Başbakan Yardımcısı Akdoğan: (2)

Başbakan Yardımcısı Akdoğan: (2)
Başbakan Yardımcısı Akdoğan: (2)
- "HDP hiçbir zaman inanmıyordu barajı geçebileceğine. Bundan dolayı da barajın düşürülmesi için çok büyük çaba gösterdiler. Çünkü onu zorladılar, parti olarak soktular. Aynı bu projeyi üretenler, 'HDP'ye barajı geçirtirsek AK Parti'nin tek başına iktidar olmasını engelleyebilirmiyiz'. Böyle bir arayışın içindeler" - "Bir partinin genel başkan yardımcısı çıkıyor, DHKP-C'ye teşekkür ediyor, 'bizi destekliyor' diyor ve aday listelerinde bir şekilde bu örgütle ilişkili bir sürü insan var. Bunlar Meclis'e girecekler. Burada sağlıksız bir durum var" - "Öcalan tarihi bir çağrı yaptığını düşünüyor ve 'PKK çıksın silahı bırakma kongresi yapsın' dedi. Selahattin Demirtaş çıktı, 'Önümüzdeki günlerde yapılacak açıklama çok büyük gelişmelere yol açacak gibi beklentinin içine girmesin, süreç rutin devam ediyor' diyerek, çağrıyı değersizleştiren, önemsizleştiren bir tavır içinde oldu. Ondan sonra Kandil buna sürekli ayak diredi"

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, "HDP hiçbir zaman inanmıyordu barajı geçebileceğine. Bundan dolayı da barajın düşürülmesi için çok büyük çaba gösterdiler. Çünkü onu zorladılar, parti olarak soktular. Aynı bu projeyi üretenler, 'HDP'ye barajı geçirtirsek AK Parti 'nin tek başına iktidar olmasını engelleyebilirmiyiz'. Böyle bir arayışın içindeler" dedi.

Akdoğan, Kanal 24 televizyonunda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Akdoğan, "Seçim çalışmaları nasıl gidiyor ve Ankara'daki hava istediğiniz gibi mi?" sorusu üzerine, uzun süredir alanlarda olduklarını, hergün 3-4 ilçeye giderek çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

AK Parti'nin yaklaşık bir ay önce seçim kampanyasına başladığını ifade eden Akdoğan, diğer partilerin alanlarda bulunmadığını kaydetti.

Akdoğan, bazı partilerde, adayından, siyasi kimliğinden, ideolojisinden utanan bir anlayış olduğunu belirterek, bu siyasi yapıların oy kaybı yaşamamak için meydanlara çıkamadığına dikkati çekti.

Bu durumun siyaset açısından iyi bir şey olmadığını kaydeden, Akdoğan, "Seçimlerde, projeler, vizyon, politikalar ve adaylar yarışacak. 'O adaylar ortaya çıkarsa veya siyasi ideolojim ortaya çıkarsa oy kaybederim' diye düşünüyorsan burada tuhaf bir durum var demektir" ifadesini kullandı.

Akdoğan, seçimlerde AK Parti'nin tek başına kampanya yürüttüğüne işaret ederek, "Diğer partilerde 'PR' çalışmaları var. Selahattin Demirtaş'ı mutfağa sokuyorlar, saz çaldırıyorlar. Diğer partilerin yaptığı bir takım mitingler var. 'Liderlerin performansı' diye baktığımızda da ciddi bir rekabet yok. Başbakan 81 ilde miting yapıyor. Onun ötesinde seçim yasaklarına kadar birçok açılışlar vardı, etkinlikler yapıldı. Bir çok etkinlikte arazideyiz. Miting olarak da AK Parti ile rekabet edemiyorlar. Bundan dolayı tansiyon yükselmiyor. O yüzden diğer seçimlere göre siyasi tansiyon biraz düşük" diye konuştu.

Bu seçimlerde partiler arası ittifaklar yapıldığını ifade eden Akdoğan, bu durumun da tansiyonu düşüren bir neden olduğunu vurguladı.

