Başbakan Davutoğlu Van'da

Başbakan Davutoğlu Van'da
Başbakan Davutoğlu Van'da
Davutoğlu, sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu: (5) - "Bu eş başkanlar teröre eş başkanlık yapıyorlar, teröre. Siyasetin bu anlamda terörün vesayetinden kurtulması lazım" - "Şu ana kadar HDP'ye yapılan bütün saldırılarda, ben çıktım bu saldırıları kınadım ve o saldırılar karşısında ortak tavır çağrısında bulundum. Ama AK Parti'ye yönelik saldırılarda hiç bu tavrı kimseden görmedik. Bakalım, o çok demokrasiyi savunan eş başkanlar, (AK Parti) Hakkari il başkanına yönelik olarak yapılan bu linç girişimine ne diyecekler? Kınayacaklar mı?" - "Ama şunu bilsinler, bizim için hiçbir partinin Kürtler ya da Türklere tek başına hitap etme hakkı yoktur. Kimse 'Türkler ya da Kürtler bize oy verirler' deme hakkına, cüretine sahip değildir"

VAN (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bu eş başkanlar teröre eş başkanlık yapıyorlar, teröre. Siyasetin bu anlamda terörün vesayetinden kurtulması lazım" dedi.

Davutoğlu, AK Parti Van İl Başkanlığınca düzenlenen "Sivil Toplum Kuruluşları ile Buluşma" toplantısında yaptığı konuşmada, eşit yurttaşlık ve demokratik haklar temeline dayalı bir siyasetin inşası yolunda kararlılıkla adımlar attıklarını, işkenceye karşı sıfır tolerans ilkesini getirdiklerini ve 12 Eylül'ün işkence tabloları karşısında bugün Türkiye 'de kimsenin işkenceden bahsedemeyeceğini ifade etti.

Başka bir şekilde işkenceden bahsedilebileceğine işaret eden Davutoğlu, AK Parti teşkilatına karşı yapılan saldırıları hatırlattı. Davutoğlu, bugün Van'da vakur bir miting yaptıklarını kaydederek, kendisiyle orada görüştükten sonra AK Parti Hakkari İl Başkanının ve yanındakilerin saldırıya uğradıklarını anlattı. 

Davutoğlu, "Hani bunların davası barıştı, hani bunlar demokrasiyi savunuyorlardı?" diyerek, şöyle devam etti:

"Aslında bunların hepsi, bütün bu yaşananlar tabloyu herkesin önüne açıklıkla koyuyor. Bu saldırıyı yapanlar kimlerse mutlaka yakalanacak, adaletin önüne çıkarılacak, hiçbir şekilde taviz vermeyiz. Ne Van ne de herhangi bir şehrimiz, eşkıyanın at oynattığı alanlar değildir, herhangi bir ilçemiz, beldemiz... kamu düzeni dışında eşkıyaların tasallutuna muhatap olacak yerler değildir. Demokrasi içinde mücadele veren bir il başkanına saldırı yapılmışsa bunun hak ettiği cevabı alırlar. Ama şu ana kadar HDP'ye yapılan bütün saldırılarda, ben çıktım bu saldırıları kınadım ve o saldırılar karşısında 'ortak tavır' çağrısında bulundum. Ama AK Parti'ye yönelik saldırılarda hiç bu tavrı kimseden görmedik. Bakalım, o çok demokrasiyi savunan eş başkanlar, (AK Parti) Hakkari il başkanına yönelik olarak yapılan bu linç girişimine ne diyecekler? Kınayacaklar mı?"

Bu saldırılardan AK Parti'nin geri adım atacağının zannedildiğinin altını çizen Davutoğlu, "Bizi tanımamışlar. Biz yola çıktık mı son nefesimizi düşünerek çıkarız, son nefeste Rabbimize huzur içinde varabileceğimiz anı düşünerek çıkarız. Onun için her aldığımız nefesi son nefes gibi alırız. Bizim onlardan farkımız bu" diye konuştu.

Davutoğlu, güçlü bir iradeyle herkese seslenmek istediğini vurgulayarak, "Sizlerin hak ve hukukuna yönelecek her türlü tehdidin elini kırana kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz" dedi.

- "Şimdi PKK  aynısını yapmaya kalkıyor"

Dün, Dağlıca'da şehit olan Samet Çakır'ın ailesine taziye ziyaretinde bulunduğunu bildiren Davutoğlu, şehidin babası Muammer Çakır'da en ufak bir öfkenin bulunmadığını, tam bir tevekkül hali olduğunu, kendisine de "Vatan için hepimizin canı feda" dediğini aktardı.

