Başbakan Davutoğlu, Van'da

Başbakan Davutoğlu, Van'da
Başbakan Davutoğlu, Van'da
- Davutoğlu, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile bir araya geldi - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu: (4) - "Tüm dünya şahittir, siz de şahitsiniz, bizim dönemimizde Kürt kökenli kardeşlerimize yönelik her türlü ayrımcılık son bulmuştur" - "Belki onlar yaptığımız konutları, yaptığımız fabrika şantiyelerini yapan iş makinelerini kıracaklar. Belki onlar yaptığımız bölünmüş yolların altına mayınlar döşeyecekler, ne yaparlarsa yapsınlar bizim azmimizi kıramazlar. Onlara mayın döşemek düşer bize de o yollara gül döşemek düşer" - "Türkiye'nin özgürlük alanlarını genişlettik ve bu özgürlük alanlarında herhangi bir ayrımcılığa müsaade etmedik. Demin söylediğim gibi bu bir imtiyaz, bir lütuf değil, insan onuruna sahip vatandaşlar olmaktan kaynaklanan en temel hakkımızdır"

ANKARA (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Tüm dünya şahittir, siz de şahitsiniz, bizim dönemimizde Kürt kökenli kardeşlerimize yönelik her türlü ayrımcılık son bulmuştur" dedi.

Davutoğlu, AK Parti Van İl Başkanlığınca düzenlenen "Sivil Toplum Kuruluşları ile Buluşma" toplantısında, DAP ve GAP bölgelerine yapılan yatırımlar konusunda açıklama yaptı. 

Van depremi ile Marmara depreminde yaşananları ve yapılan hizmetleri karşılaştıran Başbakan Davutoğlu, Van depreminde herkesin Vanlı olduğunu, Türkiye'nin hangi ilinde deprem olursa vatandaşların o ile yardıma gideceğini belirtti.

Açılışını yaptığı spor salonuna değinen Davutoğlu, herkesin orayı gezmesi gerektiğini, kapalı spor tesisinin 5 bin 250 kişilik olduğunu aktardı. 

Van'a kültür ve sanat merkezleri, müzeler açacaklarını anlatan Davutoğlu, "Vanlı gençlerimizin elinde kalem, elinde bilgisayar, elinde kitap , hafta sonunda yapacağı bir spor, elinde bir saz ya da bir güzel ney... Bunları görmek isteriz. Elinde molotof, elinde taş, elinde mayın, elinde silah, elinde mermi, elinde doçka görmek istemiyoruz. Kimsenin de Vanlı ve Doğulu, Güneydoğulu o nur yüzlü çocuklarımızı böyle bilinmez meçhul bir geleceğe götürmesine izin vermeyiz" ifadesini kullandı.

-"Onlara mayın döşemek düşer, bize  de o yollara gül döşemek düşer"

Doğu ve Güneydoğu'da bu kalkınma hamlelerinin devam edeceğini açıklayan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Belki onlar yaptığımız konutları, yaptığımız fabrika şantiyelerini yapan iş makinelerini kıracaklar. Belki onlar yaptığımız bölünmüş yolların altına mayınlar döşeyecekler, ne yaparlarsa yapsınlar bizim azmimizi kıramazlar. Onlara mayın döşemek düşer bize de o yollara gül döşemek düşer. Biz güllerle o yolları tekrar yapacağız. Van'ı sadece Hakkari'ye, Bitlis'e, Diyarbakır'a değil daha ötelerine İstanbul'a, daha ötelerine Saray Bosna'ya, Avrupa'ya bağlayan yollar gönülleri gönüllere bağlayan yollar... Bütün Vanlıların, bütün Güney ve Doğu Anadolu'daki vatandaşlarımızın çağdaş standartlara, en iyi imkanlara sahip olması, kavuşabilmesi için her şeyi yapacağız."

- DAP ve GAP illerine yapılan yatırımlar

Şu ana kadar Doğu Anadolu'da yaklaşık 84 bin 400 konutun yapımına başlanıldığını, DAP illerinin tümünde ise 73 bin 600 konutun tamamlanıp, hak sahiplerine verildiğini aktaran Davutoğlu, GAP illerinde ise 52 bin 300 konuta başladıklarını, 42 bin 400 konutu tamamladıklarını söyledi.

Doğu'daki dersliklerin yüzde 52'si Güneydoğu'dakilerin ise yüzde 49,3'ünün AK Parti döneminde yapıldığını vurgulayan Davutoğlu, "Her iki bölgede öğretmen sayısını yüzde 181 arttırdık. 2014 yılının sonuna kadar DAP illerinde 189 bin hektar, GAP illerinde ise yaklaşık 226 bin hektar alanı sulamaya açtık" diye konuştu.