Akdoğan, partilerin bir araya gelebilmeleri için ideolojilerini arka plana attıklarını anlatarak, şöyle konuştu:

"Birbirinden taban tabana zıt ideolojide partiler var ortada. Bunların hepsi tek saf oldu ve ideolojilerini arkaya atmak zorundalar ki yan yana gelebilsinler. Yoksa bunu tabanına izah edemez. Ondan dolayı siyasi ideolojiyle görünürlülük kazanmamaya çalışıyorlar. Bunun getirdiği farklı bir tablo yaşıyoruz. Bunu kısmen yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görmüştük. Yerel seçimlerde MHP ile CHP arasında gizli ittifak vardı. Cumhurbaşkanlığında 14 parti ittifak oldu çatı aday çıktı. Bu seçimde bunu biraz daha genişlettiler. Meclis'te grubu olan 3 parti birbiriyle hiç tartışmaya girmiyor. Birbirlerine ciddi bir 'kardeş parti' muamelesi yapıyorlar. 'Hangisine oy kaydırırsak AK Parti'den vekil kaybettiririz' hesapları içerisine giriyorlar."

- "Çözüm Süreci falan çöplüğe gider"

HDP'nin zorla parti olarak seçime sokulduğunu aktaran Akdoğan, "HDP hiçbir zaman inanmıyordu barajı geçebileceğine. Bundan dolayı da barajın düşürülmesi için çok büyük çaba gösterdiler. Çünkü onu zorladılar, parti olarak soktular. Aynı bu projeyi üretenler, 'HDP'ye barajı geçirtirsek AK Parti'nin tek başına iktidar olmasını engelleyebilirmiyiz.' Böyle bir arayışın içindeler" değerlendirmesinde bulundu.

Akdoğan, HDP'ye barajı geçirtmenin AK Parti'yi devirme planı olduğunun bilinmesi gerektiğini belirterek, AK Parti olmadan Çözüm Süreci'nin olmayacağının altını çizdi.

- "HDP Türkiye partisi olsun isterim"

Seçimin ertesi günü Çözüm Süreci'ne ivme kazandıracaklarını kayden Akdoğan, "AK Parti tek başına iktidar olmazsa Çözüm Süreci'ni kim yapacak? Çözüm Süreci falan çöplüğe gider. AK Parti'nin olmadığı bir ortamda, Çözüm Süreci nasıl olacak? Ulusalcı CHP, kategorik olarak her şeyi reddeden MHP bu işi yapar mı veya HDP tek başına bir anlam ifade eder mi? Bu çok açık bir denklem" ifadesini kullandı.

Akdoğan, bu seçimlerde bazı partilerin terör örgütü ve illegal örgütle çok fazla angaje olduğunu ifade ederek, "Bir partinin genel başkan yardımcısı çıkıyor, DHKP-C'ye teşekkür ediyor, 'bizi destekliyor' diyor ve aday listelerinde bir şekilde bu örgütle ilişkili bir sürü insan var. Bunlar Meclis'e girecekler. Burada sağlıksız bir durum var. Ben buna dikkat çekmeye çalışıyorum. Yoksa bende HDP Türkiye partisi olsun isterim. Biz bunu hep destekledik ama şu an onun güçlenmesi olmuyor. PKK 'nın amaçlarına hizmet eden, sadece bir basamak daha yukarı çıkma durumları oluyor" diye konuştu.

HDP'nin Çözüm Süreci ile seçim sürecindeki söylem farklılıklarına ilişkin soru üzerine Akdoğan, HDP'nin açık bir şeklide "makas" değiştirdiğini belirtti.

"Şubat ayında Öcalan'ın çağrısını 3 hafta yapmadılar" diyen Akdoğan, "Öcalan tarihi bir çağrı yaptığını düşünüyor ve 'PKK çıksın silahı bırakma kongresi yapsın' dedi. Selahattin Demirtaş çıktı, 'Önümüzdeki günlerde yapılacak açıklama çok büyük gelişmelere yol açacak gibi beklentinin içine girmesin, süreç rutin devam ediyor' diyerek, çağrıyı değersizleştiren, önemsizleştiren bir tavır içinde oldu. Ondan sonra Kandil buna sürekli ayak diredi. Öcalan sözlü talimat verdi olmadı, yazılı metin verdi olmadı. Hiçbir şeklide dinlemediler ve en sonunda mecbur kalarak açıklamayı yaptılar. Ben bu projeyi birazda 'İmralı karşıtı' olarak da görüyorum. Çözüm Süreci'ni nasıl bitirebiliriz arayışıyla makas değişimi başladı ve devam ediyor" değerlendirmesinde bulundu.

(Bitti)