Başbakan Davutoğlu, Türkiye'yi özgürlükler ülkesi haline getirmeye çalıştıklarına dikkati çekerek, düşünce ve ifade özgürlüğü önündeki bütün setleri kaldırdıklarını anlattı.

Öte yandan faili meçhulleri sona erdirdiklerini belirten Davutoğlu, kendi dönemlerinde tek bir faili meçhulün kalmadığını vurguladı. Davutoğlu, "kendilerine yapıldığında faili meçhul ile itham ederler, kendileri faili meçhul yapmaya kalktıklarında hakları gibi görürler" dedi.

Eski yerleşim yerlerinin iadesinin önünü açtıklarına değinen Davutoğlu, bunun sadece Doğu'ya Güney Doğu'ya has bir uygulama olmadığını vurguladı. Davutoğlu, köye dönüş ve rehabilitasyon projesini gerçekleştirdiklerini, mezralara dönüldüğünü ama buraların terör yuvalarına getirilmeye çalışıldığını ifade etti.

Başbakan Davutoğlu, "Şimdi size soruyorum, 90'ların zihniyetine kim sahip? 90'lar döneminde JİTEM yol keserdi, şimdi de PKK terör örgütü yol kesiyor. O zaman onlar belki bazılarını faili meçhulle belli yerlere dağa kaldırıp sorgulardı, şimdi PKK aynısını yapmaya kalkıyor. Peki zulüm yapana göre değişir mi? Zulmü kim yaparsa zulümdür. Bunun için Türkiye'nin tam özgür olmasına önem veriyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Hükümet'i olarak gerçekleştirdikleri yenilikleri ve gelişmeleri hatırlatan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Partilerin kapatılmasını zorlaştırdık, teşkilatlanmalarına kolaylık getirdik ama parti kapatmasını imkansız kılan 2010 referandumuna HDP'nin o zamanki temsilcileri 'hayır' dedi. Bölgesel siyaseti daha çok tercih eden Kürt seçmen ağırlıklı partiler, her düzeyde istedikleri faaliyeti yapma imkanına kavuştu. Ama şunu bilsinler, bizim için hiçbir partinin Kürtler ya da Türklere tek başına hitap etme hakkı yoktur. Kimse 'Türkler ya da Kürtler bize oy verirler' deme hakkına, cüretine sahip değildir. Bu ülkede Türklerin de Kürtlerin de partisi vardır, onun adı da AK Parti'dir. Bakın ben burada konuştuğum gibi aynı dille üslubumu hiç değiştirmeden Konya, Edirne, İzmir'de de konuşuyorum. Biz de iki dil, riyakarlık yok.

Fiilen yürütülen eş başkanlık yasal dayanağa kavuştu. Biz de doğru değerlendirilecek diye düşündük. Ama şimdi bu eş başkanlar teröre eş başkanlık yapıyorlar, teröre. Siyasetin bu anlamda terörün vesayetinden kurtulması lazım."

Davutoğlu, ülkenin meselelerinin çözüm noktasına geldiğinde dışarıdan ve içeriden bir takım odakların bunu engellemeye kalkıştıklarını belirterek, "Hala aynı karanlık oyunları sahneye sürmeye çalışıyorlar ama bu sefer bütün bu karanlık oyunlara karnı tok ve tecrübe olarak da bütün bunları bertaraf edecek tecrübeye sahip kadrolar iş başında" dedi.  

-"İrademizi zaafa uğratamayacaklar"

Hedeflerinin huzur, refah ve demokrasinin daha da derinleşmesini sağlamak olduğunu ve AK Parti'nin bu hedefinden milim şaşmayacağını dile getiren Davutoğlu, "Israrla ve net olarak bir kez daha ifade ediyorum. Demokrasi, insan hak ve özgürlüklerinin alanını genişletmek için her türlü çalışmayı sürdüreceğiz. Biz dün de bugün de daha çok demokrasi, daha çok hukuk dedik, yarın da demeye devam edeceğiz. Ama aynı zamanda kamu düzeni dedik, teröre karşı mücadele dedik, yarın da demeye devam edeceğiz. İnşallah 1 Kasım'da Türkiye'yi daha iyi bir noktaya getirmek için hep beraber çaba sarf edeceğiz" diye konuştu.