Her iki bölgede GAP'ta ve DAP'ta 13 bin 900 sağlık tesisi hizmete açıldığını ve hepsinin modern cihazlarla donatıldığını belirten Başbakan Davutoğlu, karayollarında ise her iki bölgeye yaklaşık 860 milyon lira ödenek ayrıldığını, KÖYDES kapsamında ise DAP illerine 2,3 milyar, GAP illerine ise 1,2 milyar harcama yapıldığını ve yeni kaynaklar ayrıldığını ifade etti.

Davutoğlu, Doğu Anadolu'da 2002 yılında sigortalı sayısının 147 bin, şimdi ise 461 bin olduğunu, Güneydoğu Anadolu'da ise 175 bin iken, şimdi 735 bin olduğunu dile getirdi.

Davutoğlu, 2002'de, DAP illerinde ihracatın 136 milyon dolarken, bugün 1,2 milyar dolar olduğunu belirtti ancak bunun da çok az olduğunu söyledi.

Van'ın, tarih boyu Karadeniz ile Körfez, İran ile Anadolu arasındaki en optimum buluşma noktası olduğuna işaret eden Davutoğlu, "Şöyle bir çizin, Kafkasya, Anadolu, bir bakın şöyle, en optimum orta noktayı bulun, Diyarbakır ile Van arasında bir yer çıkar. Onun için bu şehirler tesadüfen gelişmiş şehirler değil. Dolayısıyla sizin de bizim de bunun hakkını vermemiz, bu 1,2 milyar dolarlık ihracatı süratle 10 milyar dolarlara, 50 milyar dolarlara çıkarmamız lazım" dedi.

Davutoğlu, 2002'de 689 milyon dolar olan GAP illerinin toplam ihracatının bugün 9,2 milyar dolara ulaştığına dikkati çekerek, "Şu sıraladığım tablo da gösteriyor ki biz bölgeye bakarken hem maddi hem manevi zenginliği esas alarak bakıyoruz. Hem irfanı hem helal rızkı. Çünkü biliriz ki irfan olup da helal rızk olmadı mı namerde muhtaç olmak zorunda kalırsınız ama helal rızk ve kalkınma olup da irfanı kaybederseniz, materyalist bir zihne yönelecek nesiller tehlikesi vardır" ifadelerini kullandı.

-"Tarihdaşlığımızı, vatandaşlığımızı, gönüldaşlığımızı pekiştireceğiz"

Başbakan Davutoğlu, özgürlük ve refahın paralel ilerlemesi için çok büyük çaba sarf ettiklerini kaydederek, şöyle konuştu:

"Bizim öncelikle bu yaralı bölgede, bu dertli şehirlerimizde, beldelerimizde, bilahare de tüm yurtta kardeşliği, birliği, barışı hep beraber tesis etmemiz lazım. Bu konjonktürel bir talep değildir. Bu stratejik ve asırlara yönelen bir taleptir. Tarihdaşlığımızı, vatandaşlığımızı, gönüldaşlığımızı pekiştireceğiz. Bizim çözüm iradesinden muradımız, demokrasimizin tüm vatandaşlarımızı kuşatmasıdır. Adaletin yurdumuzun her köşesinde egemen olmasıdır. Bütün bunları da adım adım hayata geçirdik.

Tüm dünya şahittir, siz de şahitsiniz, bizim dönemimizde Kürt kökenli kardeşlerimize yönelik her türlü ayrımcılık son bulmuştur. 13 yıl önce iktidara gelir gelmez ilk işimiz, OHAL'i kaldırmak oldu. Peşi sıra, peyderpey Türkiye'nin özgürlük alanlarını genişlettik ve bu özgürlük alanlarında herhangi bir ayrımcılığa müsaade etmedik. Demin söylediğim gibi bu bir imtiyaz, bir lütuf değil, insan onuruna sahip vatandaşlar olmaktan kaynaklanan en temel hakkımızdır. Burada yapmaya çalıştığım bir mukayeseyle tabloyu açık bir şekilde ortaya koymak. Bunlar, bütün bu haklar, aslında yıllar öncesi verilmesi gereken ama maalesef verilmemiş, gecikmiş haklardır. Bizim bölgeye, bölge insanına yönelik demokrasi ve refah perspektifimiz, AK Parti'nin iktidara geldiği ilk günden başladı. Hatta bilinçlenmemizin gençlik dönemlerinden başladı. İlk günden beri daha çok demokrasi, daha çok özgürlük, daha çok adalet dedik ve bunu gündeme getiren siyasi kadrolarla birlikte çözümsüzlüğü değil, çözümü, ayrılmayı değil, birleşmeyi, bölünmeyi değil, bütünleşmeyi savunduk." 

(Sürecek)