaya yönelik bir performans sergilediğini anlatarak, kendilerini hedef alan yazılara baktıklarında en temel şeyin; herkesin HDP'ye destek vermesi ve CHP'nin gündemde olmaması olduğunu söyledi.

Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"İstanbul mitinginde kullandığım bir şeydi, onu doğrusu bilinçli şekilde kullandım ama yeterince yankılanmadığını düşünüyorum, biz Türkiye siyasetinin öznesiyiz. Siyaset ne yöne gidecekse gitsin bizim tarafımızdan belirleniyor. Diğerleri ise pozisyonlarını bize göre ayarlıyorlar. AK Parti'yi aşağı indirmek için eğer MHP olsaydı ona yöneleceklerdi, CHP gerçekten bir anamuhalefet partisi olsaydı ona yöneleceklerdi, dolayısıyla dördüncü parti ile biz rekabet ediyor değiliz, biz bunu gündeme de getiriyor değiliz ama bizim önümüzü kesmenin tek yolu bu diye görüldüğü için birileri yapıyor. 

Kimse öyle veya böyle bir kriz senaryosu üzerinde, Türkiye'de seçimle deviremedikleri AK Parti'yi 'şiddetle, terörle devirelim' gibi bir yönteme girerse bilsinler ki şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da karşılarında dimdik dururuz ve milletle birlikte bu sefer bütün bu şiddet ve terör hesabı yapanlardan hesap sorarız."

(Sürecek)