Çözüm ve terörle mücadele iradelerini hiç kimsenin zaafa uğratamayacağını vurgulayan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Ne terör örgütü ne onun Türkiye içindeki destekçileri ne de bu tablodan yarar uman bir takım uluslararası odaklar, hiçbiri bu irademizi zaafa uğratamayacak. Artık biz et ve tırnak olarak asırlarca bir arada olduğumuz gibi bugün de bir aradayız. Kimse bizi başka ülkelerle karşılaştırmasın. Kimse bizi başka ülkelerde olduğu gibi etnik ve mezhebi temelde bir birine düşman kılabileceğini düşünmesin. Yüz yıl önce Birinci Dünya Savaşı'nda nasıl zor günler yaşadıysak, şimdi de çevremizdeki ateş çemberi dolayısıyla aynı zor günleri, aynı çetin sınamaları yaşıyoruz. Nasıl Birinci Dünya Savaşı'na giden o günlerde tek gücümüz bir birimize sırtımızı dayamak olmuşsa, nasıl o zor dönemleri bir birimize güvenerek, omuz omuza vererek aşmışsak, bu zor günleri de hep beraber omuz omuza vererek aşacağız. Birini diğerinin alternatifi yapmadan hem herkese demokrasi, hem herkese kamu düzeni diyeceğiz."

Bundan dolayı 1 Kasım seçimlerinin sadece Türkiye bakımından değil, çevre ülkeler ve dünya bakımından da tarihi bir seçim olduğunu aktaran Davutoğlu, "Sizlerden ricam, Van'a sahip çıkın, bu güzel topraklara sahip çıkın. Doğu'ya, Güneydoğu'ya, Mezopotamya'ya, Fırat'a, Dicle'ye sahip çıkın, Süphan'a, Van Denizi'ne sahip çıkın, Türkiye'ye sahip çıkın. Türkiye sizindir, Türkiye hepimizindir. Türkiye biziz, biz Türkiye'yiz. Biz derken hepimizin içinde olduğu bu şahsı maneviyi kastediyorum" diye konuştu.

-"Tüm Türkiye'ye de sahip çıkan AK Parti'dir"

Van'a kim sahip çıkıyorsa, bu ülkeye, topraklara kim sahip çıkıyorsa, bu ülkenin tüm fertlerini kim bağrına basıyorsa onlara destek olunmasını isteyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eminim ki şöyle yüreğinize sorduğunuzda, son 13 yıl içinde yaşadıklarımızı gördüğünüzde diyeceğiniz şey şudur, Van'a da, Doğu'ya da, Güneydoğu'ya da, tüm Türkiye'ye de sahip çıkan AK Parti'dir. Gönlünüze sorduğunuzda bunu diyeceğinizi biliyorum. Yüreği yanan bir tek AK Parti'dir. Bunu diyeceğinizi biliyorum. Ayrım gözetmeden, neredeyse Konya'ya gittiğim kadar Van'a gelmiş oldum. Geleceğim, daha çok geleceğim. Birileri eğer eti tırnaktan ayırmak isterse, biz etle tırnağı birleştireceğiz. Van bizim için bütün bu tarihi eşikte en kritik kavşak noktasıdır. Van, en uzun kara sınırlarımıza sahip illerimizden biridir. Van'ın kendi kaderine sahip çıkması, Türkiye'nin kaderine sahip çıkmasıdır. 1 Kasım'da bu kadere sahip çıkmanızı bekliyorum. Bu kadere sahip çıktığınız zaman da bilin ki sadece gönülden Vanlı olan Beşir Bey (Atalay), tesadüfen Beşir Bey'i göndermedik buraya, uzun tefekkürle ve şunu da göstermek istedik, Van'ı sevmek için illa fiziken, bedenen Vanlı olmak gerekmez, Van'a aşık olmak gerekir Vanlı olmak için, Van'ı sevmek, Van'a aşkla bağlı olmak gerekir."

Beşir Atalay'ın eşinin rahatsızlığına değinen Davutoğlu, Atalay'ın görevi kabul ederken Kırıkkale'yi ne kadar aşkla kabul ettiyse, aynı şekilde hiç tereddütsüz bir şekilde kabul ettiğini, diğer milletvekili adaylarına sahip çıkılmasını istedi. Davutoğlu, "Ben de size söz veriyorum, o arkadaşlarımıza sahip çıktığınız ölçüde bilin ki Van'da kaç milletvekili çıkarırsanız, onun bir fazlası milletvekiline sahip olacaksınız, o milletvekiliniz de ben olacağım" diye konuştu.

Davutoğlu, salondakilerin temsil ettiği tüm sivil toplum kuruluşlarına selam ve sevgilerini ileterek konuşmasını sonlandırdı.

(Bitti)