Başbakan Yardımcısı Akdoğan: (1)

Başbakan Yardımcısı Akdoğan: (1)
Başbakan Yardımcısı Akdoğan: (1)
- "Bakın bugün yine Kandil'den bir tanesi konuşmuş. Diyor ki 'Biz, nisan, mayıs gibi kongre toplayacaktık, silah bırakmak için. Ama hükümet, gereken adımları atmıyor, anayasayı da değiştiremedi, toplamıyoruz kongreyi.' Sen nisan, mayısta kongre toplayacaktın, bu arada nasıl anayasa değişecek. Meclis kapalı. Yani böyle bir kandırmaca var mı? Yani sen toplayacaktın da ne engel oldu? Seçimden önce Meclis kapalıyken nasıl anayasa değişecekti" - "Senin tehdit ve şantajlarınla yürüyen bir süreç değil. Bu iktidar, millet ne derse onu yapar. Milleti ikna etmek de sadece AK Parti'nin vazifesi değil, gel kendin ikna et. Türkiye toplumu burada duruyor, gel kendin çaba göster. Yani ben, senin örgütsel hedeflerini gerçekleştirme memuru muyum?"

MALATYA (AA) - Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, "Bakın bugün yine Kandil'den bir tanesi daha konuşmuş. Diyor ki, 'Biz, nisan, mayıs gibi kongre toplayacaktık, silah bırakmak için. Ama Hükümet, gereken adımları atmıyor, anayasayı da değiştiremedi, toplamıyoruz kongreyi.' Sen nisan, mayısta kongre toplayacaktın, bu arada nasıl anayasa değişecek. Meclis kapalı. Yani böyle bir kandırmaca var mı? Yani sen toplayacaktın da ne engel oldu?" dedi.

Akdoğan, Malatya 4. Anadolu Kitap Fuarı'nda düzenlenen "Yeni Türkiye " söyleşisinde konuştu. 

Kürt meselesinde onbinlerce insanın hayatını kaybettiğini belirten Akdoğan, "Vatanın her bir evladı bu vatan için, bayrak için, ezan için canını seve seve feda eder. Ama senin yanlış politikaların yüzünden değil" ifadesini kullandı.

Akdoğan, Kürt meselesinin birkaç boyutu olduğunu, bunların birincisinin ilgisizlik ve geri kalmışlık, ikincisinin ayrımcılık, üçüncüsünün de terör meselesi olduğunun altını çizdi. 

İlgisizlik ve geri kalmışlığa karşı hizmet ve yatırımlarla bir çaba ortaya koyduklarını ifade eden Akdoğan, "Ayrımcılığa karşı demokratik reformlarla siyasi son verdik. Terör meselesine karşı da çok boyutlu mücadele ettik" dedi. 

Bu süreçte gereken desteği görmediklerini vurgulayan Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kimse bir ucundan tutmadı. Bu seçimde, beyannamenin ötesinde bir toplumsal sözleşme ortaya koyduk. Bu ne demektir? Gelin, bir çağrı, bir davet. Gelin, yeni Türkiye'yi birlikte inşa edelim çağrısı ve davetidir. Bu çok önemli ve değerlidir. Bakın, Güneydoğu'da bugün Kürtlere kim zulüm ediyor? Hizmet eden, yatırım yapan bir devlet var. Ama okullara molotofkokteyli atan, yurtları basan, vatandaşın yolunu kesen, haraç alan bir örgüt var. Yani zulüm eden bir örgüt, hizmet eden bir devlet var. Bunların 'Kürt' diye bir derdi yok, 'hak ve özgürlük' diye de bir dertleri yok. Bunlar kendi örgütsel hedeflerinin peşinde koşan bir yapı.  

Bakın bugün yine Kandil'den bir tanesi konuşmuş. Diyor ki 'Biz, nisan, mayıs gibi kongre toplayacaktık, silah bırakmak için. Ama hükümet, gereken adımları atmıyor, anayasayı da değiştiremedi, toplamıyoruz kongreyi.' Sen nisan, mayısta kongre toplayacaktın, bu arada nasıl anayasa değişecek. Meclis kapalı ya, yani böyle bir kandırmaca var mı? Yani sen toplayacaktın da ne engel oldu? Seçimden önce Meclis kapalıyken nasıl anayasa değişecekti."

- "Bırak bakayım silahı o kadar oy alabiliyor musun?"

Akdoğan, anayasayı milletin değiştireceğine dikkati çekerek, "Yani sen, elinde silah var, 'şunu yap', 'bunu yap.' Böyle bir süreç değildir, Çözüm Süreci. Senin tehdit ve şantajlarınla yürüyen bir süreç değil. Bu iktidar, millet ne derse onu yapar. Milleti ikna etmek de sadece AK Parti 'nin vazifesi değil, gel kendin ikna et. Türkiye toplumu burada duruyor, gel kendin çaba göster. Yani ben senin örgütsel hedeflerini gerçekleştirme memuru muyum?" değerlendirmesi yaptı.   

"Hem elinde silah olacak hem elinde siyaset olacak, bunun adı da demokrasi olacak. Sen de batıda farklı bir profil çizeceksin güya" ifadesini kullanan Akdoğan, bunun adının kandırmaca olacağını söyledi. 

Akdoğan, "Silah gömülür, o zaman dersin ki 'bu yöntem devre dışıdır, kabul edilemez. Biz, öldürmek üzerine bir yöntemi kabul etmiyoruz'. O zaman çıkarsın Türkiye'nin her yerine gidersin. Benim siyasi düşüncem budur dersin. Millet de destek veriyorsa o zaman işte barajı geçti geçmedi tartışması bir anlam ifade eder. Sen baskıyla, şiddetle, tehditle, korkutmayla oralarda siyaset yapacaksın, sonra 'ben şu kadar oy aldım'. Bırak bakayım silahı, o kadar oy alabiliyor musun?" diye konuştu.

(Sürecek)